Kamulaştırma Kanunu uyarınca açılan bedel tespiti ve tescil davasında, sulu tarım arazisinin net gelir esasına göre değerlemesi ile istinaf ve temyiz başvurularının incelenmesi.
Özet: Bir idare tarafından kamulaştırılan sulu tarım arazisi vasfındaki bir taşınmazın bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararı ile belirlenen kamulaştırma bedelinin, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda hukuka uygun bulunduğu; taşınmazın net gelir yöntemiyle ve uygun kapitalizasyon oranıyla yapılan değer tespitinin yerinde olduğu, ayrıca belirlenen bedelin hükmün kesinleşmesi beklenmeksizin mal sahibine ödenmesine yönelik kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda olduğu onaylanmıştır.

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: 2022/3257 Esas, 2025/1422 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2021/314 Esas, 2022/98 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırmasına karşı olmadıklarını ileri sürerek taşınmazın kamulaştırılmasına ve gerçek bedelinin tespiti ile müvekkiline faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, tarım verileri ile uyumsuzluk bulunduğunu, kapitalizasyon faiz oranının uygun olmadığını, faize hükmedilemeyeceğini, seçilen münavebe ürünlerinin isabetsiz olup davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, usulsüz şekilde keşif yapıldığını, kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının en az %20 alınması gerektiğini, ağaç bedellerinin düşük hesaplandığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer kaybı oluşacağını belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz sulu arazi (tarla) olarak kabul edilip, kapitalizasyon faiz oranı %4 uygulanmak suretiyle metrekaresine 96,26 TL/m² değer biçildiği, kıymet takdir raporunda da sulu tarım arazisi olarak kabul edilen taşınmazın vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen m² birim fiyatının yerinde olduğu ve kamulaştırma bedelinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal nitelikleri haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, dava konusu taşınmazın sulu arazi olarak değerlendirilip olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değer biçilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin tespiti ile davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.