Ticari şirketin irade dışı kaybolan ortaklar pay defteri nedeniyle noterliğin yeni defter tasdikini reddetmesiyle oluşan hukuki muarazanın giderilmesi ve ticari faaliyetlerin sürdürülmesi talebiyle açılan dava.
Özet: Davacı şirketin, mücbir sebep dışı nedenlerle kaybolan pay defteri için kanunen zayi belgesi alamaması üzerine, yeni defterin onaylanması talebinin noterlikçe eski defterin ibrazı veya mahkeme zayi belgesi yokluğu gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle, şirket faaliyetlerinin durma noktasına gelmesi üzerine, davalı noterliğin ret işleminin iptali ile ticari süreçlerin devamlılığını sağlamak amacıyla yeni pay defterinin tasdik edilmesi suretiyle oluşan hukuki muarazanın giderilmesi talep edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2026/1740 EsasKARAR NO
: 2026/617DAVA
: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)DAVA TARİHİ
: 08/09/2026KARAR TARİHİ
: 18/09/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket bünyesinde tutulan ortaklar pay defterinin elde bulunmayan nedenlerle irade dışı kaybolduğunu, şirket tarafından yapılan dahili araştırmalara rağmen deftere ulaşılamadığını, Türk Ticaret Kanunu uyarınca zayi belgesi alınabilmesi için yangın, su baskını veya hırsızlık gibi mücbir sebeplerin varlığının şart koşulduğunu, somut olayda bu tür bir doğal afet veya suç unsuru bulunmadığından zayi belgesi alma imkanının olmadığını, bu hususta yasal bir boşluk bulunduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2024 tarihli, .... sayılı kararında da belirtildiği üzere ticari faaliyetlerin devamı için yeni defter tasdikinde hukuki yarar bulunduğunu, müvekkil şirketin yeni bir ortaklar pay defteri temin ederek açılış onayı yaptırmak üzere davalı noterliğe başvurduğunu, ancak davalı noterliğin eski defterin fiziken ibraz edilmemesi veya mahkemeden zayi belgesi sunulmaması gerekçesiyle yeni defterin açılış tasdikini yapmaktan imtina ettiğini, bu ret işleminin taraflar arasında hukuki bir uyuşmazlık ve fiili muaraza doğurduğunu, noterliğin bu işleminin şirketin idari ve ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini, pay devirlerinin tescili, genel kurula katılım ve kar dağıtımı gibi işlemlerin pay defteri kayıtlarına bağlı olduğunu, defterin onaylanmamasının şirketin organlarını işlevsiz kıldığını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarafından verilen emsal kararlarda da benzer durumlarda muarazanın giderilmesine karar verildiğini, müvekkil şirketin bu davayı ikame etmekte meşru ve güncel bir hukuki yararı bulunduğunu, taleplerinin eski defter kayıtlarının iptali mahiyetinde olmayıp sadece şirket faaliyetlerinin sürdürülebilmesi adına yeni defterin onaylanmasının sağlanmasına yönelik olduğunu belirterek davalı noterliğin ret işleminin iptali ile yeni pay defterinin onaylanması suretiyle muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiştir.Dava, muarazanın giderilmesi, davacı şirketin yeni ortaklar pay defterlerinin davalı noter tarafından onaylanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir.Noterlik Kanunun "Defter onaylamak" başlıklı 68. maddesinde "Noterler Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanunlar hükümlerine göre tutulması gereken defterleri bu kanunlar uyarınca onaylarlar. Yukarıki fıkrada anılan defterlerin onaylanmasından sonra noter, onayladığı defterin nevini, ait olduğu yılı, sayfa sayısını, sözü geçen kanunların emrettiği şekilde mercilerine, tek tek veya liste halinde taahhütlü mektupla bildirir. Bunun için noter, ücret tarifesinde gösterilen yazı ücretini ve kanunun tek tek bildirmeyi zorunlu kıldığı hallerde ayrıca posta giderini de ilgilisinden alır."Aynı Kanunun "Defter onaylanması" başlıklı 107. maddesinde "Noterler, defter onaylamasını özel kanununda gösterilen şekilde yaparlar. Özel kanununda hüküm bulunmayan hallerde defter onaylaması, defterin baş ve son sayfasına kaç sayfadan ibaret olduğu yazılmak ve her sayfası numaralanıp mühürlenmek suretiyle yapılır." şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 64/1 maddesinde "(1) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. (2) Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılır. Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar notere yaptırılır. Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. (Değişik dördüncü cümle: 28/3/2013- 6455/78 md.) Yevmiye defterinin kapanış onayı, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılır. (Mülga beşinci cümle: 15/2/2018-7099/22 md.) (…) Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. (Ek cümle: 15/2/2018-7099/22 md.) Ancak anonim ve limited şirketlerin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılış onayları ticaret sicili müdürlükleri tarafından yapılır. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter veya ticaret sicili müdürlüğü onayı aranmaz. Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirlenir. (4) Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. (Ek cümleler:27/12/2020-7262/27 md.) Ticaret Bakanlığı, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır. (5) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Bu Kanuna tabi gerçek ve tüzel kişiler, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümleri ile aynı Kanunun 175 inci ve mükerrer 257 nci maddelerinde yer alan yetkiye istinaden yapılan düzenlemelere uymak zorundadır. Bu Kanunun defter tutma, envanter, mali tabloların düzenlenmesi, aktifleştirme, karşılıklar, hesaplar, değerleme, saklama ve ibraz hükümleri 213 sayılı Kanun ile diğer vergi kanunlarının aynı hususları düzenleyen hükümlerinin uygulanmasına, vergi kanunlarına uygun olarak vergi matrahının tespit edilmesine ve buna yönelik mali tabloların hazırlanmasına engel teşkil etmez." