Kadastro yenileme işlemiyle taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca devletten tazminat talebi.
Özet: Bir davacı, tapu sicilindeki hatalı yüzölçüm kaydı nedeniyle uğradığı taşınmaz kaybı (4300 m²den 1606.75 m²ye düşüş) sebebiyle Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca devletin sorumluluğuna dayanarak tazminat talep etmiş; kadastro yenileme ve düzeltme işlemlerinden kaynaklanan bu kaybın teknolojik yöntem farklılığı ve ölçüm hatasından kaynaklandığı, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı ve belirlenen tazminat miktarının uygun olduğu gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek karar onanmış olup, dava şu anda davalı idarenin temyizi üzerine Yargıtayın incelemesindedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9554 E.  ,  2026/2450 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/1030 Esas, 2025/984 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2023/287 Esas, 2024/132 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 1167 parsel sayılı taşınmazı 4.300,00 m² olarak tapu siciline güvenerek satın aldığını, taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince yapılan düzeltme işlemi neticesinde 1.606,75 m² yüzölçümüne düşürüldüğünü, 2.693,25 m² mülkiyet kaybına maruz bırakıldığını, oluşan zararın davalı idareden tahsiline yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin diğer parsel maliklerine yöneltilmesi gerektiğini; ayrıca ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/563 Esas, 2023/825 Karar sayılı ve 12/07/2023 tarihli kararında da görüleceği üzere, 3402 Sayılı Kanun'un 41. maddesi gereği düzeltim istemi taraflarca talep edilebildiğinden ve güncel tapu kaydında herhangi bir değişiklik olmamasından dolayı iyiniyetli olmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kadastro işleminin kesinleşmesi ile genel zamanaşımı süresi nazara alınarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın resmi satış senetlerinin ilgili tapu müdürlüğünden celp edilmediğini, tespit edilen birim fiyatının fahiş olduğunu, bedel tespitine dair verilerin fiili durumla örtüşmediğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesinde kadastral işlemlerin tebliğ tarihinden itibaren 30(Otuz) günlük süre içerisinde dava ikame edilebileceğinin bildirildiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 03.04.2015 tarihinde, davacı tarafından 4.300,00 m² olarak satın alındığı, yenilemenin tescili ve 41.maddeye göre düzeltim talepli davanın 08.09.2023 tarihinde kesinleştiği, yenileme kadastrosundaki yeni ölçüm sonucu taşınmazların yüz ölçümünün toplam 2.693,25 m² azaldığı ve azalmanın teknolojik yöntem farklılığı ve ölçü hatasından kaynaklandığı, azalma nedeniyle Devletin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında sorumluluğunun doğduğu, zaman aşımının söz konusu olmadığı, taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesi ile bedelin emsal taşınmazlara göre tespit edilmesi; davaya konu taşınmazın birim fiyatının dava tarihi olan 02.11.2023 tarihi itibarıyla 975 TL/m² olarak tespit edilmesinde, tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde, yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1167 parsel sayılı 4300 m² yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazın 21.09.1967 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları esnasında dava dışı şahıs adına belirtilen yüzölçümü ile tespit ve tescil edildiği, davacının taşınmaza 03.04.2015 tarihinde satış yoluyla malik olduğu, 2021 yılında 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesine göre yapılan düzeltme ile yüzölçümünün 1.606,75 metrekare olarak belirlendiği, eldeki davanın 02.11.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamından; ... Mahallesindeki kadastro çalışmalarının Mülga 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapıldığı, ... Mahallesinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme ile tesis kadastrosunun bütünlük arz ettiği, ilk tesis kadastrosuna uygun yapıldığı, teknik raporda; yüzölçümü farkının tapulama çalışmaları yapıldığı tarihteki teknolojik imkansızlıktan kaynaklandığı, tapulama çalışmalarında sınırlandırma ve planimetre ile yapılan alan hesabında hatalı katsayı kullanılmasından yüz ölçüm farkının oluştuğu, taşınmazın eski ve yeni fiili zemindeki sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığına ilişkin tespit yapıldığı, taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesiyle 21.09.1967 tarihinde tapu kaydının oluştuğu ve çaplı krokiye bağlandığı, o tarihten bu yana taşınmazın fiilen kullanımın değişmediği 1.606,75 m²lik yüzölçümüne sahip olduğu, 4.300,00 m²lik yüzölçümünün çok daha geniş bir alanı kapsayacağını ve dava konusu taşınmazın bu büyüklükte olmadığını, 4.300,00 m²lik yüzölçümü ile 1.606,75 m²lik yüzölçümü farkını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla davacının satın aldığı taşınmazda hataya düştüğü inandırıcı bulunmadığı gibi 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz.'' hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5- 16... /36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyiniyetli olduğunun kabulü mümkün görünmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.