Bozmaya uyularak zilyetlikle edinilen taşınmazların tescili kararının, kazanım koşulları eksikliği iddialarıyla davalılarca temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar tarafından tapu kaydı ve zilyetliğe dayalı olarak tescili talep edilen, 1940 orman tahdidi dışında ve öncesi itibarıyla orman vasfı taşımadığı belirtilen taşınmazlar hakkında açılan dava sonucunda, ilk derece mahkemesinin önceki kısmen kabul kararı, Büyükşehir Kanunu gereği belediyelerin davaya dahil edilmesi, usulüne uygun orman araştırması ve taşınmazların zilyetlikle kazanım koşullarının belirlenmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taşınmazların orman olmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek, belirli parsellerin davacılar ve mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, bu karar davalılarca eksik araştırma ve zilyetlik koşullarının oluşmadığı iddiasıyla yeniden temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/3497 E.  ,  2026/4711 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: 2024/90 E., 2025/195 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1940 yılında yapılan orman tahdidi, 1992 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışmaları vardır. Arazi kadastrosu ise 1953 yılında yapılmış, dava konusu taşınmazlar tapulama harici bırakılmıştır.
2. Asıl ve birleşen davacılar vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı ve zilyetliğe dayalı olarak sınırlarını bildirdiği taşınmazların müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilleri cevap dilekçelerinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2009/205 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, asıl dava dosyasında, 14.10.2015 tarihli kroki ve fen bilirkişi ek raporuna göre kırmızı renkte boyalı olan (1 B) ile gösterilen 14.837,543 m² alanlı taşınmazın davacı ... adına tesciline; birleşen dava dosyasında (2009/207), yine aynı raporda mavi renk ile boyanan 2 no ile gösterilen 20.554,727 m² alanlı ve mavi renk ile boyanan (3 D) no ile gösterilen 1.346,549 m² alanlı taşınmazların birleşen davacı ... adına tesciline; birleşen bir diğer dava dosyasında (2009/206), aynı raporda yeşil renk ile boyanan (4 F) ile gösterilen 18.866,906 m² alanlı ve yeşil renk ile boyanan (F) ile gösterilen 3.172,101 m² alanlı taşınmazların birleşen davacı ...'in mirasçıları (..., ..., ..., ... ve ...) adına veraset ilamındaki hisseleri oranına göre tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili, davalılar Hazine vekili ile ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 26.09.2022 tarihli ve 2021/9059 Esas, 2022/7332 Karar sayılı ilâmıyla "6360 sayılı Kanun gereği Büyükşehir ve İlçe Belediyesinin davaya dahil edilmesi, usulüne uygun orman araştırması ve tapu uygulaması yapılması, taşınmazların orman olmadığı ve dayanılan tapunun taşınmazlara uymaması durumunda zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların 1940 yılında yapılan tahditte tahdit sınırları dışında, öncesi itibarıyla da orman olmadığı, davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların davalarının kabulüne, fen bilirkişisi ...'nin dosyaya sunmuş olduğu 31.12.2024 tarihli raporu ve ekindeki krokide (ek-1 krokide) (A) harfiyle gösterilen, sarı renk ile taralı ve 12.935,53 m²'lik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen, sarı renk ile taralı ve 3.317,80 m²'lik kısım ile (D) harfiyle gösterilen, sarı renk ile taralı ve 16.152,83 m²'lik kısmın davacı/muris ... (Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/922 Esas ve 2014/875 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında) mirasçıları adına tapuya tesciline, yine aynı raporda (C) harfiyle gösterilen, sarı renk ile taralı ve 853,79 m²'lik kısım ile (F) harfiyle gösterilen, sarı renk ile taralı ve 18.353,66 m²'lik kısmın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde; eksik araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini, dava konusu taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olmadığını ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu edilen taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığına ve davacı şahıslar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiş, ancak kurulan hükümde tesciline karar verilen taşınmazların niteliği belirtilmediği gibi (A) harfiyle gösterilen taşınmazın hüküm yerinde belirtilen yüzölçümü de yanlış yazılmıştır. Bu hususlar, hükmün infazında tereddüte neden olacağından usul ve kanuna aykırılık oluşturur ve bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hataların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (A-1) numaralı bendinde yer alan "12.935,53 m²" ibaresinin "12.985,53 m²" olarak değiştirilmesine, yine, hüküm fıkrasının (A-1), (B-1 a ve b), (C-1 a ve b) bentlerinde yer alan, sırasıyla "... adına", "... mirasçıları adına", "... adına" ifadelerinden sonra gelmek üzere "tarla vasfıyla" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.