Hırsızlık suçundan sanıklara verilen mahkûmiyet hükümlerine karşı katılan ve sanık müdafilerinin planlı eylemlere ve ceza miktarına yönelik temyiz itirazlarının 2. Ceza Dairesince reddedilerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar hakkındaki ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince düzeltilerek verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak, katılan vekilinin cezaların sanıkların planlı eylemleri, çalınan malın değeri ve tekerrür eden niteliği göz önüne alındığında yetersiz olduğu ve vekalet ücreti tahsilinin hatalı yapıldığı, sanık müdafilerinin ise suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, gece vakti hırsızlık nitelikli halinin ve kamu hizmeti aksamasının somut delille ispatlanmadığı, etkin pişmanlık ve lehe hükümlerin uygulanmadığı yönündeki temyiz başvuruları, kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak esastan reddedilmiş ve hükümler onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2023/768 E., 2023/1379 K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek ... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilen yeni hüküm ile sanıkların üzerlerine atılı hırsızlık suçunu önceden tasarlayarak ve planlı bir şekilde iştirak hâlinde işlemiş olmalarına, suçu inkara yönelik savunmalarına, çalınan malın değerinin fazla olması ve zararı karşılamamalarına, şirkete yönelik eylemlerinin tekerrür eden suç niteliğini alması göz önünde bulundurulduğunda yasada öngörülen cezanın ve artırım oranının alt haddinden mahkûmiyetlerine hükmedilmiş olunmasının cezadan beklenen caydırıcılık özelliğini sağlamadığına, kurum lehine hükmolunan vekâlet ücretinin sanıklardan müşterek ve müteselsil tahsili gerekirken eşit oranında tahsiline dair hüküm kurulmuş olmasına, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; sanğın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesinin bozma sebebi olduğuna, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, temel ceza üzerinden herhangi bir artırım yapılmasının, eylemin gece vakti gerçekleştiği iddiası her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulmadığı hâlde eylemin gece vakti işlendiğinden bahisle nitelikli hal uygulanarak cezada artırım yapılmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğuna, aynı zamanda haberleşme alanında kamu hizmetinin aksadığı hususu da somut bir şekilde ortaya konulamamış olup varsayımdan hareketle ceza tayini yoluna gidildiğine, müvekkilin duruşmada da belirttiği üzere mevcut durumda kendisi başka bir suç ve dosyadan tutuklu olup çalışamamakta ve bunun bir neticesi olarak da zararı gideremediğine, ancak sırf bu nedenle müvekkil hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının çok ağır bir yaptırım olduğuna, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, suçun hangi saatte işlendiği tespit edilemiyorsa suçun gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğine, suça konu eylemin gece vakti gerçekleştiği iddiası her türlü şüpheden uzak ve kesin bir şekilde ortaya konulmadığından verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, aynı zamanda haberleşme alanında kamu hizmetinin aksadığı hususu iddia edilse de bu husus açıkça ortaya konulamadığına, somut verilerle ispatlanamadığına, sanık hakkında lehe olan hükümler ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığına, sanığın tutukluluk süresi bittiğinde ve işbu dosyada ceza almadığı veya çalışmasına engel olmayan kısa süreli bir ceza aldığı takdirde çalışması ve zararı giderebilmesi de mümkün hale geleceğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Gerekçeli karar başlığında '23.09.2022' olan suç tarihinin '15.10.2022' olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Artvin Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.