Kamu kurumunun ihale ile temizlik hizmeti aldığı yüklenici firmalardan, işçiye ödenen kıdem ve işçilik alacaklarının rücuen tahsili davası.
Özet: Bu dava, bir kamu iktisadi teşebbüsünün, ihale yoluyla temizlik hizmeti aldığı yüklenici şirketlerin çalıştırdığı bir işçiye ödemek zorunda kaldığı kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını, sözleşmelerdeki sorumluluk maddelerine dayanarak ilgili firmalardan rücuen tahsil etmek amacıyla açtığı bir tazminat davasıdır; davacı, Yargıtay içtihatlarına da atıfta bulunarak ödenen bedelin rücuen tahsilini talep ederken, davalılar yetkisizlik, zamanaşımı ve kıdem tazminatının teklif birim fiyatında yer almaması gibi savunmalarla sorumluluğu reddetmektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/574 Esas - 2026/255

T.C.
...
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Türk Milleti Adına
Yargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.
ESAS NO
: 2025/574 Esas
KARAR NO
: 2026/255
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ....
DAVALILAR
: 1-...
2-...
VEKİLİ
: Av....
DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ
: 03/11/2023
KARAR TARİHİ
: 01/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun, 233 sayılı KHK uyarınca kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsü olup; bina ve eklentilerinin temizliğinin sağlanması ihale yöntemiyle temizlik şirketlerinden satın alındığını, temizlik hizmetinde, ihale edilen her bir yüklenici firma ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendileri belirlemekte söz konusu firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluk bu firmalara ait bulunduğunu, dava dışı .. .... adlı temizlik işçisinin müvekkil kurumun temizlik işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde 01.01.2005 tarihinde işe girdiğini ve 31.03.2021 tarihinde, yüklenici firmaya iadesi yapıldığını, bunun üzerine ... .... çalışmış olduğu 16 yıl 1 ay 1 günlük hizmetinin karşılığı olarak; toplam 95.734,70- TL kıdem tazminatı, TİS ücret farkından kaynaklı kıdem tazminatı farkı (işçilik alacakları) kendisine müvekkil kurum tarafından ödenmiş bulunduğunu, dava dışı ... ...., müvekkil idare bünyesinde ihale ile temizlik hizmetlerinde bulunan davalı şirketler bünyesinde çalışan bir işçi olduğunu, müvekkil kurum tarafından ... .... ödenen bedelin davalı şirketler tarafından müvekkil kuruma ödenmesi gerektiğini, ... .... ile davalı kurumlar arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin ilgili maddelerinde yüklenicinin; çalışma hayatını düzenleyen mevzuatın işverene yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği belirtilmiş olup, yine sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından firma, İş Kanunu ve mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten sorumlu olacağı belirtildiğini, müvekkil kurum ve davalı şirketler arasında akdedilen hizmet sözleşmesi ve eki olan şartnamelerde, yüklenici çalışanlarının iş akitlerinden doğan söz konusu alacaklarından tümüyle yüklenici firmaların sorumlu olacağına ilişkin düzenleme mevcut olduğundan, dava dışı işçiye yapılan dava konusu ödemeler nedeniyle, müvekkil kurumun davalılara rücu hakkı doğduğunu, konu ile ilgili Yargıtay İçtihatları da incelendiğinde, ihaleyi yapan kamu kuruluşu tarafından yüklenicinin işçisine ödenmek zorunda kalınan iş hukukundan kaynaklanan alacaklar, yükleniciler ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi hükümlerine göre, sorumlulukları oranında, yüklenicilerden rücuen tahsil edildiğini, bu bakımdan müvekkil kurumun ihale yapan bir kamu kuruluşu olmasına ve ... .... müvekkil kurumun değil de davalı şirketlerin işçisi olmasına binaen, müvekkil kurum tarafından ödenen miktarın davalılardan rücuen tahsili gerektiğinde temizlik görevlisi işten ayrıldığı tarihe kadar müvekkil Kurum bünyesinde ihale ile temizlik hizmetlerinde bulunan farklı şirketlerde görev aldığını, söz konusu bu şirketler ile müvekkil İdare arasında imzalanan sözleşmeler ve ekleri gereği her türlü işçilik alacaklarından firmalar sorumlu olup, imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri gereği tarafımızca temizlik görevlilerine ödenen bedelin firmalarca tarafına ödenmesi gerektiğini, bu nedenle Müvekkil Kurum tarafından işçi Musaffe Üstün'e ödenen 95.734,70-TL’nin yukarıda isimleri belirtilen firmalarla imzalanan sözleşmeler gereği ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalı şirketlerden sorumlulukları oranında tahsilini talep etmiştir.
