Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ticari satış kaynaklı menfi tespit davasında takip öncesi faiz ve temerrüt itirazlarını incelediği istinaf kararı.
Özet: Bir menfi tespit davasında davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibindeki işlemiş faiz alacağının, temerrüte düşürülmeden talep edildiği için haksız olduğunu iddia etmiş; davalı ise borcun bir protokol ve ödeme ile muaccel hale geldiğini ve faizin haklı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki taşınmaz devrine ilişkin protokolün resmi şekil şartını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğuna ve bu sebeple davacının ancak icra takibi tarihi itibarıyla temerrüde düştüğüne hükmederek, davalının takip öncesi faiz talebini haksız bulmuş ve davacının söz konusu faizden borçlu olmadığına karar vermiş, bu karara davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:29/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:15/02/2022
DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:29/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Antalya 7. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası üzerinden 1.194.777,00TL asıl alacak ve 423.244,00TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 1.618.021,00TL toplam alacak üzerinden takip talebinde bulunduğunu, ancak davalının icra takibi ile davacıdan talep etmiş olduğu işlemiş faiz alacağı talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin davacıdan takip öncesi asıl alacağa işlemiş olan faizin talep edilebilmesi için davacı şirketin açıkça temerrüte düşürülmesi gerektiğini, ancak davalı şirket tarafından temerrüt olgusunu doğuracak herhangi bir hukuki yola başvurmadan doğrudan asıl alacağa ve işlemiş faize ilişkin takip talebinde bulunduğunu, belirterek davacı şirketin Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile davalı tarafından talep edilen 423.244,00TL işlemiş faiz alacağı bakımından borçlu olmadığının tespiti ile, davalının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya 7. İcra Müdürlüğünde ... esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine karşı borca ve verilerine karşı davacı dilekçesinde itiraz etmişse de davacı asil tarafından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına borcu ve ferilerini kabul yönünde dilekçesi bulunduğunu, davalı şirket ile davacı şirket arasında daha önceden davacı şirketin borcunun davacı şirketçe ödenmesi ve davacı olan şirketinde üzerinden ipotek ve hacizler kaldırılan alacaktan dolayı satışı yapılacak olan davacı şirkete ait taşınmazların devri anlaşmasına binaen davalı şirket davacı ... şirketinden alacaklı olan ... Firmasına ... borcuna istinaden anlaşmaya binaen ödeme yaptığını, bu şekilde davacı ... firmasının taşınmazlarının üzerindeki hacizler kaldırıldığını, bu sözleşme ve ödemeler müvekkil bu aşamada davalı olan ... Firmasını devralmadan önce daha önceki yetkililerce yapıldığını, davalı firmaya borcunu ödemeyen ve taşınmazı devretmeyen ... Firmasına bu nedenle alacağa istinaden icra takibi başlatıldığını, borçtan haberdar olan (ihtarname ve yapılan protokolle çek ödemesinden ötürü) davacı ... şirketinin borca ve ferilere itiraz etmesi hukuken kabul edilemez olduğunu, alacak çek ile yapılan bir borç ödemesi ve protokole dayalı bir borç olduğunu, bu nedenle temerrüt tarihi protokole dayalı borcun ödendiği tarih olduğunu, bu ödemeler çekle yapıldığı ve davalı şirketçe edimi yerine getirildiği için alacak o tarihte muaccel olduğundan faizde o tarihten başlayacağını belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "...taraflar arasında düzenlenen protokol esasında taşınmaz devrine ilişkindir. Tapuda kayıtlı taşınmazların satışının, TMK'nın 706, TBK'nın 237, Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen yapılan satış sözleşmeleri hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilirler. Bu bağlamda davalının ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmesi yerindedir ve davacının da söz konusu bedele bir itirazı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip öncesi faiz talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, protokole dayalı borcun ödendiği tarih itibariyle davacının temerrüdünün gerçekleştiğini belirtmiş ise de söz konusu protokol taşınmaz satışına ilişkin harici satış sözleşmesi olduğundan geçersiz bir sözleşmeye davalı dayanamaz. Davalı, davacı şirkete Antalya 11. Noterliği'nin 25/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş ancak ihtarname tebliğ edilemediğinden davacının takip tarihi itibari ile temerrüte düştüğü, bu durumda ayrıntıları yukarıda açıklanan emsal Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere davalının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından..." şeklindeki gerekçe ile oy çokluğu ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kötü niyetli olduğunu, temerrüt koşullarının oluştuğunu, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken iyi niyet kaidelerine uyması gerektiği, çeklerin teslim alınıp bedellerinin tahsil edilmesine rağmen taşınmazların devrinin yapılmadığı anda davacının sebepsiz zenginleştiği ve aldığı paraları ödemekle yükümlü olduğu, temerrüt ihtarına gerek olmadığı halde ihtarnamenin de gönderildiği hususlarını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Antalya 7. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafça borçlu davacı aleyhinde 1.194.777,00 TL asıl alacak ve 423.244,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.618.021,00.-TL alacaktan dolayı ilamsız icra takibine girişildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyasına dayanak teşkil eden alacak taraflar arasında düzenlenen adi yazılı protokol gereğince Düzce İli Merkez İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde tapuya kayıtlı ... ,... ,... numaralı parsellerin satışı gereği ödenen 1.194,777,82 TL'nin iadesine ilişkindir.
