Diyarbakırdaki bir vakıftan nafaka ve giysi yardımı almaya hak kazanma iddiasıyla, vakfiye hükümlerinin yorumlanarak kız evlatları ve torunlarının vakıf evladı statüsünün tespiti davası.
Özet: Davacılar, Diyarbakırda kurulu tarihi bir vakıftan nafaka ve giysi yardımı alma talebiyle başvurmuş, ancak davalı vakıf ve vekili, 1536 tarihli vakfiyenin şartlarına göre, vakfın gelirlerinin öncelikle batın tertibi üzere erkek evlatlar arasında pay edildiğini ve nafaka-giysi yardımının sadece erkek çocuklarının kız çocuklarına özgü olduğunu, kız çocuklarının kendi çocuklarına ise bu hakkın geçmediğini savunmuştur; ilk derece mahkemesi, davacıların dedelerinin hayatta ve birinci batında hak sahibi olması nedeniyle davacıların nafaka ve giysi yardımı almaya ehil olmadığına karar vermiş, istinaf incelemesinde de vakfiyedeki bu özel şartlar vurgulanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/1135 E.  ,  2026/4568 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2024/206 E., 2024/1375 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2022/511 E., 2023/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve ...i Vakfı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının Diyarbakır'da kurulu ... Vakfı'ndan nafaka ve giysi yardımı almaya müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 76. maddesi: "Mülhak vakıflarda vakıf yönetimine, mülkiyet ve intifa hakkı iddiasına ait davalarda vakıf yönetimi ile Genel Müdürlük birlikte hasım gösterilir." amir hükmü nedeniyle yasal hasım durumda olduklarını, Vakfeden kimse, vakfiyede vakfın gailesinden veya intifa hakkından yararlanacak kişi hakkında, yalnızca bir kere evladıma diye zikretmişse, bu vakıf vakfedenin sadece oğullarına ve kızlarına ait olup, bunların ahfadı vakfın gelirlerinden yararlanamazlar şeklinde olduğunu, nesilden nesile evladıma şeklinde bir tabir kullanmışsa vakfedenin bu vakfın gelirlerinden hem evlatlarının hem de onun çocuklarının yararlanabilmesini amaçladığının anlaşılacağını, bununla beraber vakfetme sırasında vakfedenin oğlu-kızı bulunmayıp da sadece torunları mevcut ise onlar evlat yerine tayin olunduğundan vakfın gelirlerinden yararlanabileceğini beyanla, davacı tarafın vakıf evladı olduğu ile ilgili iddiaları konusunda davasını kanıtlamasını aksi durumda davasının reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını savunmuştur.
2. Davalı ... Vakfı vekili cevap dilekçesinde; vakıf senedinde öngörülen ana unsur gerek galleye müstahik vakfın erkek evlatları arasında gerekse erkek çocuklarının kız çocukları arasında batın tertibi olması karşısında davacının bu konudaki konumunun araştırılmasının gerektiğini, ön batında yer alan herhangi bir evlat varken sonraki batında yer alan evlatlar vakıf gelirinden yararlanamayacağını, bu hususun vakfiyede erkekler için konulmuşsa vakıf kurucusunun kız evlatları için de öngörülmemesinin düşünülemeyeceğini, nitekim erkek evlatlarının kız çocuklarına sadece nafaka ve giysi yardımı öngörüldüğünü, davada, davacı tarafın erkek evlatlarının kız çocuğu olduğunu ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda vakfiyenin genel rûhu itibari ile vakfın yıllık bakım onarım hayır şartı gibi harcamaları yapıldıktan sonra öncelikle batın tertibi üzere erkek evlâdın kız evlâtlarına nafaka ve giyim kuşam yardımının yapılmasının, sonra artan fazlayı galle fazlası olarak birinci batın erkek evlat arasında pay edilmesinin şart koşulduğu ancak bu nafaka ve giyim kuşam yardımı alanların evlatlarına bu hakkın geçmemesidir. Yani bu nafaka ve giyim kuşam yardımı sadece galle fazlasına müstehik birinci batın erkek evladın sulbî kızlarına hastır, kızların kız ya da erkek evlatları ile galle alan açısından torunlar dahil değildir'' tespitlerine yer verildiği, davacıların dedesi ... ve ...'in halen sağ ve birinci batında galleyi müstehik vakıf evladı olması sebebiyle davacıların nafaka ve giysi yardımı almaya ehil vakıf evladı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Vakfı'nın 11 Şevval 942 H. (3 Nisan 1536 M.) tarihli vakfiyesinde nafaka ve giysi yardımı için