Kahramanmaraş kadastro davasında orman ve hazine iddialarının Yargıtay bozması sonrası ispat yükü yetersizliğiyle reddine ilişkin içtihat.
Özet: Bir kadastro mahkemesi, Yargıtayın eksik inceleme ve detaylı araştırma yapılması gerektiği yönündeki bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Kahramanmaraştaki 11732, 11734 ve 11735 numaralı ihtilaflı taşınmazlara ilişkin davacıların (Hazine, Orman İdaresi ve gerçek kişiler) iddialarını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Medeni Kanunundaki ispat yükü ilkesi uyarınca haklarını kanıtlayacak yeterli delil sunamadıkları gerekçesiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2007/1404 E., 2023/16 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacılar Hazine ve Orman İdraesi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 17... parsel sayılı taşınmaz, avlulu ahşap ev niteliğiyle ... adına; 1 17... parsel sayılı taşınmaz, ahşap ev ve bahçe niteliğiyle ... adına tesbit edilmiş, aynı yer 1 17... parsel sayılı taşınmaz ise, mera niteliğiyle köy orta malı olarak bırakılmıştır.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyü 1 17... , 34... parsel sayılı taşınmazların orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.3. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın kendilerine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazına adlarına tescilini talep etmişlerdir.4. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 29.11.2005 tarihli ve 2002/319 Esas, 2005/85 Karar sayılı kararı ile, davacılar ... ve Hazinenin davalarının reddine, davacı gerçek kişilerin 35 sayılı parsele yönelik davasının kabulüne ve dava konusu 1 17... ve 34 sayılı parsellerin tespit gibi, 35 sayılı parselin 1/3'er hisse ile ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 29.11.2005 tarihli ve 2002/319 Esas, 2005/85 Karar sayılı kararına karşı davacılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.09.2006 tarihli ve 2006/7770 Esas, 2006/11609 Karar sayılı ilamıyla, "dava konusu taşınmazlara komşu olan 30, 31... sayılı parsellerin aynı mahkemenin 2002/313 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğu, mahkemece 30 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu parsel hakkındaki hükmün onandığı, 32 sayılı parselin kısmen orman örtüsü ile kaplı olduğu ve zilyetliğin bulunmadığı, yüksek eğimli tepe olduğu, keza 31 sayılı parselin kısmen 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi uyarınca tahdit içinde bulunduğu, kısmen de orman örtüsü ile kaplı olduğunun anlaşıldığı, bunun yanında dava konusu 1 17... , 34... sayılı parseller hakkında Kaymakamlığın 10.02.1986 tarihli ve 2 sayılı kararıyla ... ve ... 'in 20 dekarlık (20000 m²) yerden men edildikleri, bu kararın basit bir krokisinin olduğu aynı dosya içinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.1970 tarihli ve 1965/191-8 sayılı kararının bulunduğu, Kaymakamlık men kararında bu yerlerin köy orta malı olması nedeniyle köy muhtarına teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı açıklanarak, yeniden yapılacak keşifte Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/191 Esas sayılı dava dosyası aslı getirtilerek o dosyada sözü edilen Kaymakamlığın 10.02.19 86... sayılı men kararının uygulanması, uygulamada sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi bakımından komşu parsel kayıtlarından da yararlanılması, tanık ve bilirkişilarin dinlenilmesi, taşınmazların kuzey, batı ve kısmen de güneyden ormana sınır olduğu, keza 32 sayılı parselin orman olarak tesciline karar verilmesine işaret edilerek hükmün bozulduğu da nazara alınarak ve 35 sayılı parselin hiç kullanılmadığının tanıklarca da doğrulandığı, hayvan otlatmanın ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak kabulüne imkan bulunmadığı da göz önünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesi uyarınca ispat yükü kanunda özel bir düzenleme olmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkartan tarafa ait olduğu, ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca da Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birisi hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispata mükellef olduğu, ilgili maddeler göz önüne alındığında davacıların hakkını dayandırdığı olguları ispata elverişli delilleri sunmadığı" gerekçesiyle tüm davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Müdahil - davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da davacı gerçek kişiler lehine gerçekleşmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, eksik araştırma ile sonuca gidildiğini, dava konusu taşınmazların evveliyatının orman vasfında olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında ve / veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, değilse özel mülkiyete konu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.1. Taraf vekillerinin, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.2. Davacı ... İdaresinin vekilinin, dava konusu 1 17... ve 34 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükme esas alınan uzman harita bilirkişisi ve orman bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazların eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulamasına göre açık vaziyette oldukları ve orman sayılmayan yerlerden oldukları anlaşıldığından, davacı ... İdaresi vekilinin bu taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Davacı Hazine vekilinin dava konusu 1 17... ve 34 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hükme esas alınan fen bilirkişisi raporu ve ekinde krokide, dava konusu 1 17... ve 34 parsel sayılı taşınmazların dört tarafının mera vasıflı taşınmazla çevrili olduğu görülmekte olup, mahallinde yapılan keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından, tespit malikleri olan davalıların taşınmazları 1985 yılından beri kullandıkları, bu tarihten önce 1 17... ve 34 sayılı parsellerin, 1 17... parsel sayılı taşınmazla birlikte bir bütün halinde mera olarak kullanıldıkları anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 17... ve 34 parsel sayılı taşınmazların etraflarının 4 yönden mera parseli ile çevrili olduğu ve öncesinde mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilen 1 17... parselle birlikte mera olarak kullanıldıkları, mera vasfındaki taşınmazların nitelikleri itibariyle özel mülkiyete konu edilmelerinin ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanımlarının mümkün olmadığı, bu haliyle tespit maliki olan davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı gözetilerek, bu parseller yönünden davacı Hazinenin davasının kabulü ile taşınmazların mera vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.V. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi ve asli müdahil - davacı Hazine vekilinin dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden ONANMASINA,Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... İdaresi vekilinin dava konusu 1 17... ve 34 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,Asli müdahil - davacı Hazine vekilinin dava konusu 1 17... ve 34 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.B.3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parseller yönünden BOZULMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca davacı ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.