Danıştay, öğretmenlikten memurluğa atamada idarenin takdir yetkisi ile yetersizliğin kesin ve inandırıcı delillerle ispatı zorunluluğunu vurguladı.
Özet: Bir fizik öğretmeninin müfredat dışı ders anlatması, iletişim sorunları ve mesleki yetersizlik iddialarıyla hakkında yürütülen soruşturma sonucu öğretmenlik hizmet sınıfından genel idare hizmetleri sınıfına memur olarak atanması işleminin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri davanın reddine karar vermiştir; ancak Danıştay İkinci Dairesi, bir öğretmenin yetersizliği nedeniyle hizmet sınıfının değiştirilmesinin, kesin, yeterli ve şüpheden uzak inandırıcı delillerle ortaya konulması gerektiğini vurgulayarak, davacının geçmişte KHK ile ihraç edilip göreve iade edilmesi sürecinin de bu değerlendirmede önem taşıdığını belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: 2025/135Karar No
: 2025/1603TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Anadolu Lisesinde fizik öğretmeni olarak görev yapan davacının, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine, genel idare hizmetleri sınıfında memur olarak atanmasına ilişkin Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işlemiyle bildirilen Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkındaki şikayetler, ders denetimleri ile dava konusu işleme dayanak alınan inceleme ve soruşturma raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, eğitimin amaçlarına uygun, önceden belirlenen eğitim hedeflerine ulaşmak için öğretim konusu içinde yer alan ve müfredat kapsamında anlatılması gereken konuların dışında dersler anlattığı, bu eylemlerinin süreklilik oluşturduğu, öğrenme ve öğretme sürecinin belli bir plan çerçevesinde yapılmadığı gibi bu hususta davacının heves ve isteğinin de bulunmadığı, bu durumun öğrenciler arasında rahatsızlığa, öğrenci velilerinde de endişeye sebep olduğu, davacının öğrenci, öğretmen ve idarecilerle iletişiminin ve işbirliğinin zayıf olduğu hususlarının sübut bulduğunun anlaşıldığı, bu durumda; davacının, inceleme ve soruşturma konusu olup sübut bulan eylemleri nedeniyle idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, hizmet sınıfı ve kadro unvanı değiştirilerek memur olarak atanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay İkinci Dairesinin 25/09/2024 tarih ve E:2024/737, K:2024/4351 sayılı kararıyla;Dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46/c maddesi kapsamında, temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçilmiş,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71. maddesinin 2. fıkrası ve 76. maddesinin 1. fıkrası ile 17/04/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Hizmet Sınıfının Değiştirilmesi" başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarıldıktan sonra,Anılan mevzuat hükümleri ile memurların hizmet sınıfının değiştirilmesi suretiyle farklı unvanlardaki kadrolara atanması konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, bu yetki kapsamında kurumlarca tesis edilen atama işlemlerinin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da yargı mercilerince saptanması halinde bu durumun iptal nedenini oluşturacağı noktasında hukuken bir duraksamanın bulunmadığı,Dava konusu olayda, davacının, Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Anadolu Lisesinde fizik öğretmeni olarak görev yapmakta iken, hakkında yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda, öğretmenlik mesleği genel yeterlikleri kapsamında yetersiz kaldığı, iradesi dahilindeki sebeplere bağlı olan yetersizliğinin, öğretmenlik görevini yapmasına engel teşkil ettiği ve hizmet içi eğitimi ya da rehberlik yoluyla giderilemeyecek düzeyde olduğu, bu nedenle öğretmenlik görevini yapamayacağı belirtilerek hizmet sınıfı değişikliği teklifinin yapıldığının görüldüğü,Öğretmenler hakkında yürütülen idari soruşturmaya istinaden hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle görev ve unvan değiştirilmesi sonucunu doğuran atama işlemi tesis edilebilmesi için, soruşturulan öğretmenin yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı hususunun