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2022/1719 Esas, 2023/622 Karar sayılı ilamında "Bu kapsamda; isteme konu ticari defterlere yönelik zayi belgesi verilmesi hali belirtilen yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Davacı tarafından bu yönde yapılan başvuru hak düşürücü süre sebebiyle reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Öte yandan, ticari defterlerin zayi olması halinde yenisinin açılışı onayının Noterlikçe zayi belgesinin ibrazı koşuluna bağlanması ve davacı tarafından bu belgenin ibraz edilmemesi halinde muarazanın varlığından bahsedilemeyeceği gibi ticari defterlerin zayi edilmesi halinde başvurulacak yasal yol TTK'nın 82/7 maddesindeki düzenlemedir. Söz konusu düzenleme gözetilmeksizin muarazanın giderilmesi davası ile talep edilen menfaatin sağlanması mümkün değildir. Mahkemece davanın bu nedenlerle esastan reddine ve istemi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken gerekçeli hata ile süre aşımı sebebiyle davanın reddi doğru görülmemiştir. " şeklinde karar vermiştir.Yine benzer şekilde ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2021/2121 Esas, 2022/288 Karar sayılı ilamında "Uyuşmazlık, noterlerce zayi belgesi olmadan yönetim kurulu defterinin onaylanıp onaylanmayacağına ilişkindir... Eldeki uyuşmazlıkta, davacının, yönetim kurulu defterinin kaybolduğu gerekçesi ile zayi belgesi istemli açtığı davanın yargılaması sonunda Ulus Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) * kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının notelikten yeni bir yönetim kurulu defterinin onaylanmasını istediği, isteğinin zayi belgesi sunulmaması nedeni ile reddedildiği, davacının defterin onaylanmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Bir tacirin saklamakla görevli olduğu defter ve belgelerin zayi olması halinde mahkemenin görevi 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca koşulları oluştuğunda zayi belgesi vermek olup, bunun dışında bir görevi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca eldeki davanın dinlenme olanağı olmayıp davanın esastan reddi gerektiğinden davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılarak yeni hüküm verilmesi gerekmiştir. " şeklinde karar vermiştir."Muaraza sözcüğü Arapça isim kökünden (arz) gelmekte olup; birbirine karşı gelme, kavga ve çekişme anlamlarını içermektedir. Hukuki açıdan ise, bir hak talebi etrafındaki çekişmeyi, özellikle davalının sataşmasını ifade etmektedir. Bu nedenle uygulamada, muarazanın meni davası deyiminin yanı sıra sataşmanın önlenmesi davası tabiri de kullanılmaktadır. Muarazanın giderilmesi (önlenmesi) davasında davacı: kendisine ait bir hak (malvarlığı, alacak hakkı vs.) üzerinde davalı tarafça hak iddia edildiğini, bu hakkın fiilen kullanımını engelleyici davranışlar sergilendiğini, bu bağlamda soz konusu hakkın geleceğe yönelik muhtemel kazanımlarının belirsizliğe sürüklendiğini iddia ederek mahkemeden bunların giderilmesini istemektedir. (Tutumlu, Mehmet Akif, Terazi Hukuk Dergisi, Cilt: 8, Sayı:86, Ekim 2013, Sayfa: 98-102)"Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, şirket bünyesinde tutulan ortaklar pay defterinin elde bulunmayan nedenlerle irade dışı kaybolduğunu, şirket tarafından yapılan dahili araştırmalara rağmen deftere ulaşılamadığını, Türk Ticaret Kanunu uyarınca zayi belgesi alınabilmesi için yangın, su baskını veya hırsızlık gibi mücbir sebeplerin varlığının şart koşulduğunu, somut olayda bu tür bir doğal afet veya suç unsuru bulunmadığından zayi belgesi alma imkanının olmadığını, bu hususta yasal bir boşluk bulunduğunu, şirketin yeni bir ortaklar pay defteri temin ederek açılış onayı yaptırmak üzere davalı noterliğe başvurduğunu, ancak davalı noterliğin eski defterin fiziken ibraz edilmemesi veya mahkemeden zayi belgesi sunulmaması gerekçesiyle yeni defterin açılış tasdikini yapmaktan imtina ettiğini belirterek, taraflar arasındaki muarazanın giderilerek müvekkili şirketin yeni ortaklar pay defterlerinin davalı tarafından onaylanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve emsal içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde; Bir tacirin saklamakla görevli olduğu defter ve belgelerin zayi olması halinde Ticaret Mahkemesinin görevi 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca koşulları oluştuğunda zayi belgesi vermek olduğu, , bunun dışında bir görevi bulunmadığı, ticari defterlerin zayi olması halinde yenisinin açılışı onayının Noterlikçe zayi belgesinin ibrazı koşuluna bağlanması ve davacı tarafından bu belgenin ibraz edilmemesi halinde muarazanın varlığından bahsedilemeyeceği gibi ticari defterlerin zayi edilmesi halinde başvurulacak yasal yolun TTK'nın 82/7 maddesindeki yasal düzenleme olduğu, bu düzenleme dışında davacı tarafın talebi karşılanamayacağı ve ortada muarazanın varlığı söz konusu olmadığından davacının davasının reddine, davacının hukuk boşluğu iddiası yönünden, Türk Medeni Kanunu'nun 1/2. Maddesinde yer aldığı şekliyle bir hukuk boşluğu bulunmadığı, TTK 82. Maddesinde açık düzenleme yer aldığı anlaşıldığından ve usul ekonomisi gözetilerek davalıya dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar tamam olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2026Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır