İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka hakkına tecavüz ve hükümsüzlük davasının, tarafların uzlaşması üzerine davacının geri almasıyla açılmamış sayılması kararı.
Özet: Marka hakkına tecavüzün durdurulması, ihtiyati tedbirlerin uygulanması, haksız rekabetin tespiti ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talepleriyle açılan davada, taraflar arasında uzlaşma sağlanması üzerine davacı vekilinin 6100 sayılı HMKnın 123. maddesi uyarınca davanın geri alınması talebine davalı vekilinin açıkça muvafakat etmesi ve tarafların birbirlerinden yargılama gideri ile vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmeleri neticesinde, mahkemece davanın esası hakkında karar verilmeden davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

T.C.
İSTANBUL4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: 2026/91 EsasKARAR NO
: 2026/110DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 14/05/2026KARAR TARİHİ
: 24/09/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız bir şekilde kabulü ile; davacı markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerin, internet ortamı dahil, tedbiren durdurulmasına, “...” ibaresinin davalı tarafından üretilen ürünler üzerinde kullanımının, her türlü ticari evrakların ve her türlü tanıtım vasıtasında kullanımının tedbiren durdurulmasına, Dava konusu ürünlerin satışının ve tanıtımının yapıldığı tüm web-sitelerinden, özellikle, ama sınırlı olmamakla birlikte, ...vb. online satış platformlarından ilgili tüm içeriklerin kaldırılmasına, davacı markasına tecavüz oluşturan her türlü ürüne, tanıtım vasıtasına, kataloğa, boş faturalara, tabelalara, promosyon ürünlerine el konulmasına, Davalı yanın “...” ibaresinin ve buna benzer her türlü ibarenin haksız ve hukuka aykırılık teşkil eden kullanımları nedeniyle, Marka hakkına tecavüz teşkil eder mahiyetteki tüm eylemlerinin, internet ortamı dahil, 6769 sayılı SMK uyarınca tespiti, men’i ve ref’ine, Markaya tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım vasıtası dâhil olmak üzere ürünlerin zapt edilmesi, el konulan ürünler üzerindeki markaların silinmesi veya mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhasına, Dava konusu ürünlerin satışının ve tanıtımının yapıldığı tüm web-sitelerinden, özellikle, ama sınırlı olmamakla birlikte, ... vb. online satış platformlarından ilgili tüm içeriklerin kaldırılmasına, Davalı eylemlerinin 6769 sayılı SMK anlamında markaya tecavüzün yanında; ayrıca TTK’nın ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, Davamızın kabulü ile tüm yargılama (ihtiyati tedbir kararının uygulanması masrafları dahil) ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline, Davalı yanın haksız olarak davacı markasının tescil ettirmesi nedeniyle, Davalı adına tescil ettirilmiş... işlem numaralı markanın benzerlik, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötüniyet nedenlerine dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9, Paris Sözleşmesi ve TRIPS uyarınca tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne; Türkpatent’te tutulan resmi marka sicilinden terkin edilmesine; Yüksek Mahkeme’ce kurulacak hükmün infazının sağlanması, işin aciliyeti, açılan davanın konusuz kalmasının önlenmesi ve davadan beklenen amacımızın gerçekleşmesinin temini amacıyla, 6100 sayılı HMK.’nın 389. ve devamı maddeleri gereğince dava konusu 2023/046196 işlem numaralı markaların eldeki davanın sonuçlanıp kurulacak hükmün kesinleşmesine kadar 3. kişilere devri ya da 3. kişiler yararına işlem tesisinin önlenmesi için takdiren teminat alınmaksızın marka siciline ihtiyati tedbir konulmasına; bu yolda Türkpatent’e yazı yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan 21/09/2026 havale tarihli dilekçesi ile ; "Huzurdaki marka ihlali ve marka hükümsüzlüğü konulu davada, taraflar arasında uzlaşma sağlanmıştır. Bu doğrultuda, HMK m. 123 uyarınca huzurdaki davamızın geri alınmasını talep eder, davalı tarafın da davanın geri alınmasına açıkça muvafakat ettiğini bildiren dilekçesini sunması sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ederiz. Tarafların birbirlerinden yargılama gideri, vekâlet ücreti ve sair herhangi bir masraf veya bedel taleplerinin bulunmadığını da Sayın Mahkemenin bilgisine sunarız." şeklinde talepte bulunmuştur.Davalı vekilinin 21/09/2026 tarihli dilekçesi ile ; "Davacının, davanın geri alınması telebin muvaffakat edip , kabul ediyoruz. Davacı taraftan herhangi bir yargılama ve vekalet ücreti talebimiz yoktur. HMK m.392/2 uyarınca davalı tarafça tazminat davası açılmamış olup , tedbir talebine ilişkin herhangi bir talebimiz yoktur." şeklinde talepte bulunmuştur.Davanın geri alınabilmesinin koşulları 6100 sayılı HMK’nın 123. maddesinde belirtilmiştir. Anılan madde uyarınca, “davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir”. Davalının açık rızası dışında, davayı geri alma yasağı bulunmaktadır. Davalının açık muvafakatinin bulunması halinde ise, davanın esası hakkında bir karar verilmez. 7251 sayılı Yasa ile 6100 sayılı HMK'nın 123. Maddesine getirilen değişiklik ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.Madde metninden anlaşıldığı üzere, davacı, davalının muvafakatı ile davayı geri alabilir. Davalının rızasının açık olması gerekir; zımni muvafakat yeterli değildir. Davalı, davacının davayı geri almasına açık bir şekilde muvafakat ederse mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmeyip geri alınma ve davalının da buna muvafakat etmesi nedeniyle davanın son bulduğunu belirtmekle yetinmelidir. (Yargıtay 7.HD. ...E ...K)Davacı vekili 21/09/2026 havale tarihli dilekçe ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 123 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiş; davalı vekili ise 21/09/2026 tarihli dilekçe ile; HMK md. 123 kapsamında davanın geri alınması işlemine muvafakatlerinin bulunduğunu ayrıca davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiğinden, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın HMK'nun 123. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Vekalet ücreti ve yargılama gideri konusunda davalı tarafça talep olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların ve teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2026Katip ...¸Hakim ...¸