Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasında, taşınmazda fiili taksimin ispatlanması sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir.
Özet: Davacı vekilinin, davalıya satılan taşınmazdaki pay için önalım hakkı iddiasıyla, bedelde muvazaa ve fiili taksimin bulunmadığı gerekçeleriyle açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi tarafından fiili taksimin ispat edildiği ve bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar istinaf kanun yolunda da onanmış, davacının fiili taksimin olmadığı yönündeki temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak temyiz nedenlerini kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmemiş ve istinaf kararının onanmasına hükmetmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/4470 E.  ,  2026/1485 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/1164 E., 2025/1547 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2023/180 E., 2024/347 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, diğer paydaşın, taşınmazdaki 1/2 payını 16.05.2023 tarihinde davalıya sattığını, önalım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla bedelin yüksek gösterildiğini, davacının önalım hakkı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili taksim olduğu, davalının pay için 1.000.000,00 TL ödeme yaptığını, davanın süresinde açılmadğını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim olduğunun ispat edildiği, bedelde muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili taksim olmudığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.