Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri ihlali ve mala zarar verme suçlarında temyiz edilebilirlik sınırları, gece vakti hırsızlık uygulaması ile istinaf kararlarının reddi ve onanması hakkında karar verdi.
Özet: Birden fazla sanığın hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlamalarıyla yargılandığı davada, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına ilişkin istinaf başvurularının yasal sınırlamalar nedeniyle temyiz edilemez olduğu gerekçesiyle reddine karar verilirken; hırsızlık suçuna yönelik temyiz incelemesinde, sanıkların beraat veya daha hafif ceza talepleri değerlendirilmiş, kamera kayıtlarıyla hırsızlığın gece vakti gerçekleştiği ve Türk Ceza Kanununun 143. maddesi uyarınca daha ağır ceza gerektirmesine rağmen aleyhe temyiz olmadığından bu eksikliğin bozma sebebi sayılmadığı belirtilerek, bölge adliye mahkemesinin kararlarının hukuka uygun olduğu tespit edilmiş ve sanıkların temyiz istemleri reddedilerek hükümler onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2023/1319 E., 2023/951 K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret,onamaI- Sanıklar ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeHükmolunan cezaların miktarları ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "ceza kararının ortadan kaldırılarak beraat kararı verilmek üzere hükmün bozulması gerektiğine"; sanık ...'ın temyiz isteminin "aleyhine verilmiş olan kararın lehine düzeltilmesine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''söz konusu dosya kapsamında sanık olarak yargılanan ... ve ...'in suçu işlediklerini kabul ettiklerine, suçtan kurtulmak maksadıyla sanığı suçladıklarına, suçu işlediğine dair herhangi bir delil yokken ve ceza hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşmadan elde yeterli olmayan delillerle mahkûmiyet kurulmasının kabul edilebilir olmadığına, ceza kararının ortadan kaldırılarak beraat kararı verilmek üzere hükmün bozulması gerektiğine''; sanık ...'ın temyiz isteminin ''diğer sanıkların ifitira attığına, suça konu eşyaları almadığına, diğer sanıklara yardım amaçlı taşıdığına, mağdur olduğuna''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''sanık hakkında verilen kararın usule ve esasa, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğuna, beraat kararı verilmek üzere hükmün bozulması gerektiğine, müştekilerin zararının karşılanmış olup olmadığı gözetilmeden lehine yasaların uygulanmadığına''; sanık ...'in temyiz isteminin "ceza miktarının çok yüksek olduğuna, alkol ve uluşturucunun etkisi altında olduğuna, beraatine ve lehine hükümlerin uygulanmasına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Olay yerini gösteren kamera kayıtlarına göre sanıkların saat 05.09 sıralarında suça konu işyerlerinin bulunduğu pasaja girdikleri ve suça konu eşyaları alarak saat 06.31 de pasajdan çıktıkları, eylemin saat 05.09 sıralarında gerçekleştiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre; yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin 05.58'de sona erdiği, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Batman 6.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.