Telefon hırsızlığı ve devamındaki mobil para transferi eylemlerinde TCK 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin göz ardı edilmesiyle verilen bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Sanığın, katılana ait şarja takılı telefonu çaldıktan kısa süre sonra telefondaki mobil uygulamayı kullanarak para transferi gerçekleştirmesi eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin bu eylemleri tek suç olarak değerlendirip Türk Ceza Kanununun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerini uygulamamasının hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden, sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu yönden haklı bulunarak hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden hukuki değerlendirme yapılması için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2023/625 E., 2023/1642 K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyizinin, cezanın fazla olduğuna; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin ise duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğine ve sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanığın, olay günü katılana ait şarja takılı telefonu saat 14.00 sıralarında çalarak olay yerinden ayrıldığı, saat 14.30 sıralarında telefondaki mobil uygulamayı kullanarak para transferi gerçekleştirdiği, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuki değerlendirme yaparken suçu tek eylem olarak nitelendirdiği ancak TCK'nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.