Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının nitelikli yağmada faydalanma kastının bilgi edinmeyi de içerdiği itirazı, ekonomik yarar kastı yokluğu nedeniyle reddedilerek dosya Ceza Genel Kuruluna gönderildi.
Özet: Yargıtay, bir sanığın mağdurun cep telefonunu cebirle almaya teşebbüs etme eyleminde, ekonomik fayda sağlama kastı bulunmadığı, amacın sadece mağdurun iletişimini engellemek veya kiminle konuştuğunu öğrenmek olduğu durumlarda yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığına hükmederek, bu eylemin şikayete tabi basit kasten yaralama suçu teşkil ettiğini ve mağdurun şikayetini geri çekmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş; dolayısıyla, sanığın nitelikli yağmaya teşebbüsten cezalandırılması gerektiği yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını reddederek dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndermiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/3049 E.  ,  2025/7087 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2022/2803 E., 2023/474 K.
SUÇ
: Nitelikli Yağmaya Teşebbüs
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 gün ve 2023/19780 Esas, 2025/5565 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve KD-6-2023/... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, ''Olay tarihinde mağdurun ikamet adresinde yengesi olan tanık .... ile birlikte oturmakta iken, sanığın, evin o sırada açık bulunan camından içeri girdiği, mağdurun elinde bulunan cep telefonunu cebir kullanarak almaya çalıştığı, bu esnada mağdurun sol el işaret parmağını basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, o anki arbede sırasında tanık ....'nin de sanığa engel olmaya çalıştığı, katılan ve tanığın direnerek sanığın cep telefonunu almasına engel oldukları ve eve girdiği camdan sanığın tekrar dışarı çıkarak uzaklaştığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen dava konusu olayda; mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanığın engelini kaldırmak için telefonu elinden aldığını söylemiş olduğu, sanığın da savunmasında mağdurun kiminle konuştuğunu merak ettiği için telefonu vermesini istediğini ifade etmiş olduğu şeklinde kabul edilen olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/10/2016 tarih ve 331-352 sayılı, 07/11/2019 tarih ve 331-649 sayılı, 02/07/20 20... /6-2 84... /275 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi yağma suçunun oluşması için suça konu malın sahiplenme kastıyla alınmasının şart olmadığı, yararlanmanın sadece ekonomik menfaati değil aynı zamanda bilgi edinmeyi de kapsadığı, içinde bulunduğumuz çağda cep telefonları birer bilgisayar mahiyetinde olup, içerilerindeki bilgiye ulaşma, bilginin değiştirilmesi ya da yok edilmesinin de yararlanma kastını ortaya koyduğu somut olayımızda da sanığın katılanın engelini kaldırmak ve kiminle konuştuğunu merak etmek için aldığı, sanığın faydalanma kastının bulunduğu'' gerekçesi ile sanığın nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmasına yönelik ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tarihinde mağdurun ikamet adresinde yengesi olan tanık .... ile birlikte oturmakta iken, sanığın, evin o sırada açık bulunan camından içeri girdiği, mağdurun elinde bulunan cep telefonunu cebir kullanarak almaya çalıştığı, bu esnada mağdurun sol el işaret parmağını basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, o anki arbede sırasında tanık ....'nin de sanığa engel olmaya çalıştığı, katılan ve tanığın direnerek sanığın cep telefonunu almasına engel oldukları ve eve girdiği camdan sanığın tekrar dışarı çıkarak uzaklaştığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen dava konusu olayda; mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanığın engelini kaldırmak için telefonu elinden aldığını söylemiş olduğu, sanığın da savunmasında mağdurun kiminle konuştuğunu merak ettiği için telefonu vermesini istediğini ifade etmiş olduğunun anlaşılması karşısında sanığın ekonomik yarar sağlamak amacıyla, faydalanma kastı ile atılı suçu işlediği yönünde delil bulunmadığı, sanığın mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralayarak cep telefonunu almaya çalışma fiilinde, yağma suçunun oluşmayacağı, zira sanığın, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet suçun manevi unsurunun oluşmadığı, sanığın eyleminin şikayete tabi olan kasten yaralama suçuna vücut verdiği bununla birlikte mağdurun dosyaya sunduğu 30.09.2022 tarihli dilekçesi ile şikayetin vazgeçmiş olduğu görülmekle anılan suçtan düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliği ile REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2023/19780 Esas, 2025/5565 Karar sayılı sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.07.2025 tarihinde karar verildi.