6. Ceza Dairesinden silahla kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarında zamanaşımı ve eksik ceza tayini nedeniyle mahkumiyet hükümlerinin bozulması kararı.
Özet: Asliye ceza mahkemesince silahla kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini inceleyen yüksek mahkeme, bir kısım suçlarda 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davalarının düşmesine hükmetmiş; diğer bir kısım kasten yaralama suçunda ise yaralanmanın ciddiyetine uygun ek savunma hakkı verilmeden ve yetersiz raporla hüküm kurulması nedeniyle mahkumiyet kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2016/96 E., 2016/146 K.SUÇLAR
: Silahla kasten yaralama, hakaret, tehditHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaYapılan ön inceleme neticesinde; hükmün karar başlığında katılanların açık kimliklerinin yazılmaması mahallinde düzeltilebilir bir hata kabul edilmekle; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I.Sanık hakkında, katılan ...'ı silahla kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden,Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihi olan 22.04.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle .... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,II.Sanık hakkında, katılan ...'ı silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden,Katılan ...'nın ortopedi raporuna göre, yaralanmanın hayat fonksiyonlarını ikinci derecede etkileyecek kemik kırığı olarak belirtilmesine karşın, sanığa 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 86/3.e, 87/3 maddeleri uyarınca ek savunma hakkı verilerek mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebileceğine dair rapor ile yetinilerek, sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayin edilerek hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,02.07.2025 tarihinde karar verildi.