Mersindeki kadastroda malik hanesi boş bırakılan parsellerin miras, taksim ve zilyetlikle tescili talepli davada, taraf teşkili ve uygulama kadastrosu eksiklikleri nedeniyle ilk derece kararının bozulması.
Özet: Mersindeki muhtelif taşınmaz parsellerinin kadastro tespiti ve tapu tescili taleplerine ilişkin bu davada, ilk derece mahkemesi taşınmazların orman niteliğinde olmadığını ve davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarını sağladığını belirterek tescile hükmetmiş, ancak bu karar, taraf teşkili eksikliği ve bozma sonrası yapılan uygulama kadastrosu sonuçlarının değerlendirilmemesi gerekçeleriyle üst mahkeme tarafından bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yeniden görülen davada ilk derece mahkemesi yine taşınmazların davacılar lehine tesciline karar vermiş ve bu karar davalılar tarafından yeniden temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2023/4 E., 2023/8 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 168, 169, 1 70... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu oldukları belirtilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edildikten sonra, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, 168 parsel sayılı 31.875,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1 27... parsel numarasıyla 31.387,74 m² yüzölçümlü olarak, 169 parsel sayılı 21.875,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1 27... parsel numarasıyla 21.259,55 m² yüzölçümlü olarak, 170 parsel sayılı 23.375,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1 27... parsel numarasıyla 23.796,19 m² yüzölçümlü olarak ve 171 parsel sayılı 73.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 27... parsel numarasıyla 71.458.75 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiş ve tutanaklar itirazsız olarak kesinleşmiştir.2. Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 25 dönüm taşınmazın adına tesciline talep etmiştir.3. Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 40 dönüm taşınmazın adına tesciline talep etmiştir.4. Davacılar ... ve ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına dayanarak, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazların davalı ... ve müştereklerinin müdahalelerinin men'ini talep etmişlerdir.5. Davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; Hazine ve ... Köyü Tüzel kişiliğine hasım yöneltmek ve irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 30 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın ... oğlu ... evlatları ... ve ...'ın veraset ilamında görülen mirasçıları adına tescilini talep etmişlerdir.6. Asli müdahil ... ve ... müdahale dilekçeleri ile, tapu kayıtlarına dayanarak, davaya katılmışlardır.7. Yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2014/19 Esas, 2018/10 Karar sayılı kararı ile, "taşınmazların tamamının orman sayılmayan ve kadimden beri tarla niteliğiyle kullanılan yerlerden oldukları, 3402 sayılı Kanun'da öngörülen taşınmaz mülkiyetini edinme koşullarının davacı taraf lehine oluştuğu" gerekçesiyle, dava konusu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 168 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle ve 31.875 m² yüzölçümü ile ... adına, 169 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle ve 21.875 m² yüzölçümü ile ... adına, 170 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle ve 23.875 m² yüzölçümü ile ... adına, 171 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğiyle ve 73.000 m² yüzölçümü ile ... adına tapu siciline tesciline karar verilmiştir.III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.03.2018 tarihli ve 2014/19 Esas, 2018/10 Karar sayılı kararına karşı davalılar ..., ... ve Hazine vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2021/9717 Esas, 2022/9363 Karar sayılı ilamı ile; "3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca davalı taşınmazların bulunduğu ...'nın davada taraf olması gerektiği, karar tarihinden sonra yörede uygulama kadastrosu çalışmaları yapıldığı, 3402 sayılı Kanun' un 22-a maddesi uygulamasına itiraz olup olmadığı, taşınmazların çapında değişiklik olup olmadığı hususları da dikkate alınarak infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği" gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "taşınmazların tamamının orman sayılmayan ve kadimden beri tarla niteliğiyle kullanılan yerlerden oldukları, taşınmazların bir bütün olarak davacıların ataları olan ... lakaplı soyisimleri ... olan ... Ailesi tarafından kullanıldıkları, bu taşınmazların tapu malikleri olan beyler tarafından ... satılmış olduğu, davacıların taşınmazı iyi niyetle tapu kayıt malikinden satın aldıkları, devirle gelen ana dosyaya ait Yargıtay ilamında da bu kanaate varıldığının belirtildiği, kaldı ki davacıların ve davalıların önceki zilyedi ile birlikte 20 yılı aşkın süredir dava konusu yerlerde zilyetliklerinin bulunduğu, zilyetlik süresinin de taşınmazın mülkiyetini kazanılması bakımından yeterli olduğu, 3402 sayılı Kanunda öngörülen taşınmaz mülkiyetini edinme koşullarının davacı taraf lehine oluştuğu" gerekçesiyle, dava konusu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 27... parsel (eski 168 parsel) sayılı taşınmazın, 31.387,74 m² yüzölçümü ve tarla niteliği ile ... adına, 1 27... parsel (eski 169 parsel) sayılı taşınmazın, 21.259,55 m² yüzölçümü ve tarla niteliği ile ... adına, 1 27... parsel (eski 170 parsel) sayılı taşınmazın 23.796,19 m² yüzölçümü ve tarla niteliği ile ... adına, 1 27... parsel (eski 171 parsel) sayılı taşınmazın 71.458.75 m² yüzölçümü ve tarla niteliği ile ... adına tapu siciline tesciline karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yapılan orman Kadastrosunda tespit edilen dava konusu parsellerin orman sınırları içinde kalmadığına ilişkin raporlara göre davanın idareleri yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerekirken idarelerinin yargılama giderlerine mahkum edildiğini, ayrıca mahkemece bozma ilamındaki eksiklikler yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, duruşma açılmadan dosya üzerinden verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, orman bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacı açısından kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, orman bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacı açısından kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadıkları ve böyle yerlerden değillerse davacı taraf lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, ... vekili ve Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Eldeki dava, evveliyatı itibariyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7 13... sayılı Kanun'un 14... . maddelerine dayalı olarak genel mahkemede açılan tapusuz taşınmazın tescili talebine ilişkin olup, yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.Bu nitelikteki davalarda, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilikleri yasal hasım konumunda bulunduklarından aleyhlerine harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerine hükmedilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, dava davacı taraf yararına sonuçlanmış olsa da, eksik harcın davacı taraftan alınmasına, yargılama giderlerinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, davada yasal hasım konumundaki Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilikleri aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.V. KARARYukarıda (IV.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... vekili, ... vekili ve Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davalılar ... vekili, ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (IV.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (8) numaralı bend dahil olmak üzere, "Dair; Davacılar, bir kısım davacılar vekili..." diye başlayan paragrafa kadar kısım hüküm yerinden çıkartılarak yerine;"8-Davacı ve davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, suç üstü ödeneğinden tebligat gideri olarak karşılanan 3.066,00 TL’nin davacılar ..., ..., ... ve ...’dan müştereken tahsili ile Hazineye irat kaydına,9-Kendilerini vekil ile temsil ettiren davacı ve davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,10-Asıl dava dosyası 2014/19 Esas sayılı dava dosyasında alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak yatırılan 44,40 TL düşüldükten sonra bakiye miktar olan 225,45 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına,11-Birleşen dava dosyası 2014/37 Esas sayılı dava dosyasında alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak yatırılan 44,40 TL düşüldükten sonra bakiye miktar olan 225,45 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına,12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından, varsa artan miktarının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,13-Davalı tarafça yatırılan delil avansından, varsa artan miktarının karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine," bentlerinin yazılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.