Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf kararını onarken, konut dokunulmazlığı ihlali suçundaki temyiz başvurusunu usulen reddetmiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen karara yapılan temyiz başvurusunu, ilgili kanun maddesi uyarınca temyize tabi olmaması sebebiyle usulden reddederken; hırsızlık suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde ise, sanık ve müdafiinin bilirkişi raporu alımında usulsüzlük, delil yetersizliği ve katılan beyanlarındaki çelişki gibi iddialarını değerlendirmiş, ancak ilk derece mahkemesince verilen ve bölge adliye mahkemesince onaylanan kararda hukuka aykırılık bulmayarak, ileri sürülen temyiz nedenlerini reddetmek suretiyle hükmü usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2022/2032 E., 2023/2525 K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaI. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelenmesi Neticesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Verilen Hükmün Temyiz İncelenmesi Neticesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyizlerinin, bilirkişi raporunun soruşturma aşamasında alındığı ancak kovuşturma aşamasında alınmadığı, ATK'den bilirkişi heyet raporunun alınması gerektiği, katılanın beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, katılan ile hırsızların evde karşılaşmama ihtimallerinin çok düşük olduğu, katılana yaptırılan teşhis işleminin usule uygun olmadığı, hırsızlık yapılan evde sanığa ait herhangi bir biyolojik bulguya rastlanılmadığı, kriminal ve HTS raporunun sanığın lehine olduğu, sanık hakkında dosya kapsamında aleyhe delil ve maddi bulgu bulunmadığı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.