Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, organsızlık ve borca batıklık iddialarıyla şirketin fesih ve tasfiyesi davası hakkındaki gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, 2014ten beri diğer ortaklarla yaşadığı sorunlar neticesinde organsız kalan, genel kurul yapmayan, varlıklarının akıbeti belirsiz ve mali sıkıntıları olan davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep etmiş; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda ise, davacının fesih gerekçelerinin prensipte yeterli olabileceği ancak fesih davası açmadan önce ortaklar arasında uzlaşma girişiminde bulunmamasının ve şirketin borca batık görülse de kayıtlı araçların değerinin netleşmemesinin davanın kabul veya reddi açısından belirsizlik yarattığı belirtilmiştir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARART.C.ADANA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2022/829KARAR NO
: 2024/265BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: ...DAVALI
: ...DAVA
: Şirket Feshi ve TasfiyesiDAVA TARİHİ
: 15/11/2022KARAR TARİHİ
: 27/03/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Mahkememizde görülmekte olan Şirket Feshi ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 hisse sahibi ortağı olup, 2014 yılında şirketin diğer ortakları ile yaşadığı sorunlar nedeniyle Adana 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/... D.İş sayılı dosyasında yapılan keşif sonrası aldırılan bilirkişi raporu ile davalı şirketin menkul mallarının ve değerlerinin tespit edildiğini, devamında müvekkilinin haklı sebeple ortaklıktan çıkma davası açtığını, davalı şirket tarafından da müvekkili hakkında ortaklıktan çıkarma davası açıldığını, müvekkilince açılan davanın istinaf aşamasında olduğunu, müvekkili aleyhine açılan ortaklıktan çıkarma davasının ise davalı şirketin vekillerinin vekillikten çekilmeleri ve davalıya tebligat yapılmasında güçlük çekilmesi neticesinde davanın takip edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkilinin 2014 yılından bu yana davalı şirket ile ilgili hiçbir bilgisinin bulunmadığını, davalı şirket ve ortaklarına karşı açılan ortaklıktan çıkma davasında elde edilen verilerde 2015 yılından bu yana genel kurul toplantısı yapılmadığını, şirkete ait taşınır ve taşınmaz malların satışının yapıldığına dair beyannamelerin verilmediğini, şirketin iş yerinin kapalı olmasına rağmen kapanış verilmediği gibi demirbaşların da nerede olduğunun tespit edilemediğini, şirketin maliyeye, vergi dairesine ve SGK'ya borçlarının olduğunu bilmesine rağmen yetkili müdürler tarafından şirkete ait envanterin satıldığını, ancak satış neticesinde paranın nereye harcandığının tespit edilemediğini, 20/02/2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere 02/02/2015 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulda 2 yıl süreyle müdürler kurulu seçildiğini, genel kurulda atanan müdürlerin görev süresinin 02/02/2017 tarihinde dolduğunu, Limited Şirketlerde müdürler kurulunun, ortaklar kurulu ile birlikte iki ayrı kanuni zorunlu organ olduğunu, bu durumda şirketin iki zorunlu organından yoksun olduğunu, organsızlık halinin Yargıtay kararları ile şirketin feshi ve tasfiyesini zorunlu kıldığını belirterek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen, davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkememizce davalı şirkete ait ticaret sicil kaydı, şirkete ait tapu kayıtları, trafik kayıtları, Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E. Ve 2020/... E. Sayılı dosyaları, Adana 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/... D.İş sayılı dosyası celp edilmiş, SGK ve Vergi Dairesinden davalı şirketin borç durumu sorulmuştur.Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen, davaya konu ... ticaret sicil numaralı davalı ... Şti.'nin sicil dosyasının incelenmesinde; şirketin 07/05/2018 tarihinde tescil edildiği ve halen faal olduğu, 02/02/2015 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında ... 'ın Müdürler Kurulu Başkanlığına, ... 'ın Müdürler Kurulu Üyeliğine 2 yıl süreyle atanmış oldukları anlaşılmıştır.Mahkememizce dosya Mali Müşavir bilirkişi ...'ya tevdii edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 01/02/2024 tarihli raporda;-Davacının dava dosyasında ileri sürdüğü gerekçelerin şirketin feshi ve tasfiyesi için yeterli neden oluşturduğu tespit edilmekle birlikte, davacı tarafından açılmış bulunan "haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının tespiti ve karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şirket mal varlığından ödenmesi" talepli davası Bölge Adliye Mahkemesinde sürmekte olduğundan, ilk derece mahkemesince bu davanın davacının kusuru nedeniyle reddedilmiş bulunduğu da dikkate alınarak, her ne kadar davacı şirket müdürü değilse de Yargıtay 11.H.D.'nin 14/01/2020 tarih 2019/2108 E. 2020/355 K. Sayılı içtihadında gözetildiği üzere fesih ve tasfiyeye ilişkin dava açılmadan önce davacının sorunu ortaklar arasında çözmek için fesih ve tasfiye konulu olağan veya olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için gerekli girişimleri yapmamış olması nedeniyle şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin mahkemece değerlendirilebileceği,-Şirketin 2016 yılı bilançosunun incelenmesinden borca batık olduğu görülmekle birlikte, şirket adına kayıtlı araçların şirket borçlarını ödeyip ödemeyeceği konusu da davacının talebinin kabul veya reddi hususunda belirsizlik kaynağı olduğu, Türkiye Sigorta Birliği kasko değerleri tablosundan şirket adına kayıtlı araçlara ilişkin detay bilgi olmadığından araçların değerinin öğrenilemediği belirtilmiştir.Dava; TTK'nun 636/3.maddesine dayanan haklı sebeplerle şirketin feshi talebine ilişkindir.Haklı sebeplerle şirketin feshini ancak şirket ortakları isteyebilir. Mahkeme fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.Dosyanın incelenmesinde, davalı şirketin 30/09/2017 tarihi itibariyle maliye tarafından vergi kaydının re'sen silindiği, 2017 yılından sonra kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmediği, en son 02/02/2015 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığı ve bu tarihten sonra genel kurul toplantısı yapılmadığı, şirketin taşınmaz mal varlığının bulunmadığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre şirketin borca batık olduğu, artık şirketin devamında bir yarar kalmadığı, bu nedenle davacı ortağın, şirketin feshini istemekte haklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile; Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine, Tasfiye Memuru olarak ... TC nolu ...'nın atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine,2-Tasfiye memuru olarak ... TC nolu ...'nın atanmasına,3-Tasfiye memuru için 20.000,00 TL ücret takdirine,4-Tasfiye memuru tarafından yapılacak masraflar için 20.000.00 TL avansın tasfiye bilançosunda dikkate alınmak üzere şimdilik davacı tarafından karşılanmasına,5-Tasfiye memuru için belirlenen 20.000,00 TL ücret ile tasfiye masrafları için avans olarak takdir edilen 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL nin tasfiye memuru göreve başlamadan önce davacı vekili tarafından mahkeme veznesine yatırılmasına,6-Alınması gereken 427,60 TL karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 467,00 TL posta gideri ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.628,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,9-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 27/03/2024Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...