Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasından doğan araç değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı davasındaki tarafların iddiaları ve savunmaları.
Özet: Trafik kazasında hasar gören aracının onarımında markasız parça kullanımı nedeniyle oluşan ek değer kaybı ve aracını uzun süre kullanamaması sonucu ortaya çıkan mahrumiyet bedeli için davacı, kusurlu olduğu iddia edilen sürücü, araç işleteni şirket ve sigorta şirketinden yasal faiziyle birlikte tazminat talep etmiş; davalılar ise davanın usulden reddini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, yetkili veya görevli mahkemede açılmadığını, iddiaların ispatlanamadığını, sigorta şirketi tarafından zaten kısmi ödeme yapıldığını ve bu nedenle davacının hukuki yararının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/798 Esas - 2026/460
T.C.ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO
: 2025/798 EsasKARAR NO
: 2026/460DAVA
: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: 22/10/2025KARAR TARİHİ
: 03/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 14/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... Ltd. Şti'ne ait ve diğer davalı ... Şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç arasında 14.07.2025 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle davacının aracında hasar meydana geldiğini, Yaşanan kaza nedeni ile davacının aracı hasar gördüğünü, onarımlardan bir kısmı aracın orijinal parçası ile yapılması gerektiği halde markasız ürünler kullanıldığını, bu durumlar içerisinde aracın değişen parçalarının markasız ve farklılığının satış esnasında belli olur seviyede olması nedeni ile de aracın değerinde gerçekleşecek düşmenin de artacağını, Maddi hasarlı trafik kazası sonucu gerçekleşen bu hasar sebebiyle davacının aracının ön tampon, kaput ve çamurluğu başta olmak üzere birçok parçası hasar aldığını, İşbu hasarlar ve parça temini sürecinin uzun sürmesi sebebiyle davacı aracı uzun bir süre kullanamadığını belirterek değer kaybı yönünden şimdilik 1.000,00 bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, şimdilik 1.000,00 TL araç mahrumiyeti bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Şirketi ve ... tarafından müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... Paz. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği hususları ispat etme yükümlülüğü yerine getirmediğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, ayrıca davanın yetkili mahkemede açılmadığını yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davalı şirket davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın işleteni olmadığını, bu sebeple huzurdaki davada davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından mahkemeniz nezdinde verilen haksız ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu trafik kazasında davalı şirkete ait aracın kusurlu olduğu iddiasının kabulü mümkün olmayıp davalı şirkete ait araca izafe edilebilecek bir kusurda bulunmadığını, davacının aslı ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, davacı tarafın araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli taleplerinin haksız kazanç sağlamaya yönelik olup dosya kapsamına bu hususta herhangi bir delil sunulmadığından bu taleplerin reddi gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat kalemi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Teminatı kapsamında olup dava konusu alacak talebinden davalının sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirketin huzurdaki davada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından ... numaralı dosyada yaptırılan ekspertiz raporu ve reel değer kaybı araştırmasına istinaden 10.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının aracındaki değer kaybı giderildiğinden bu davanın açılmasında hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, ilgili mevzuat hükümleri gereğince davacının düzenlemelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden, doğrudan iş bu davayı ikame etmesi nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının talep edebileceği hiçbir zarar/hasar yahut değer kaybı kalemi bulunmadığını, Meydana gelen kaza sonrasına taraflar arasında anlaşmalı tutanak tutulduğunu, Ancak tutanağı tutan tarafların kusurlama yapma yetkisi bulunmadığını, davacı yan aracında herhangi bir değer kaybı durumu söz konusu olmadığını, dava konusu aracın 55.000,00 TL hasara uğradığı dikkate alındığında araçta değer kaybı için ödenen 10.000,00 TL tutarın hakkaniyetli ve yeterli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği hususları ispat etme yükümlülüğü yerine getirmediğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, ayrıca davanın yetkili mahkemede açılmadığını yetkili mahkemelerin .... Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davalı şirket davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın işleteni olmadığını, bu sebeple huzurdaki davada davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından mahkemeniz nezdinde verilen haksız ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu trafik kazasında davalı şirkete ait aracın kusurlu olduğu iddiasının kabulü mümkün olmayıp davalı şirkete ait araca izafe edilebilecek bir kusurda bulunmadığını, davacının aslı ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, davacı tarafın araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli taleplerinin haksız kazanç sağlamaya yönelik olup dosya kapsamına bu hususta herhangi bir delil sunulmadığından bu taleplerin reddi gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat kalemi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Teminatı kapsamında olup dava konusu alacak talebinden davalının sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirketin huzurdaki davada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Mahkememizce davalı şirket ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 27.02.2026 tarihli raporda özetle; "16.01.2023 tarihli 90133 numaralı sözleşme ile aracın kiralık olarak kullanıldığı, Söz konusu aracın Kira Bedellerinin düzenli olarak ödendiği ve muhasebe kayıtlarına işlendiği, Fatura ve muhasebe kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, kira bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin beyan edildiği, .... Damga Vergisi yönünden bildirim yapıldığı, İnceleme sonucunda, söz konusu aracın tamir, bakım ve onarımına ilişkin giderlerin muhasebe kayıtlarında mevcut olduğu ve .... Satıcılar hesabı üzerinden takip edildiği, Ödemelerin ... A.Ş. Tarafından gerçekleştirildiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır" şeklinde görüş bildirmiştir.Mahkememizce makine mühendisi ve kusur bilirkişilerden oluşan heyetten alınan 27.03.2026 tarihli raporda özetle; "Kusur yönünden Dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, sürücü beyanları ve ekspertiz raporu birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı araç sürücüsünün tali yoldan bölünmüş yola katılırken geçiş hakkına riayet etmemesi nedeniyle %100 Asli (Tam) kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kazada Kusursuz olduğu, Davacının maliki olduğu dava konusu ... plakalı aracın hasarındaki gerçek zararının 70.123,35₺ olduğu, davalı sigorta şirketince yapıldığı görülen 55.000,00 TL ödeme tenzil edildiğinde bakiye hasar zararının (70.123,35-55.000,00)= 15.123,35 TL olacağı, Dava konusu aracın onarıldığında olay tarihinde 17.500,00₺ değer kaybına uğrayacağı, davalı sigorta şirketince yapıldığı görülen 10.000,00 TL ödeme tenzil edildiğinde bakiye değer kaybı zararının (17.500,00-10.000,00)= 7.500,00 TL olacağı, davacının aracının onarım süreci içerisinde Araç Mahrumiyetinden kaynaklı zararının 5.906,96 TL olacağı, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli tazminatının tahsiline ilişkindir.... plakalı aracın 28/12/2024-2025 vadesinde davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigorta şirketince 10.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır...'nden davacıya ait ... plakalı aracın tramer kayıtları ve kayıtlara esas teşkil eden hasar dosyaları celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.Davalı ..., ... zamanaşımı savunması sürülmüş ise de, 2918 sayılı KTK.'nın 109 maddesinde de;"...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir..." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıl olup kaza tarihinin 14/07/2025 tarihi olduğu ve davanın süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuşturDavalı ... ve ... tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de; davalı sigorta şirketinin .... olması nedeniyle yetki itirazının reddi ile yargılamaya devam olunmuştur.Davalı ... ve ve ... görev itirazında bulunulmuş ise de, eldeki davanın aralarında poliçe ilişkisi olmayan taraflarının davacı ile davalı ... AŞ olduğu ve uyuşmazlığın TTK 1401 vd düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklandığı anlaşılmakla görev itirazı kabul edilmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.Davalı ... tarafından KTK 97. Maddesi gereğince usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığı savunulmuş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamında 12/08/2025 tarihinde kargı yolu ile başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur..... