Yargıtay 6. Ceza Dairesi, mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmünün temyiz edilebilirlik şartlarını değerlendirerek Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul edip önceki temyiz ret kararını kaldırmıştır.
Özet: Yargıtay, Başsavcılığın itirazını değerlendirerek, bölge adliye mahkemesince mala zarar verme suçundan verilen beraat kararının, Türk Ceza Kanununda bu suç için öngörülen üç yıllık hapis cezası üst sınırı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun temyiz edilemez kararlar listesindeki iki yıl sınırını aşması sebebiyle temyize tabi olduğuna hükmetmiştir; bu çerçevede, kendi önceki temyiz talebinin reddi kararını kaldırarak, sanık hakkındaki beraat hükmünün esastan incelenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2021/2413 E., 2022/3112 K.SUÇ
: Mala zarar vermeHÜKÜMLER
: Düzelterek beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, OnamaYargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.05.2025 tarihli ve 2023/19181 Esas, 2025/5253 Karar sayılı kararı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve 6-2023/78109 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu,".... İtiraza konu uyuşmazlık, mala zarar verme suçu yönünden verilen beraat hükmünün temyiz yasa yoluna tabi olup olmadığına ilişkindir.İlk derece Mahkemesince sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hapis cezasına dair mahkumiyet hükmü aleyhine taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme sonunda sanığın beraatine dair karar verilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 286/2.maddesinde bölge adliye mahkemesince verilen ve temyiz edilemez kararların sınırlı sayıda gösterildiği, istinaf incelemesi sonunda verilen kararın beraat hükmü olması itibariyle 286/2-b maddesindeki " İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez." şeklindeki düzenlemenin tatbik imkanı bulunmadığı; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesindeki "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez" şeklindeki düzenlemenin de mala zarar verme suçunun TCK'nin 151/1.maddesi kapsamında kalıp ceza üst sınırının üç yıl hapis cezası olması itibariyle uygulanma imkanı olmadığı, bölge adliye mahkemesince mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmünün temyizi kabil olduğu, temyiz isteminin esastan incelenmesi gerekirken reddine dair karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır.Dosyanın esastan yapılan incelemesinde de; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye göre katılan vekilinin, sanık hakkında mahkumiyete yeterli delil bulunduğu, delil takdirinde hataya düşülerek beraat kararı verildiğine yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün onanması gerektiği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.05.2025 tarihli ve 2023/19181 Esas, 2025/5253 Karar sayılı kararı ret ilâmının kaldırılmasına ve ". ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 22.11.2022 gün ve 2021/2413 Esas, 2022/3112 Karar sayılı sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen Beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca ONANMASINA" karar verilmesi talebine ilişkindir.II. GEREKÇEYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları... temyiz edilemez" şeklindeki düzenlemenin de mala zarar verme suçunun TCK'nin 151/1.maddesi kapsamında kalıp ceza üst sınırının üç yıl hapis cezası olması itibariyle uygulanma imkanı olmadığı görülmüştür.III. KARAR1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.05.2025 tarihli ve 2023/19181 Esas, 2025/5253 Karar sayılı kararı red ilâmının kaldırılmasına ilişkin (I) numaralı bendinin KALDIRILMASINA,3.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Katılan vekilinin temyiz isteminin, “sanığın eyleminin sabit olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, katılan vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,02.07.2025 tarihinde karar verildi.