Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini savunma hakkı kısıtlamaları ve usulüne uygun delil değerlendirme eksiklikleri nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, temyiz incelemesinde, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, mahkûmiyete esas alınan A4 kodlu tanıkların sanık ve müdafiinin huzurunda veya usulüne uygun şekilde dinlenmemesi, HTS analizinde tespit edilen sanıkla irtibatlı şahısların kimliklerinin ve ifadelerinin yeterince araştırılmaması, UYAP üzerinden başkaca tanık veya itirafçı beyanlarının tespit edilmemesi ve temyiz aşamasında dosyaya gelen veri analiz raporunun sanık ve müdafiine sunulmaması gibi yargılama usulündeki eksiklikler nedeniyle bozulmuş, dava yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye iade edilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/4568 E.  ,  2026/3488 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2020/418 E., 2021/1752 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2019/211 E., 2020/66 K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/6-7-9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında tanzim edilen veri inceleme raporunda A4 (... mensubiyeti olan teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan kişileri ifade eder) şeklinde kodlanmış olması ve tanık beyanı dikkate alındğında;
Mahkûmiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada, sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK'nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip, AİHS mahkemesinin 6/3-d maddesi ve Anayasa'nın 36. maddesi ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; CMK'nın 180/1, 181/1 ve 210. maddesindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması;
2- Dosya arasında mevcut, 18.06.2019 tarihli HTS Analiz Raporu ekinde yer alan listede, aynı suçtan işlem gördüğü ve sanıkla iletişim kurduğu tespit edilen şahısların gerçek kimliklerinin tespit edilip edilmediğinin, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının saptanmasından sonra, şayet yakalanmışlar ise aşamalardaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ve tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; ayrıca, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya itirafçı beyanının olup olmadığının tespit edilmesi, bulunması hâlinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi hâlinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekmesi;
3- Sanık hakkında temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Veri Analiz Raporunun 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan ve diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekmesinin lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmekle hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.