Vasiyetnamenin iptali veya tenkisi istemiyle açılan davada murisin ayırt etme gücü ve irade sakatlığı iddialarının Adli Tıp Kurumu raporuyla reddedilmesi üzerine temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Mirasbırakanın vasiyetnamesinin iptali istemiyle açılan davada, davacıların murisin vasiyetname düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığı ve telkin/zorlama ile hareket ettiği iddiaları Adli Tıp Kurumu raporuyla çürütülerek iptal talebinin reddine, ancak saklı paya tecavüz nedeniyle tenkis talebinin kabulüne karar verilmiş; bu karar istinaf ve temyiz incelemesinde usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/4834 E.  ,  2026/1484 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/291 E., 2025/958 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2018/623 E., 2024/389 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nun 03.08.2018 tarihinde öldüğünü, davalıların murisin kendinden önce ölen oğlu ...'ın mirasçıları olan torunları olduğunu, ölümünden önce davalılar ile birlikte yaşadığını, onların telkin ve tavsiyeleri sonucunda ... Noterliğinde lehlerine vasiyetname düzenlediğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin 83 yaşında olduğunu, hakkında 22.06.2010 tarihli vücut fonksiyon kaybı ve işitme kaybı oranının % 53 oranında olduğunu gösterir engelli raporu bulunduğunu, davacıların saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin açılmasına ilişkin davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, babaannelerinin 20 seneyi aşkın süre yanlarında kaldığını ve 03.08.2018 tarihinde yanlarında öldüğünü, bedensel rahatsızlıkları olduğunu, ancak zihinsel yönden sağlıklı olduğunu, bu hususun doktor raporu ile belgelendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu raporu ile murisin vasiyetname tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, murisin ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığının hâkimin takdirinde olduğunu, tanık beyanları ve sağlık raporları doğrultusunda murisin sağlığının yerinde olmadığının açık olduğunu, murisin iradesinin davalılar tarafından sakatlandığının delillerle sabit olduğunu, telkin ve zorlama iddialarının değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.