Ticari alışverişte demir alımında kullanılan ve ödenmeyen çekin borçlusu olmadıklarına dair karar alan sanıkların, baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerinin belirlenerek, hileli davranışla işlenen dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesince bozulmasına ilişkin önemli içtihat.
Özet: Sanıkların, ticari bir alışverişte demir alımı karşılığında verdikleri çekin bedelini ödememek ve borçtan kurtulmak amacıyla keşideci imzasının kendilerine ait olmadığını ileri sürdükleri, ancak dosya kapsamı ve katılan beyanları doğrultusunda olay başlangıcından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri ve ödemenin bir kısmının nakit, kalanının ise çekle yapılacağına dair baştan beri bir anlaşma olduğu anlaşıldığından, eylemlerinin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturduğu gerekçesiyle haklarında verilen beraat kararının bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2014/24 E., 2016/71 K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanıklar ... ve ...'in, ... Taşımacılık isimli şirkette fiilen ortak ticari faaliyet yürüttükleri, olay tarihinde katılan ...'in sahibi bulunduğu işyerinden demir satın alma konusunda görüşerek bir kısmının nakit kalan kısmının ise çek vermek istediklerini belirttikleri katılanın da kabul etmesi üzerine demir malzemelerini aldıktan sonra suça konu 25.000,00 TL bedelli çeki verdikleri, çek bedelinin ödenmemesi üzerine katılan tarafından yapılan araştırmada sanıkların çekteki keşideci imzasının ...'a ait olmadığından bahisle borçlu olmadıklarına dair mahkemeden karar aldıkları sanıkların bu şekilde baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ederek atılı suçu işledikleri iddia olunan olayda;Katılanın alınan beyanlarında, sanıkların şirketi ile önceden de ticari alışverişlerinin olduğunu söz konusu demir alışverişinde ödemenin bir kısmının nakit kalan kısmının çek ile olacağına dair başlangıçta bir anlaşma olduğunun belirtilmesi karşısında bu anlaşmaya binaen daha sonrasında verilen çekin önceden ... borçtan kaynaklı ödeme olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, katılan beyanı, sanıkların savunması ile dosya kapsamından sanıkların eylemine uyan 158/1-h,f maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine hüküm kurulmasıYasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.