Komşuluk hukukundan kaynaklanan, taşan meyve ağacı dalları ve köklerinin kesilmesi istemiyle açılan el atmanın önlenmesi davasında, yargılama sürecinde gerçekleşen budama nedeniyle davanın konusuz kalması ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Komşuluk hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlıkta, davacı taşınmazına sarkan komşu ağaç dalları ve köklerinin kesilmesini talep etmiş, davalının dava açıldıktan sonra budama yapması üzerine ilk derece mahkemesi davayı konusuz bırakarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak davalının zamanında budama yapmayarak davaya sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay ise davalının bu kararı bozan temyiz itirazlarını reddederek ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2026/806 E.  ,  2026/1414 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/1587 E., 2025/1899 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Uşak 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2024/27 E., 2025/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Mahallesi, 52 38... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafın ise komşu taşınmaz olan 12 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafın taşınmazı üzerinde bulunan meyve ağaçlarının sınırda dikili olması nedeniyle dalları ve köklerinin müvekkiline ait taşınmaza taştığını, bu nedenle davalıya ait meyve ağaçlarının dalları ile köklerinin kesilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava açıldıktan sonra davalının taşınmazda bulunan ağaçları budaması nedeniyle davacıya ait taşınmaza taşmanın önlendiği, ağaçların kökten sökülmelerinin davacının katlanacağı yüke göre daha olumsuz sonuçlar doğuracağı, ağaçların tekrar büyüyeceği ve ileride muhtemel zararlara neden olacağı gerekçesi ile geleceğe yönelik karar verilmesinin de mümkün olmadığı, ancak taraflar arasında dava tarihinden önce gerçekleşen arabuluculuk dosyasında davacının arazisine taşan kısımların kesilmesini istemesine rağmen davalının bunu kabul etmediği, yapılan yargılama sırasında davalı tarafça budamanın 2024 yılı Ağustos ayı içerisinde yapıldığını beyan etmiş olması nedeniyle dava tarihi itibari ile budamalar zamanında yapılmayarak davanın açılmasına sebebiyet vermesi nazara alınarak yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutularak konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşkınlığa konu ağaçları kaldırması için müvekkiline süre verilmediğini, dava konusu ağaçların müvekkili tarafından dikilmediğini, önceki malik tarafından dikildiğini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk toplantısında ağaçların budanması için müvekkiline uygun bir süre verilmediğini, davacının müvekkilini ve ailesini sürekli şikayet ettiğini, arabuluculuk faaliyetinin 2024 yılı Haziran ayında gerçekleştiğini, müvekkilinin aynı yılın Ağustos ayı başında ağaçları budadığını, meyve verme mevsiminde olan ağaçların Haziran ayında kesilmesinin ve köklenmesinin talep edilmesinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.