Bilindiği üzere, tapulu taşınmazlarda mülkiyetin devrini öngören her türlü sözleşmenin resmî şekilde yapılması zorunlu olup (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 706, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu 213, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 217, 1512 sayılı Noterlik Kanunu 60/3 ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri) şekil koşuluna uygun olmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Kanunun öngördüğü şekil bir geçerlilik koşuludur.
Şekle aykırılık nedeniyle geçersiz bir sözleşmenin varlığı hâlinde tarafların hak ve borçları geçerli bir sözleşmenin yarattığı hukuki durumdan elbette farklıdır; geçersiz bir sözleşmeye dayalı olarak taraflar sözleşmenin ifasını yahut ifa karşılığını isteyemezler. Bununla birlikte sözleşme nedeniyle tarafların birbirlerine verdikleri şeylerin de iadesi gerekeceği açıktır. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına intikal eden şeylerin iadesi ise sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde sağlanabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2023/3-885 Esas, 2025/252 Karar). Bu bağlamda davalı ödemiş olduğu bedelin iadesini talep edebilir ve iş bu yargılama takip dosyasında talep edilen bu esas bedele ilişkin değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının Antalya 7. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası üzerinden işlemiş faiz talep edip edemeyeceği edebilecek ise miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.
TBK'nın 117. maddesine göre; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüte düşer. Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanılarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bu günün geçmesi ile haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüte düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır."
Davalı vekili cevap dilekçesinde, protokole dayalı borcun ödendiği tarih itibariyle davacının temerrüdünün gerçekleştiğini belirtmiş ise de söz konusu protokol taşınmaz satışına ilişkin harici satış sözleşmesi olduğundan geçersiz bir sözleşmeye dayanamaz. İlk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulü yerindedir.
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararındaki karşı oyda belirtilen; "Noter ihtarnamesi, tebliğ belgesi, dava dilekçesi, davacının savcılığa verdiği şikayet dilekçesi incelendiğinde davacının adresinin aynı adres olduğu yani davacının tebligat gönderilmesine rağmen tanınmadığından bahisle iade edilen adreste bulunduğu, icra dosyasında da şikayet yolu ile aynı savı ileri sürdüğü ve yapılan tespitte icra tebligatının yapıldığı adresle, ticaret sicil adresinin aynı adres olduğu tespit edilerek şikayetinin reddedildiği" hususları tek başına dayanak alınarak, davacının kötü niyetli olduğundan söz edilemez. Tebligatın daha önce bildirilen adreslere tebliğ edilmemesi, tek başına davacının iyi niyetli olmadığını göstermez. Bu nedenle, somut olayda, asıl olan iyi niyetin varlığı olduğundan, aksi ispat edilemediğinden, TBK'nın 117. Maddesi gereği bildirim aranması gerekmektedir.
Ancak, davacı taraf, savcılığa verdiği dilekçede, kendisinden alacağın talep edildiğini ama şirketin eski sahibi hakkında Fetö soruşturması olduğunu duyduklarından ve bu nedenle ödeme yapıp yapmamak konusunda tereddüt ettiklerinden bahsetmiştir. Dilekçe tarihi 10/07/2018'dir. Bu dilekçede, kendilerinden alacağın talep edildiği bildirildiğinden, en geç 10/07/2018 tarihinde borçlunun temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu nedenle, mahkemece takip tarihinde temerrüde düşüldüğüne yönelik kabul yerinde değildir. Tespit edilen temerrüt tarihinden, takip tarihine kadar işlemiş faiz ise 24.746,61 TL'dir (http://icratakiplerim.com/icra-alacak-faiz-hesaplama-araci/) İlk derece mahkemesince bu husus göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.
HMK m. 353/1,b-2 gereği; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun anılan sebeple kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-A-Davanın KISMEN KABULÜYLE;
Davacının Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinden dolayı işleyen takip öncesi 423.244,00.-TL faizin 398.497,39 TL'si yönünden davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
Şartları oluşmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatı takdirine YER OLMADIĞINA,
B-Alınması gerekli 27.221,35 -TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 7.227,95.-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.993,40.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,
C-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri ve harç olmak üzere) toplam 7.355,75‬.-TL yargılama giderinin, haklılık oranı gereği 6.925,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
D-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 63.759,58 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
E-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 24.746,61 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
F-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
G-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 1.320,00.TL yargılama giderinin haklılık oranı gereği 1.095,60 TL'sinin davalıdan, 224,40 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,
H-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE,
3-İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 7.227,94 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE,
b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 36,00 TL posta masrafı, tebligat gideri olmak üzere toplam 256,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
...