Yargıtay 6. Ceza Dairesi, cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarında delil yetersizliği gerekçeli bozma kararına karşı bölge adliye mahkemesinin direnme kararını reddetti.
Özet: Yüksek Mahkeme, cinsel saldırı, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını reddederek, mağdurun beyanlarının mevcut delillerle çelişmesi, darp izi bulunmaması ve sanıkların isnat edilen suçları işlediğine dair kesin kanıt olmaması sebebiyle önceki bozma kararında ısrar etmiş, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda Türk Ceza Kanunu 109/5 maddesinin ve tekerrüre esas alınan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
6. Ceza Dairesi         2025/698 E.  ,  2025/7207 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2024/2170 E., 2024/2342 K.
SUÇLAR
: Nitelikli yağma, cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet, Direnme Bakanlığı vekili, Katılan ... vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Bölge Adliye Mahkemsince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07.06.2017 gün ve 2016/269 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında üzerilerine atılı cinsel saldırı suçundan beraatlerine, sanık ... hakkında üzerine atılı nitelikli yağma suçundan beraatine ve her üç sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafiileri, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan bakanlık vekili ve katılan mağdur vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 04.11.2020 gün ve 2018/166 Esas, 2020/902 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında cinsel saldırı, sanık ... hakkında yağma ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan yerel mahkeme kararlarının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında atılı suçlardan mahkumiyetlerine hükmedilmiş, sanıklar müdafiilerinin ve katılan bakanlık vekilinin temyiz talepleri üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.09.2024 gün ve 2022/8319 Esas, 2024/9745 Karar sayılı kararı ile;
“1. Oluş ve dosya içeriğine göre; somut olayda katılan ...'nın olaya ilişkin anlatımlarının mevcut deliller ve olayın oluş sebebi ile çelişki içerisinde olduğu, olaydan yaklaşık bir ay sonra dosyaya sunulan ve olaydan birkaç gün sonra cep telefonu ile çekildiği belirtilen vücutta darp izleri olduğunu gösterir fotoğraflar olduğu belirtilmiş ise de, 04.07.2016 tarihli doktor raporunda katılanda herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmadığının belirtildiği, olay sonrası katılanı ilk gören sivil ve kolluk görevlisi tanıkların katılanda herhangi bir darp izi görmediklerini beyan etmeleri, dosyaya sunulan katılana ait başka bir fotoğrafta dudağında belirgin bir yara bulunmasına rağmen fotoğrafın gösterildiği ve katılanı olaydan hemen sonra gören tanığın mağdurda böyle bir yara izi görmediğini beyan etmesi, katılanı eve getirilirken gören görgü tanığının aydınlatmanın iyi olduğunu ve katılanın normal bir şekilde eve girdiğini, katılanın elleri bağlı olsaydı görebileceğini belirtmesi, olay sonrası mağdurun kendisini ilk gören tanıklara ve kolluk görevlilerine, soru olarak sorulmasına rağmen sanıkların kendisini kaçırmaları dışında başkaca bir eylemleri olmadığını beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, katılanın soyut beyanları haricinde sanıklara isnat olunan nitelikli yağma ve cinsel saldırı suçlarını işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek sanıkların nitelikli yağma ve cinsel saldırı suçlarından beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
2. (1) numaralı bozma nedeninde belirtilen gerekçeye göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulama olanağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3. Kabule göre de; Sanık ... hakkında adli sicil kaydında yer alan "Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/593 Esas, 2010/307 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" yönelik hüküm gereği mükerrirliğine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasına uyan suçun yasa değişikliği ile uzlaşma kapsamına alındığı, uzlaştırma işlemleri yönünden uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 25.12.2024 gün ve 2024/2170 Esas, 2024/2342 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerde direnilmesine karar verilmiş, hükümlerin sanıklar müdafiileri, O yer Cumhuriyet savcısı, katılan bakanlık vekili ve katılan mağdur vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi" istekli 06.02.20255 gün ve 2025/14548 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilen dosya, yeniden incelenerek değerlendirilmiş ve Dairemizin 12.09.2024 gün ve 2022/8319 Esas, 2024/9745 Karar sayılı bozma kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle, Dairemizin anılan kararına karşı ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Daiesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/2170 Esas, 2024/2342 Karar sayılı direnme kararının REDDİ ile anılan direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.