Kamulaştırmasız el atılan ilkokul alanı tahsisli taşınmazlar bedelinin tahsili davasında, idare ve davacılar arasındaki değer, faiz ve husumet uyuşmazlığına dair temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan ve imar planında ilkokul alanı olarak ayrılan taşınmazların bedelinin tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne hükmetmesi üzerine hem davacılar hem de davalı idarenin istinaf başvurusunu inceleyen bölge adliye mahkemesi, taşınmazların arsa niteliği, emsal değerlemesi ve husumetin davalı idareye yöneltilmesi yönünden ilk kararı yerinde bulurken; bir parselin alanının infazda tereddüt yaratacak şekilde hatalı belirtilmesi, faiz başlangıç tarihinin belirlenmemesi ve yasal faiz yerine kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi gibi gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden davanın kabulüne karar vermiş, bu hüküm davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ
: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk DairesiSAYISI
: 2025/514 Esas, 2025/848 KararKARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Trabzon 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/27 Esas, 2024/391 KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 25... , 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların imar planında ilkokul alanı olarak ayrıldığını, müvekkillerinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek taşınmazlar bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, Milli Eğitim Bakanlığının dava konusu taşınmazlar için kamulaştırma sorumluluğu bulunmadığını, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen faiz oranlarına ve faiz başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddi ile yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; takdir edilen bedelin düşük olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı olduğunu, kararda faiz başlangıç tarihinin belirtilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idare aleyhine harca hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmaza herhangi bir fiili el atma bulunmadığını, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen tazminat miktarının fahiş bir bedel olduğunu, yapılan hesaplamaları kabul etmediklerini, davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen faiz oranlarına ve faiz başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştirC. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde oldukları kabul edilerek emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, okul alanı tahsisli taşımaz bakımından husumetin davalıya yöneltilmesinde, taşınmazların takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, ancak dava konusu 1 25... parsel sayılı taşınmaz yönünden; 14.06.2024 havale tarihli Piribey İpek'e ait fen bilirkişi raporunda 3B ile gösterilen 932,74 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken alanın 2B olarak belirtilmesi bu surette infazda tereddüt yaratılması, belirlenen tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hükümde faiz tarihinin belirtilmemesi, belirlenen tazminat bedeline yasal faiz işletilmesi gerekirken kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların idareye başvuru şartını yerine getirmediğini, müvekkili idarenin taşınmaza herhangi bir el atmasının bulunmadığını, Milli Eğitim Bakanlığının taşınmaz için kamulaştırma sorumluluğu bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların taşınmaza malik olduktan itibaren 5 yıllık süre geçmediğinden davanın reddi gerektiğini, belirlenen bedelin fahiş olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.2. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Fiilen el atılmayan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan "812.718,66" sayısının çıkartılması, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.