CEVAP; Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin adresinin Çankaya ... olduğunu, davacı ile müvekkilleri arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinde de ... mahkemelerinin yetkili kılındığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu hizmet sözleşmesinde teklif birim fiyatın unsurları arasında kıdem tazminatının yer almadığını, kıdem tazminatının bir maliyet unsuru olduğu göz önünde bulundurulduğunda sözleşme teklif birim fiyatı içinde gider olarak yer almaması halinde alt işverenlerden kıdem tazminatını kısmen veya tamamen üstlenmesinin beklenmemesi gerektiğini, hizmet alımı şeklindeki kamu ihalelerinde, sözleşme süresi biten mevcut firmanın yeni ihaleye girmemesi veya girdiği halde kazanamaması nedeniyle aynı kamu işyeri ihalesinin yeni bir firma tarafından kazanılması durumunu işyerinin devri olarak kabul etmenin yasal dayanağı olmadığını, işyerinin devri sayılabilmesi için ihale sonucu yapılan sözleşmenin işin devrine izin veren nitelikte olması ve ihaleyi kazanan firmanın bu izne istinaden, mevcut işi başka firmaya devretmesi şeklinde olması gerektiğini, ancak hizmet alımı kamu ihalelerinin bu tip sözleşmelerinin böyle devir hükümleri içermediğini, yeni ihaleyi kazanan firmanın işyerinde biten ihale kapsamında çalışan işçilerle yeniden hizmet sözleşmesi yaptığını, işçilerin SSK girişlerinin yeniden yapıldığını, bu suretle aynı işçilerle işe bu şekilde devam edildiğini, yeni firmanın bu işçilerinden kendinden önceki dönemlere ilişkin çalışma sürelerine ilişkin kıdem tazminatlarından sorumlu tutulmasının bu yönde ihale ve sözleşme yapılmasının söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmaması halinde asıl işveren ve alt işverenin 1/2'şer oranda sorumlu olacaklarından bahsedilmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, feshe bağlı olmayan alacaklar açısından devreden alt işveren döneminde doğmuş olan haklar bakımından devreden alt işveren devir tarihinden itibaren iki yıl boyunca sorumlu olmaya devam edeceğinden devir tarihini takip eden iki yıl içinde bu alacakları işçiye ödeyen devralan alt işveren veya asıl işverenin devreden alt işverene rücu hakkının mevcut olduğunu, devir tarihinden itibaren iki yıl geçtikten sonra ise devreden işveren döneminde doğmuş olsa dahi devreden alt işverene bu alacak kalemleri bakımından rücu edilemeyeceğini, İş Mahkemesinde ücret alacakları olarak hesaplama yapılmakla birlikte son alt işverenin devraldığı ve kendi dönemindeki alacaktan sorumlu olduğu ancak bir önceki işverenin sorumluluklarının sona erdiği hususunun değerlendirilmediğini, müvekkilinin ücret alacakları yönünden rücu sorumluluğunun ortadan kalktığını ve bu alacaklar yönünden davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/622 Esasına kaydının yapıldığı, mahkemenin çift esas sayılı dosyalarının esaslarının kapatılarak Edirne 3. Asliye Hukuk Mahkemesine devredildiği, Edirne 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/228 Esas kaydının yapıldığı, tefrik sonrası Edirne 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/791 Esas numarasını aldığı, 19.12.2024 tarihli 2024/90 Kararı ile ''Kesin yetki yönünden dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddi ile mahkememizin yetkisizliğine, yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna, dava dosyasının yetkili görevli ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..'' şeklinde karar verildiği, Mahkememiz 2025/574 Esas kaydının yapıldığı görülmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan yazı cevabı, hizmet alım sözleşmesi, yetkisizlik kararı öncesi bilirkişi raporları ile davayla ilgili tüm deliller toplanmıştır.
Dosyanın tümü üzerinde yapılan incelemede; davacının dava dışı işçiye ödene kıdem tazminatının rücuen tazmini için iş bu davanın açıldığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirildiği, Edirne 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/228 Esas sayılı dosyasında iki davalı yönünden yetkisizlik kararı verildiği, bu iki davalı yönünden yetkisizlik kararı üzerine mahkememize gelen dosya ile ilgili bilirkişi raporu alındığı, raporda davalıların sorumluluk miktarının 5.906,21 TL ve 10.828,06 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla yargılama gideri ve harçların bu miktarlar dikkate alınarak hesaplanması gerektiği, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin dosya arasında olduğu görülmekle sözleşmenin eki niteliğindeki Genel Şartname'nin 8.3 maddesinde ''...yüklenici, çalıştırdığı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak (kıdem tazminatı hariç) ve ödemek zorundadır.'' açıkça kıdem tazminatının rücu kapsamında olmadığı ve bu nedenle davacının davasını ispat edemediği görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 1.143,11 TL peşin harçtan düşümü ile artan 411,11 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinden dava değeri olan 16.734,27 TL'lik kısmı ile ilgili davacının sorumluluğunda bulunan 587,32 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 16.734,27 TL üzerinden takdir edilen 16.734,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
-Karardan bir örneğin Edirne 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/ 228 Esas sayılı dosyasına harç ve yargılama gideri yönünden diğer davalılar için değerlendirme yapılması için re'sen gönderilmesine,
Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, davacı vekili ile davalılarp vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01.04.2026
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır