Konya BAM 3. Hukuk Dairesinden trafik sigortası kapsamında ödeme yapan sigorta şirketinin ağır kusurlu olduğu iddia edilen damperli araç şoförüne rücu talebiyle başlattığı icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, sigorta şirketinin, sigortalısı olan davalının damperli aracıyla açık damper kazasına sebebiyet vererek bir kişinin ölümüne yol açması ve sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödemeleri davalıdan rücuen talep etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkin tarafların iddia ve savunmalarını içermekte olup; davacı sigorta şirketinin davalının %100 asli ve ağır kusurlu olduğunu öne sürerek rücu hakkını savunmasına karşılık, davalının yetki itirazında bulunarak kusuru olmadığını, damperin kendiliğinden açıldığını ve sigortacının rücu hakkının bulunmadığını iddia ettiği bir uyuşmazlığı özetlemektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: 29/04/2026
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: 21/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı olan davalı ........’ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı çekici ve ........ plakalı yarı römork ile 29.05.2024 tarihinde saat 11:50 sıralarında Konya Ereğli yolu üzerinde damperin açık unutulması nedeniyle PTS direğine çarpılması sonucu direğin karşı yönden gelen ........ plakalı araç üzerine düşmesiyle meydana gelen kazada, araç sürücüsü ........’nun olay yerinde hayatını kaybettiğini, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyasına göre davalının 2918 sayılı Kanun’un 47/1-d maddesini ihlal ettiğini ve %100 asli kusurlu olduğunu, müteveffa sürücünün ise kusurunun bulunmadığını, davalının uzun yıllardır tır şoförü olması nedeniyle damperin açık olduğunu fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve ağır kusur teşkil ettiğini, ayrıca teknik bakım ve kontrol yükümlülüklerini de ihlal ettiğini, bu nedenle TBK m.49 ve KTK m.85 kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu, kazaya ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından zarar görenlere 04.07.2024 tarihinde 136.400,00 TL, 30.07.2024 tarihinde 1.490.000,00 TL ve 137.999,99 TL ile 10.09.2024 tarihinde 263.600,00 TL olmak üzere toplam ödeme yapıldığını, bu ödemelerin sigorta poliçesi kapsamında gerçekleştirildiğini ve sigortalının ağır kusuru nedeniyle sigorta genel şartları gereği rücu hakkının doğduğunu, bu kapsamda Konya .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın kötü niyetli olduğunu ve alacağın likit bulunduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak 20.06.2025 tarihli tutanak ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin ikametgâhının Şereflikoçhisar/Ankara olduğunu, Konya .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasında borca, faize, ferilerine ve yetkiye 03.06.2025 tarihinde itiraz edildiğini, takibin yetki ve borç yönünden durdurulduğunu, buna rağmen davacı tarafça yetkisiz Konya mahkemesinde dava açıldığını, yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiğini, ayrıca davacı sigorta şirketinin aynı taraf ve aynı konuya ilişkin Konya ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile de kötü niyetli şekilde ayrı takip başlattığını, bu dosyanın yetkisizlikle Şereflikoçhisar İcra Dairesine gönderildiğini, davacının rücu hakkının bulunmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesinde rücu şartlarının sınırlı olarak düzenlendiğini, davacının hangi somut rücu sebebine dayandığını açıklamadığını, müvekkilinin eyleminin ağır kusur teşkil etmediğini ve tam kusurun sigorta şirketine doğrudan rücu hakkı vermeyeceğini, kusur oranının yalnızca kaza tespit tutanağına dayanılarak belirlenemeyeceğini, Konya .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm deliller değerlendirilerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, olayın davacı tarafça gerçeğe aykırı ve taraflı şekilde anlatıldığını, müvekkilinin RTM Tarım isimli iş yerine yük indirdikten sonra damperi kapattığını, 30.05.2024 tarihli CD İzleme ve Çözümleme Tutanağına göre aracın yol kenarında beklediği esnada damperin ilk etapta kapalı olduğunu, ancak müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur olmaksızın damperin kendiliğinden havaya kalktığını, makine mühendisi bilirkişi raporunda da damperin kalkmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin 11:30’da trafiğe çıktığını ve kazanın 11:31’de meydana geldiğini, bu bir dakikalık süreçte kazayı öngörmesinin mümkün olmadığını, aracın bakım ve muayenelerinin düzenli yaptırıldığını ve damper kasasının yeni alındığını, kazanın ve ölüm neticesinin meydana gelmesinde müvekkilinin doğrudan icrai bir hareketinin bulunmadığını, direğin müteveffanın aracına isabet edip etmediğinin dosya kapsamından açıkça anlaşılamadığını, müteveffa ........’nun direğin düşmesi üzerine ani manevra yaparak yoldan çıktığını, bu nedenle ölüm neticesinin müvekkilinin eyleminin eseri olmadığını, ayrıca müteveffanın emniyet kemerini takmadığını, bu hususun tazminat hesabında müterafik kusur indirimi sebebi olduğunu, TBK m.52/1 gereğince zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafça sunulan ödeme dekontlarının hangi karar veya hesaplamaya dayalı olarak yapıldığının açık olmadığını, ödemelerin kapsamı, rücu sebebi ve kusur oranı belli olmadığından alacağın likit kabul edilemeyeceğini, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, netice itibarıyla yetki ilk itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, aksi kanaatte olunması hâlinde davanın esastan reddine, davacının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle takip konusu asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, tam kusur ile ağır kusurun birbirinden farklı kavramlar olduğu, davacının sigortalısına rücu edebilmesi için sigortalının kusurunun aynı zamanda ağır nitelikte olduğunu da ispat etmesinin gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün yükünü indirdikten sonra damperi indirdiği, damperin açık unutulması gibi bir durumun mevcut olmadığı, aracın damperi inik vaziyette harekete geçtiği, ana yola katılmak üzere tali yolda beklediği esnada damperinin bilinmeyen bir sebeple kalkmaya başladığı, damperin kalkmaya başladığı an ile PTS direğine çarptığı an arasında yaklaşık 5 dakikalık bir zaman zarfı olduğu, bu haliyle kusurun derecesinin kasta yakın, diğer ifadeyle ağır nitelikte olmadığı, aksi yöndeki iddiaların usulünce ispatlanamadığı dolayısıyla rücu şartlarının oluşmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yine, takibe itirazın haksız nitelikte olmaması karşısında icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı açık olduğundan davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Takibin haksız olduğu açık ise de kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve ;
DAVANIN REDDİNE,
Tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun 11. sayfasında açıkça belirtildiği üzere; sürücü ........’ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı çekici ve buna bağlı ........ plakalı yarı römork ile harekete geçmeden önce yapılması zorunlu kontrolleri gerçekleştirmeden, olası teknik aksaklıkları gidermeksizin yola çıkması suretiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, davalının davranışlarının basit ihmal kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, dairece yapılacak inceleme neticesinde davanın kabulüne, eksik inceleme yahut usulü eksiklik bulunduğu kanaatine varılması halinde ise dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere yerel mahkemeye iadesine ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, ZMM sigortacısı davacı tarafından, zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen kendi sigortalısına yönelik, "ağır kusur" sebebiyle rücu istemine ilişkindir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.
Bu itibarla, dosya kapsamındaki belge ve deliller ile alınan kusur raporları ile sabit olduğu üzere seyir halinde aracın damperinin, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ve/veya teknik sebeplerle kalkması ile oluşan kaza sonucu ortaya çıkan zararda sürücünün tamamen kusurunun bulunması halinde dahi buna göre yukarıda belirtilen kasıt veya yukarıda belirtildiği biçimde rücu sebebi kapsamında ağır kusur olarak değerlendirilemeyeceği, başkaca rücu sebepleri de iddia ve ispat edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Bkz. damperin kalkmasının ağır kusur sayılmadığına dair YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2017/1914 Esas, 2017/12055 KARAR; yine aynı daire 2016/13893 Esas, 2017/6754 Karar sayılı ilamları)
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan 7.651 TL harçtan alınması gereken 732 TL harcın mahsubu ile fazla 6.919 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda HMK nun 361.maddesi gereğince kararın davacı yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, davalı yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.21/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.