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... sayılı ilamında "....Bu durumda, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve davalı ... Ltd.Şti. vekilinin savunması göz önünde bulundurularak, dosyaya sunulan kira sözleşmesinin, uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, kaza tarihinden önce aracın kiracı şirkete teslim edilip edilmediği, kaza sırasında kazaya karışan araç yönünden kira sözleşmesinin devam edip etmediği, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira sözleşmesi ile araç ile ilgili tüm hak ve yükümlülüklerin devredilip devredilmediği, kira sözleşmesi ve kira bedelinin ve vergilerin kim tarafından ödendiği, kazaya neden olan bu araç için hangi tarihten itibaren kira bedelinin ödendiğinin araştırılması, gerektiğinde kiraya veren ile kiracının tacir olduğu gözetilerek ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, aracın kaza tarihinde kimin yedinde olduğu, kaza tarihinde ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu araştırılarak, buna göre kaza tarihinde araç işleteni sıfatının kime ait olduğunun belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...." şeklindedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (....).Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (.... sayılı ilamı). Ayrıca hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda –amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise ) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın tespit edilmesi gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, kaza tarihi olan14/07/2025 tarihinde .... İlçesi'nde davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalı ... sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... şirketi adına kayıtlı ... plakalı aracın tali yoldan bölünmüş yola katılmak üzere kavşağa girdiği bu sırada bölünmüş yol üzerinde sol tarafından istikamette olan davacı adına kayıtlı ... plakalı araca kavşak alanı içerisinde çarpışması ile meydana gelen kazada, sigortalı araç sürücüsünün ilk geçiş hakkını vermemesi aracını trafik ve yol koşullarına göre sevk ve idare etmemesi nedeniyle tam ve asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, Mahkememizce davalı ticari defterleri üzerinde yaptırılan incelemede kazaya karışan aracın davacı tarafından dava dışı şirkete kiralandığı, kira bedellerinin düzenli olarak muhasebe kayıtlarına işlendiği, fatura ve muhasebe kayıtlarında KDV'nin beyan edildiği, ödemelerin ise kiralayan tarafından yapıldığı anlaşıldığından davalının işleten sıfatı olmadığı kanaatiyle husumet nedeniyle red kararı verilmiştir.Değer kaybı yönünde yapılan değerlendirmede, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle yaşı, kilometresi, modeli önceki hasar durumu dikkate alındığında reel değer kaybının 17.500,00 TL olduğu, sigorta şirketince ödenen 10.000,00 TL'nin tenzil edilmesi sonrasında bakiye kaybın 7.500,00 TL olduğu anlaşılmakla bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, yine davacıya ait aracın makul tamir süresi olarak 8 gün içerisinde tamir edilebileceği yakıt ve amortisman giderlerinin tenzili sonrasında 5.906,96 TL davacı zararının olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... ve Tic Ltd Şti aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine,2- Değer kaybı tazminatı yönünden davanın kabulü ile, 7.500,00 TL değer kaybı tazminatının davalılar ... AŞ ve ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa davalı ... AŞ yönünden 28/08/2025, davalı ... yönünden ise 14/07/2025 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,3- Araç mahrumiyeti tazminatı yönünden davanın kabulü ile, 5.906,96 TL tazminatın 14/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Alınması gereken 912,10 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 296,70 TL harcın davalılar ... AŞ ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi 11. fıkrası gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davalılar ... AŞ' den alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalılar ... AŞ ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 552,40 TL tebligat ve müzekkere gideri, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.552,40 TL masrafın davalılar ... AŞ ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 13.406,96 TL vekalet ücretinin (davalı ... AŞ'nin 7.500,00 TL'sinden sorumlu olacağı şekilde) davalılar ... AŞ ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı ... Şirketi kendilerine vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar yönünden AAÜT uyarınca 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,Dair davalı ... AŞ vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026Katip ....e-imzalıHakim ....e-imzalı