İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, davalının marka hakkına tecavüzü kabul etmesi üzerine, taklit ürünlere el konularak tecavüzün tespiti ve durdurulmasına hükmetti.
Özet: Davacıya ait tescilli marka haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan marka tecavüzünün tespiti davasında, davalı işletmede satışa sunulan ürünlerin davacının markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu bilirkişi raporuyla tespit edildikten ve davalının davayı kabul etmesi üzerine, mahkeme davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğuna, bu eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine, taklit ürünlere el konulmasına, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBUL2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: 2026/143 EsasKARAR NO
: 2026/190DAVA
: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)DAVA TARİHİ
: 23/07/2026KARAR TARİHİ
: 22/09/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili, müvekkilinin TPMK nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu, açıklanan nedenle karşı tarafa ait “..." adresinde yer alan işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılıSMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce bilirkişi marifetiyle delil tespitine karar verilmiş ve karar uyarınca alınan 16/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda;"...Davalının işyerinde bulunan telefon kılıfı ürünlerinde ve davacının dosyaya sunduğu telefonkılıfı ürünlerinde kullanılan “...” “...” ibarelerinin Davacı tarafın tanınmış tescilli ..., şekil, ”...”, “...”, ”... şekil”, ...” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, satış fişine göre; İşyeri sahibi/ mükellefin “...” olduğu, ... Vergi Dairesine ... numara ile kayıtlı olduğu, tespit talep edilen adreste; taklit olduğu değerlendirilen “...”, “...” markalı 8 adet telefon kılıfı ürünün satışa sunulduğu..." yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Davalının mahkememize ibraz ettiği 10/09/2026 tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiği ve bu doğrultuda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Dava, davalının eylemlerinin TPMK nezdinde davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması taleplerine ilişkindir.Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.Gelinen aşamada kabul beyanı doğrultusunda HMK m. 308 çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;1-Davanın KABULÜ ile davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konul2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 244,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 732,00 TL'den mahsubu ile arta kalan 488,00 TL 'nin talep halinde davacıya iadesine3-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 732,00 TL başvuru harcı, 244,00 TL peşin harç, 400,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 11.376,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 27.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026Katip ...¸Hakim ...¸