Davacı idarenin taşınmaz kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talepli davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin yerel mahkeme kararını onayan esastan ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı hem davacı idare hem de davalı taşınmaz maliki tarafından yapılan istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, taşınmazın sulu arazi niteliği, belirlenen metrekare birim fiyatı, %4 kapitalizasyon faiz oranı ve arta kalan kısımda oluşan %10 değer düşüklüğüne ilişkin bilirkişi raporunu ve tespit edilen kamulaştırma bedelini uygun bularak, her iki istinaf talebini de esastan reddetmiştir; son olarak, davacı idare vekili, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu ve hesaplama hataları bulunduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/17372 E.  ,  2026/2411 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/3250 Esas, 2025/1340 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2021/240 Esas, 2022/94 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... (ifrazen 1 01... ) parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasını, dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin tespiti ile karar tarihinden faizi ile birlikte davalıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin idare üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, tarım verileri ile uyumsuzluk bulunduğunu, kapitalizasyon faiz oranının uygun olmadığını, faize hükmedilemeyeceğini, seçilen münavebe ürünleri isabetsiz olup kamulaştırmadan arta kalan kısımda da herhangi bir değer kaybı oluşmayacağını, davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, usulsüz şekilde keşif yapıldığını, kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının en az %20 alınması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer kaybının eksik hesaplandığını, sulama sistemlerinin hesaplanmadığını, münavebe ürünlerinin hatalı alındığını, depo edilen kamulaştırma bedelinin de nemalandırılmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu arazi (tarla) olarak kabul edilip, kapitalizasyon faiz oranı % 4 uygulanmak suretiyle metrekaresine 96,26 TL/m² değer biçildiği, kıymet takdir raporunda da sulu tarım arazisi olarak kabul edilen taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerinin, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatının yerinde olduğu ve kamulaştırma bedelinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklerinin haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, kamulaştırma neticesi ifraz ile oluşan 1 01... parsel sayılı taşınmazın 681,28 m², kamulaştırmadan arta kalan 1 01... parsel sayılı taşınmazın ise 1410,43 m² yüzölçümlü olduğu nazara alınarak bilirkişi heyetince kamulaştırmadan arta kalan 5063 parsel sayılı taşınmazın değerinde %10 oranında değer düşüklüğü olduğuna yönelik değerlendirmenin uygun bulunduğu, dava konusu taşınmazların sulu arazi olarak değerlendirilip olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değer biçilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin tespiti ile davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.