birden fazla tekrar eden şekilde hükümlerin olduğu, vakfiyenin ikinci sayfasında; "...Fakat vakfın gelirleri erkek çocukları arasında eşit şekilde bölüştürülür. Erkek çocuklarının kız çocuklarına ise nafaka ve giysi olarak pay verilmesi gerekir çünkü onlar benim evlatlarım ve vakfımın fakirleridirler ve kız çocukları için sıla-i rahimdir. Kız çocuğunun çocuklarına ise herhangi bir şey verilmeyecektir...." üçüncü sayfada; "...Müderris köyü ise Padişah tarafından verilen sahih bir temlik ile mülkiyetimize geçmiştir. Ve ben bu köyü bütün asırlarda erkek evlatlarıma ve onların çocuklarının çocuklarının çocuklarına batın tertibi üzere vakfettim. Köyün geliri onlara eşit şekilde köyde taksim edilecektir. Her hak sahibinin hakkının kendisine verilmesi düşüncesiyle erkek çocukların kız çocuklarına nafaka ve giysileri verilecektir..." yedinci sayfada ise; "...Bu vakfiyenin içeriğinden de anlaşılacağı üzere mülkümden olup vakfiyede bulunanları ve bahsedilen yerleri sahih/geçerli yasal ve ebedi olarak asırlar boyunca batın tertibi üzere en olgun evlatlarıma vakfettim..." şeklinde birbirinin tekrarı mahiyetinde ibareler mevcut olduğu, vakfiyedeki ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde batın şartının erkek evlat için öngörüldüğü, erkek evladın kız çocukları için şart koşulan giyim ve nafaka yardımı için batın şartının bulunmadığı, davacıların erkek evlat soyundan gelen kız evlat oldukları, Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/177 Esas, 616 Karar sayılı kararı ile davacıların dedeleri ...'in adı geçen Vakfın galleye ve tevliyete müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verildiği, davacıların dedelerinin vakıf evladı olduğuna ilişkin mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; vakfeden ile davacılar arasında soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmeyerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle "Davanın kabulü ile; davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'in, davalı ... Vakfı'nın nafaka ve giysi yardımı almaya müstehik vakıf evladı olduklarının tespitine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda yalnızca birinci batında yer alan erkek evlatların kız çocuklarının nafaka ve giysi yardımı alabileceğini, davacının birinci batında yer almayan babalarından dolayı nafaka ve giysi yardımı almaya müstehik vakıf evladı olmayacağının açık olduğunu, istinaf mahkemesinin nafaka ve giysi yardımı için batın şartı aranmadığı yorumunun vakfiyenin ruhuna ve vakfedenin iradesine aykırı olduğunu, davalı mülhak vakfa karşı açılmış diğer davalarda mahkemelerce aldırılan bilirkişi raporları ile işbu davada aldırılan bilirkişi raporu arasında çelişkiler mevcut olduğunu, en son Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/143 Esas sayılı dosyasında bilirkişi heyeti tarafından Vakfiyenin aslına bakıldığında sadece birinci nesil evlada galle fazlası, nafaka ve giysi yardımı olduğu birinci nesilden sonra bunların bütünüyle son bulduğunun değerlendirildiğini, çelişkinin giderilmesi için vakfiyeler getirtilip alanda uzman bilirkişiler tarafından incelenerek hazırlanacak bir bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerektiğini, arz olunan ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Vakfı vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacıların vakıf kurucusunun soyundan gelip gelmediği ve nafaka yardımı almaya hak kazanıp kazanmadığı tam olarak belirlenmesi gerektiğini, galle fazlası gibi nafaka ve giysi yardımında da batın şartı aranması gerektiğini, vakfiyede kız evlatlara yardımın niteliğinin yoksul durumdaki batından gelme kız evlatlarının mağduriyetini gidermek iken bu durumun araştırılmadığını, mahkemece müvekkil vakıf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, arz edilen ve resen nazara alınacak sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve ... Vakfı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
5737 sayılı Kanun'un 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ... Vakfından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.