Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının eksik değerlendirilmesi nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, sanığın hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebi ve örgüt hakkında bilgiler verdiğini beyan etmesi karşısında, sanığın duruşmada ayrıntılı beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ve bu sonuçlara göre Türk Ceza Kanununun 221/4. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının eksiksiz bir şekilde değerlendirilerek karar verilmesi zorunluluğu nedeniyle, istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/7357 E.  ,  2026/3501 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2020/1711 E., 2021/1674 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2019/48 E., 2020/238 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmak
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyethükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E., 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E., 3464 K. sayılı kararları).
TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık müdafiinin 20.02.2026 tarihli tarihli dilekçesi ve ekinde bulunan sanığa ait olduğunu bildirdiği dilekçe ile sanığın birtakım örgüt mensuplarına ve örgütsel faaliyetlerine ilişkin bilgiler verediğini beyan etmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221/4. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.