Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ayıplı robot süpürge satışından kaynaklanan ticari tazminat davasında, tarafların tacir niteliğine göre görevli mahkeme tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir ticari işletmenin satın aldığı 40.000 TL değerindeki robot süpürgenin sürekli arızalı çıkması ve yetkili servis müdahalelerine rağmen ayıbının giderilememesi üzerine, ürünün iadesiyle yenisiyle değiştirilmesi veya ödenen bedelin ticari faiziyle birlikte tahsil edilmesi talebiyle açtığı tazminat davasına ilişkindir; mahkeme, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığını ve kendi görev alanına girip girmediğini Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirme aşamasındadır.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/796 Esas - 2026/731

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2026/796 Esas
KARAR NO
: 2026/731
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
: ... -
DAVALI
: ...
DAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ
: 14/08/2026
KARAR TARİHİ
: 19/08/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 19/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı asil dava dilekçesinden özetle; Yeşim Halı Yıkama isimli ticari işletmesi adına davalı şirketin Kayseri Forum AVM şubesinden fatura karşılığında ... marka robot süpürge satın alındığını, ürün için 40.000 TL bedel ödendiğini, satın alınan robot süpürgenin alındığı andan itibaren arızalı çıktığını, kendisinden beklenen temel fonksiyonları yerine getirmediğini, ürünün ayıplı olması nedeniyle arızaların giderilmesi amacıyla farklı tarihlerde toplam 3 kez yetkili servise tamire verildiğini, yapılan müdahalelere rağmen ürünün ayıplarının giderilemediğini, verimli bir şekilde çalıştırılamadığını, uyuşmazlığın çözümü için yasal zorunluluk gereği arabuluculuğa müracaat edildiğini, yapılan görüşmeler sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk bürosunca 2026/82703 sayılı anlaşamama raporunun düzenlendiğini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat gereğince ayıplı mal nedeniyle seçimlik hakların kullanılmasının zorunlu hale geldiğini, ürünün ayıplı olması ve tamir edilememesi sebebiyle öncelikli olarak malın iadesi ile aynısının veya yeni bir üst modelinin verilmesini talep ettiğini, bu talebin aynen veya misliyle karşılanmasının mümkün olmaması durumunda ise ödenen 40.000 TL bedelin yasal faizleri ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini, davanın kabulüne karar verilmesini, ayıplı robot süpürgenin iadesi ile aynısının yenisiyle veya üst modeliyle değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde 40.000 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ayıplı malın iadesi ve ürün için ödenen bedelin ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkindir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur
Kayseri Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğünün 18/08/2026 tarihli yazı cevabında; davalının 2.sınıf tüccar olduğu hususunun tespit edildiği hususu mahkememize bildirilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I. maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunludur.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, davacının tacir olmadğı, dava konusu uyuşmazlığın niteliği itibariyle mutlak ticari dava da olmadığı buna göre dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi' nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/08/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır