5. Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedelinin fahiş olduğu iddiasıyla açılan davada bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddetme kararını usul ve yasaya uygun bularak temyiz itirazlarını reddetti.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma davasında, mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ile tescili talep edilmiş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne hükmedilmiştir. Davacı idarenin, belirlenen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğu gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, taşınmazın sulu arazi vasfı ve uygulanan hesaplama yöntemleri doğru bulunmuştur. Davacı idarenin temyiz itirazları da yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve bölge adliye mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: 2022/2880 Esas, 2025/1022 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2021/137 Esas, 2022/60 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların kullanım hakkının davacı idare adına mülkiyet hakkının Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1717 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların kullanım hakkının davacı idare adına mülkiyet hakkının Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, bu nedenle metrekare birim fiyatının emsallerine göre fazla olduğunu, tespit olunan kamulaştırma bedelinin emsallerden yüksek hesaplandığını, objektif değer artışının taşınmazın bulunduğu bölgeye uygun değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın sulu arazi vasfında kabulü ile bu vasfına göre kapitalizasyon faizinin %4 alınmasında ve dava tarihi olan 2021 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre münavebe ürün verilerinin alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki mülkiyet ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.