Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, mesleki şeref ve saygınlığı yitiren savcının 2802 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılma cezasının onanmasına ilişkin temyiz talebini reddetti.
Özet: Mesleğin şeref ve nüfuzunu zedeleyecek nitelikte, yetkisini kötüye kullanarak menfaat temin ettiği ve uygunsuz ilişkiler kurduğu tespit edilen bir savcının meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı açtığı davanın reddedilmesi üzerine temyiz edilen uyuşmazlıkta; alt derece mahkemesinin bu kararı hukuka uygun bulunarak onanmış, davacının meslekten çıkarma cezasının haksız olduğuna yönelik tüm itirazları reddedilmiş, böylece savcının kusurlu davranışlarıyla mesleki onur ve saygınlığını yitirdiği gerekçesiyle verilen cezanın kesinleştiği ve hukuken geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: 2025/125Karar No
: 2025/1598TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... KuruluVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin 05/06/2024 tarih ve E:2023/8474 , K:2024/9351 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi karar verilmesi istenilmiştir.Daire kararının özeti
:Danıştay Beşinci Dairesinin 05/06/2024 tarih ve E:2023/8474 , K:2024/9351 sayılı kararıyla;Davacının, kusurlu veya uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu veya şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği ve meslek içinde ve dışında, resmi sıfatının gerektirdiği saygınlık ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, öte yandan, davacının dava konusu karara dayanak eylemlerine ilişkin olarak yapılan ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "...davacının zincirleme biçimde görevini kötüye kullanmasına ilişkin olarak açılan davada ise; davacının Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı sırada, dosyada tanık olarak yer alan A.Ç. M.Ç., M.A. ve Ö.İ. ile menfaat ilişkisi içine girdiği, bu bağlamda kızına, kayınbabası ve kayınvalidesine aldığı otobüs biletlerinin ücretini ödemediği, hakkında suç örgütü yöneticiliği/üyeliği suçlarından soruşturma yürütülen G.Ö.'nün büyük ortağı olduğu Avrasya Büyük Terminal İşletmeleri A.Ş' den çocukları adına burs aldığı, örgüt yöneticiliği suçundan cezaevinde bulunan G.Ö.'yü ziyaret etmesi için aynı soruşturmada şüpheli olarak bulunan E.Y.'nin cezaevi savcısından izin almasını sağlaması ve G.Ö.'yü cezaevinde ziyaret etmesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerde, mesleğinin verdiği yetkileri kullandığı, bunun karşılığında da üçüncü şahıs durumunda bulunan tanıkların zararına kendi yararına menfaat temin ettiğinin sabit olduğu ..." tespitlerine yer verildiği;Bu itibarla, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemleri tespit edilen davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda ve bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, isnat edilen eylemlerin yer değiştirme cezası gerektirdiği, yargı görevi ile ilgili olumsuz bir eyleminin bulunmadığı, bir alt ceza uygulanması gerektiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi görüşmeyerek gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 05/06/2024 tarih ve E:2023/8474 , K:2024/9351 sayılı kararının ONANMASINA,3. ... TL harcın davacıya iadesine,4. Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.