Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda, baroların 2020 CMK müdafi ve vekil ücret tarifesi 4. maddesinin iptaline yönelik davanın reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca görevlendirilen müdafi ve vekillere ödenecek 2020 yılı tarifesinin 4. maddesinin iptali talebiyle açılan dava reddedilmiş; zira, müdafi ve vekillik hizmetlerinin kamusal niteliği, adil yargılanma hakkının güvencesi olarak devlet bütçesinden karşılanması ve ücretlerin avukatlık asgari ücret tarifesinden ayrı olarak belirlenmesi süreçlerinin ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olduğu, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak yetki ve şekil yönünden hukuka uygun hazırlandığı, ayrıca belirlenen ücretlerin sunulan hukuki yardıma uygun ve makul düzeyde olduğu, dolayısıyla söz konusu tarife maddesinde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2535 E.  ,  2025/1568 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: 2024/2535
Karar No
: 2025/1568
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Nolu Barosu
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1-... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2024 tarih ve E:2020/1970, K:2024/943 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 16/01/2020 tarih ve 31010 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2020 Yılı Tarifesi'nin 4. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2024 tarih ve E:2020/1970, K:2024/943 sayılı kararıyla;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değişik 150. maddesi ile 156., 234. ve 239. maddeleri, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 13. maddesi ile 02/03/2007 tarih ve 26450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Ücret" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası, "Tarife" başlıklı 9. maddesi ve 10. maddesinin 11. fıkrasına yer verilerek,
Aktarılan Kanun hükümleri ile adil yargılanma hakkının önemi gözetilerek, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında avukat aracılığıyla bu haklarını kullanamayacak olan veya suçun niteliğine ve cezanın ağırlığına bağlı olarak kendisine avukat belirlemesi beklenmeksizin bir avukatın hukuki yardımından faydalanmasında yarar görülen şüpheli ve sanık için müdafinin; mağdur/şikayetçi/katılan için vekilin, soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilmesi olanağının tanındığı; tevdi edilen bu görevlerin kamusal niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetleri karşılığında müdafi ve vekillere ödenecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten karşılanacağı, bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak tespit edileceği ve yargılama giderlerinden sayılarak yargılama sonucu haksız çıkan tarafa yükletileceğinin öngörüldüğü,
02/03/2007 tarih ve 26450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi veya vekillere, bu hizmetlerinin karşılığında ödenecek ücretin karşılanacağı ödenek, ücrete esas alınacak tarife ve ödemeye ilişkin diğer esasların düzenlendiği,
Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirlemek amacıyla hazırlanan dava konusu Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2020 Yılı Tarifesi'nin Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca hazırlanıp yürürlüğe konulduğu, dolayısıyla yetki ve şekil yönünden hukuka uygun olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nden ayrık olarak düzenlenmesinin 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle verilen açık yetkiye dayandığı; ayrıca görevin kamusal niteliği ve ücretlerin avans mahiyetinde Devlet bütçesinden karşılandığı gözetilerek, sunulan hukuki yardıma uygun, makul düzeyde belirlendiği anlaşıldığından, dava konusu Tarife'nin 4. maddesinde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Nitekim, 31/12/2015 tarih ve 29579 (3. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2016 Yılı Tarifesi ile bu Tarife'nin dayanağı olan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 8. maddesinin 1. fıkrasının, 9. maddesinin ve 10. maddesinin 11. fıkrasının iptaline karar verilmesi ile bu düzenlemelerin dayanağını oluşturan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılan dava sonucunda Dairelerinin 16/11/2021 tarih ve E:2016/2419, K:2021/5553 sayılı kararı ile davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek davanın reddine karar verildiği, bu kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/10/2023 tarih ve E:2022/2464, K:2023/1818 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu Tarife ile ilgili Türkiye Barolar Birliği görüşü alınmışsa da, görüşün içeriğine önem verilmediği, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca görevlendirilen avukatlara Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık bir ücret düzenlenmesinin, hem Avukatlık Kanunu'na hem de Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, barolar ve Türkiye Barolar Birliğinin asgari ücret belirlenmesinde etkinliğinin azaltılmasının, CMK kapsamında görev alan avukatların emek ve mesailerinin ekonomik karşılığının doğru değerlendirilemeyerek düşük ücretlerle görevlendirilmelerine sebep olduğu, kamu adına müdafilik hizmetinden yararlananların savunma hakkını temin için görev yapan avukatlara vermiş oldukları kamusal hizmetin karşılığı olarak ciddi vergi kesintileri uygulandığı, stopaj ve KDV kesintileri sonrasında avukatın eline geçen net ücretlerin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile kıyaslandığında, kamusal görevi angarya niteliğine dönüştürdüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı idarelerden Adalet Bakanlığı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 19/03/2024 tarih ve E:2020/1970, K:2024/943 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.