Resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı, nitelikli dolandırıcılıkta ise eksik araştırma nedeniyle hükümlerin bozulması ve düşme kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü, yasalarda öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz incelemesine kadar gerçekleştiği gerekçesiyle bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiş; öte yandan, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü ise, taraflar arasındaki borç ilişkisi, cari hesap durumu ve çekin bu kapsamda kullanılıp kullanılmadığı hususlarının şirket defterleri ve bilirkişi incelemesiyle yeterince aydınlatılmaması nedeniyle eksik araştırma ve inceleme gerekçesiyle bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/33964 E.  ,  2026/4760 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2015/482 E., 2016/212 K.
SUÇLAR
: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A.Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zaman aşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Sanığın şikayetçi ...'ya borcuna karşılık olarak ... Şubesinden 15/02/2009 tarihli 10.000 TL tutarlı çeki keşide ederek verdiği karşılığının çıkmaması üzerine İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada keşideci imzasının sanığa ait olmadığının anlaşıldığı, sanık suça konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de şikâyetçi ile çeşitli kez alışverişlerinin olduğunu bunlara karşılık çeşitli kez çekler verdiğini de kabul ettiği ancak suça konu çekin aralarında önceden ... borç ilişkisine dayalı olarak verildiğini beyan etmesi, katılanın da aralarında 15 yıllık ticari ilişkinin bulunduğunu kabul etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından tarafların şirket defter ve belgelerinin temin edilmesi ile bilirkişiye tevdi edilerek aralarında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığının, önceden ... borç ilişkisi mevcut olup olmadığının ve suça konu çekin bu kapsamda kullanılıp kullanılmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık madafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.