Limited şirket hisse devri sözleşmesi kapsamında verilen bedelsiz senedi kullanma suçunda, ödeme belirsizliği nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan verilen ilk derece beraat kararının istinaf mahkemesince kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; katılanın senedi ödediği iddiasına karşın senedin sanıkta olması, senette teminat şerhi bulunmaması, katılanın bono bedelini ödediğine dair kesin delil sunamaması ve müşteri cari kartında ödeme kaydı olmaması nedeniyle sanığın mahkûmiyetinin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, istinaf mahkemesinin mahkûmiyet hükmü bozulmuş ve dosya yeniden incelenmek üzere iade edilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2024/1473 E.  ,  2026/4756 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2023/774 E. 2023/2048 K.
SUÇ
: Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin,7079 sayılı Kanun'un 94. Maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. Maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/722 Esas - 2023/130 Karar sayılı 02.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesi'nin 16.11.2023 tarihli ve 2023/774 E. 2023/2048 K. sayılı kararı ile duruşma açılarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüyle bedelsiz senedi kullanma suçundan aynı Kanun'un 156/1, 62, 53... .inci maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 1660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz isteği; müvekkili ile müşteki arasında limited hisse devri vaadi sözleşmesi düzenlendiği, sonrasında iki adet bono düzenlendiği, bonodoki imzaların müştekiye ait oldupunun belirlendiği, pay devrine ilişkin bonodoki miktarların müvekkile ödenmediği, müvekkilin ödeme vaadi ile bir süre oyalandığı, müştekinin aşamalarda çelişkili ifadelerde bulunduğu, müşteri cari kart isimli belgede yapılmış görünen ödemenin senet bedeli veya hisse bedeli olduğuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, müşteki tarafından bedelin ödendiğine ilişkin belge sunulamadığı, müvekkil sanığa herhangi bir ödeme yapılmadığından suçun konusuz kaldığı, kararın duruşmalı olarak temyizen incelenerek bozulması gerektiğine ilişkindir.
Cumhuriyet savcısı temyiz isteği; ödeme yapıldığı iddiasına rağmen senedin sanığın zilliyetliğinde bulunduğu, suça konu senette teminat olarak verildiğine dair bir meşruhat bulunmadığı, ayrıca borçlunun sözleşme dışında takibe dayanak senede atıf yapan ayrı bir belge ile de senedin sözleşme gereği verilen senet olduğunun kanıtlamadığı ve noterde düzenlenen devir vaadi sözleşmesinin ve müşteri cari kartı isimli belgenin de böyle bir kayıt içermediği ve bu nedenle senedin bedelsiz kaldığına dair yazılı bir delil bulunmadığı, yine suça konu senedin bedelsizliği ile ilgili kesinleşmiş bir yargı kararının da olmadığı sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin katılan beyanı dışında dosya kapsamında delil elde edilemediği, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Katılan ...'nin sanık ... ile 22.11.2016 tarihinde yaptıkları limited şirket hisse devri vaadi sözleşmesi ile sanık ...'a ait ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde bulunan hisselerini 216.000 TL karşılığında satın aldığı, bahse konu sözleşme içeriği gereğince hisse devri karşılığı olarak katılan ...'nin sanık ...'na 22.11.2016 keşide tarihli, 216.000 TL meblağlı bonoyu imzalayarak verdiği, ancak taraflar arasından düzenlenen müşteri cari kartı isimli belge ve noterlikçe düzenlenen limited şirket pay devir sözleşmesi içeriğine göre senet bedeli ödendiği halde anılan senedin sanık tarafından takibe konulması nedeniyle sanığın atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunduğu olayda;
Katılan tarafından senedin ödendiği beyanına rağmen senedin sanığın zilyetliğinde bulunması, suça konu senette teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmaması, bonoya ilişkin bedelin katılan tarafından ödendiğine ilişkin somut ve kesin delil bulunmaması, müşteri cari kartı isimli belgede de bono ödemesine ait ibare bulunmaması hususları gözetildiğinde, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
29.04.2026 tarihinde karar verildi.