Davacı idarenin kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu iddiasıyla istinafı reddedilerek temyize taşınan taşınmaz kamulaştırma bedelinin tespiti davası.
Özet: Düzcede bulunan bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin bedeli kabul etmesinin ardından, hem idare hem de taşınmaz sahipleri tarafından bedelin yüksek veya düşük olduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulmuş; bölge adliye mahkemesi, taşınmazın arazi vasfında olduğu, net gelir esas alınarak yapılan değer tespitinin ve bilirkişi raporunun uygun olduğu gerekçesiyle her iki istinaf başvurusunu da esastan reddetmiş; davacı idare vekili ise belirlenen bedelin yüksek olduğu iddiasıyla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması için temyiz talebinde bulunmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/16750 E.  ,  2026/2399 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/911 Esas, 2025/2003 Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2022/570 Esas, 2023/576 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 51... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarenin dayatmacı tavrı ve katı pazarlık koşulları sebebiyle söz konusu dava açılmış olduğundan, kısaca davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline, taşınmazda keşif yapılarak gayrimenkulün objektif değerinin bilirkişi tarafından tespit edilmesine ve tespit edilen bu değerin ödenmesi gereken tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin hatalı hesaplandığını, metrekare birim fiyatının çok yüksek belirlendiğini, taşınmazın arazi değerine etki eden objektif faktörler tarla niteliğinde olan taşınmazların değer tespitinde esas alınan yöntemler ile bağdaşmadığını, objektif değer artış oranının yüksek belirlendiğini belirterek, davanın kabulüne ilişkin kamulaştırma kararına itirazları olmamak kaydı ile yalnızca bedel yönünden müvekkil kurum lehine ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin taşınmazın gerçek değerine denk gelmediğini, kök raporda taşınmaz arsa vasfında değerlendirilmişken ek raporda arazi vasfında değerlendirdiğini, raporlar arasında çelişkiler olduğunu, taşınmazın konumu ve özellikleri itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi olarak değerlendirildiği, parsel sorgu sisteminden yapılan incelemede de arazi vasfında olduğunun gözlemlendiği, taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %130 objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı İdare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedimesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.