Nitelikli yağma suçunda örgüt üyeliği zamanaşımından düşen sanık hakkında TCK 58/9un hatalı uygulamasının giderilerek hükmün düzeltilerek onanması.
Özet: Ağır Ceza Mahkemesince verilen nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü, sanık müdafiinin duruşmaya katılımına ilişkin itirazlar ile diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek usul ve yasaya uygun bulunsa da, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üyelik suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesine rağmen Türk Ceza Kanununun 58/9. maddesinin sanık hakkında uygulanamayacağının göz ardı edilmesi bozma nedeni olarak kabul edilmiş; bu eksiklik, yeni bir yargılama gerektirmediğinden, ilgili bölümün hükümden çıkarılması suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2024/956 E.  ,  2025/7102 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2023/453 E., 2023/448 K.
SUÇ
: Nitelikli yağma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiine bozma kararı üzerine duruşma tarihi tebliğ edilerek duruşmaya katılmasının istendiği bu şekilde sanık müdafiinin duruşmalardan haberdar olduğu ve Cumhuriyet Savcısının vermiş olduğu mütalaaya karşı yazılı olarak 01.12.2023 tarihli savunma dilekçesini sunduğu, hüküm duruşmasına da herhangi bir mazeret beyan etmeden katılmadığı görülmekle tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/9. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm hükümden çıkarılarak diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.07.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.