sabit olduğunun kesin, yeterli ve her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delillerle ortaya konulmuş olması gerektiği,Davacının, ... tarih ve ... sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasını müteakip 08/11/2018 tarihinde OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilmesi üzerine, son görev yaptığı okulda, 16/11/2018 tarihinde göreve başladığı ve göreve başlamasından hemen sonra bir kısım idareciler, öğrenciler ve öğrenci velileri ile yaşamaya başladığı sorunlar nedeniyle görev yerinin değiştirilmesi için müteaddit defalar talepte bulunduğu; hakkındaki, "derslerde alakası olmayan konulardan bahsederek müfredata uymadığı ve bazı sınıflarda ders işlemediği", "öğrencileri aşağıladığı, rencide ettiği; okulu, öğrencileri ve çevreyi küçümseyen söylemlerde bulunduğu" ve "öğrencilerle, öğretmenlerle ve idarecilerle iletişiminin ve işbirliğinin zayıf olduğu" iddiaları üzerine yapılan soruşturma sonucu dava konusu işlem tesis edilmiş olmakla birlikte, söz konusu iddiaların bir kısım öğrenci ve personel tarafından doğrulanmadığı; 1986 yılında başladığı öğretmenlik mesleğini uzun zamandır sürdürdüğü ve farklı eğitim kurumlarındaki geçmiş hizmetlerine ilişkin olarak benzeri menfi iddialarda bulunulmadığı, dava konusu işlemin davacının öğretmenlik mesleğini yapamaması sonucunu doğurduğu, davacının da öğrencilerin ve idarenin olumsuz tutumuna ilişkin iddialarının bulunduğu ve görev yerinin değişmesini istediği dikkate alındığında; davacının hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, ''amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak'' fiilini işlemiş olduğundan bahisle hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde 657 sayılı Kanun'un 125/D-(d) maddesi uyarınca bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilmesine yönelik Antalya Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, "isnat edilen fiillerin usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması neticesinde sübuta erdiğinin anlaşıldığı" gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, temyize konu kararın eksik inceleme ve araştırmayla verildiği; kendisine verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile dava konusu işlemin birbiriyle ilişkisinin olmadığı; örgütlü bir şekilde hareket eden bir kısım öğrenci velisinin hakkında asılsız iddialarda bulundukları, okul yönetiminin de kendisine karşı tutum takındığı, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı; öğretmenlik mesleğinin genel yeterlikleri kapsamında yetersiz kaldığına ilişkin raporun Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterliklerinde yer alan 65 yeterlik göstergesi içinden alınan 22 gösterge ile düzenlendiği ve ders gözlem formunda yer alan 9 yeterlik göstergesinde eksiklik olduğunun iddia edildiği, bununla birlikte, gerek 2020-2021 gerekse de 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, derslere yılın başından yıl sonuna kadar (kesintisiz) girmemiş olduğunun dikkate alınmadığı, bu bağlamda yapmış olduğu yazılı sınav, not değerlendirmesi vb işlem olmadığı, ders planlarında hata varsa bunun da derslere giren öğretmenlere sorulması gerektiği, kaldı ki tüm öğretmelerin ortak yıllık plan kullandığı, zümre toplantılarının ise tek bir ders öğretmeninin sorumluluğunda olan toplantılar olmadığı, bulunulan mahalde gezi ve gözlem için uygun fabrika gibi yerler bulunmadığı, zamanı etkin kullanabilmesi için hazırlık yapabilmesini teminen yeterli zaman ve imkanın kendisine verilmediği, sınıflarda akıllı tahta bulunmadığı ve akıllı tahta kullanmamasını tenkit eden müfettişin iyi niyetli bir yaklaşım sergilemediği, gözlem raporunda müfettiş tarafından somut, gözlenebilir ve ölçülebilir kriterlerin kullanılmadığı, dolayısıyla öğretmenlik mesleğindeki yetersizliği iddiasının kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamamış olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX- Temyize konu ısrar kararının, Danıştay İkinci Dairesinin 25/09/2024 tarih ve E:2024/737, K:2024/4351 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.