Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından, hatalı kalorifer onarımı sonucu araçta çıkan yangın nedeniyle eser sözleşmesinden doğan tazminat talebinin incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bir araç sahibi, aracının kalorifer sistemi onarımında oto servisin yetersiz kablo kullanması sonucu meydana gelen yangın hasarları için tazminat talep etmiş; bilirkişi incelemesiyle yangının servisin hatalı müdahalesinden kaynaklandığı ve zararın belirlendiği davada, servis sorumluluğu reddetmesine rağmen yerel mahkeme davayı kabul etmiş, bu kararın ardından hem davacı hem de davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: 2024/905 - Karar No:2026/918T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: 2024/905KARAR NO
: 2026/918T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 08/03/2024NUMARASI
: 2023/315 E-2024/185 KDAVACI
:VEKİLİ
: Av. ... - E-TEBLİGATDAVALI
: ... -...VEKİLİ
: Av. ... - E-TEBLİGATDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: 11/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 11/09/2026Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili
: Mülkiyeti müvekkiline ait ... plakalı ... 2018 model, 32195403 motor ve ... şase nolu aracın müvekkilitarafından kaloriferi yeterince randımanlı çalışmadığı için duruma çözüm bulmak amacıyla 2022yılı Şubat ayı içinde karşı tarafa ait ... Servis'e gittiğini servis sahibi davalı ...’ındurumu halledeceğini söylediğini; bunun üzerine aracın servise bırakıldığını, kendisi tarafından aracamüdahalede bulunulduğunu; aracın ısıtma sisteminin randımanlı çalışmadığını ifade eden davalının;motor, akü ve kalorifer sisteminde ekstra bir kablo eklemek suretiyle onarımı yaptığını ifadeederek aracı müvekkiline teslim ettiğini,; ücret ödemesini aldığını; aracın motorunda 08/01/2023tarihinde yangın çıktığını, müvekkili tarafından yangına müdahale edilerek söndürüldüğünü vesonrasında Ankara İtfaiye Ekiplerince soğutma çalışmaları yapıldığı,nı; araç yandıktan sonra...Service( V.D....)'e götürüldüğünü, ...Service'in ilk belirlemelerine göre;"motora çekilen ekstra telin ince olması nedeniyle akımı kaldıramamış ve eriyerek artı cereyan ilşase yaparak yangına sebebiyet vermiştir" görüşünün bildirildiğini, İtfaiye tarafından tutulan yangınraporunda da aslen bu hususun ‘elektrik aksamından kaynaklanan yangın çıktığı’ şeklindebelirlendiğini, yapılan ilk incelemeler sonucunda davalı ...-... Servis'in kaloriferinrandımanını artırmak için aracın sigortasından beynine role bağladığını, kablo çektiği ve yangınhadisesinin bu nedenle meydana geldiğinin tespit edildiğini, yaşanan mağduriyetten sonra karşıtaraf ile görüşüldüğünde yaptığı müdahalenin doğru olduğunu ve yangının bu sebeple meydanagelmesinin söz konusu olamayacağının ifade edildiğini ve sorumluluğundan kaçtığını; bunun üzerinetaraflarınca Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/4 D.İş sayılı dosyasında tespitisteminde bulunulduğunu; görev verilen adli bilirkişi Makine Mühendisi...raporunda;"araca sonradan takılan kablonun ince olması ve çektiği akımı kaldıramayarak yangına sebepolduğu... Araçta bu yangın nedeniyle meydana gelen toplam zararın 179.773,00TL olduğu..."yönünde görüş bildirdiğini, raporun davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafın itiraz ederekmüdahaleyi esasen kabul etmekle birlikte aradan zaman geçmiş olması nedeniyle sorumlututulamayacaklarını ifade ettiklerini, oysa araç kaloriferi müdahaleden sonra uzun süreli kullanımamaruz kalmadığını, uzun süreli ilk kullanımında da bu yangının meydana geldiğini, davalının itirazısorumluluklarını bertaraf etmeye yetecek içeriğe sahip olmadığını, ancak meblağa da itiraz edildiğini,davalarının müddeabihi belirsiz olmakla işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmakdurumunda kalındığını, sürecin ilerlemesi için tarafların tacir ve yapılan işin ticari olduğu;arabuluculuk süreci işletildiğini ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ve işbu davanın açıldığını,müvekkilinin aracında motor, kaput vs aksamında ağır hasar meydana geldiğini, müvekkilininaracını tespit edilen hasar rakamına onarttığını, işbu davanın şimdilik onarım için harcananmeblağdan kısmi olarak ilerde hasar rakamı tam olarak belirlendiğinde müddeabihi artırmahakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’nin olayın meydana geldiği 08/01/2023tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; talep ettiklerini ayrıca bu hasarın tespiti için 15.Asliye Hukuk Mahkemesine 3.230,00TL harç, bilirkişi ücreti vs. ödeme yapıldığını, bu meblağın dayargılama gideri olarak ilerde haksız çıkacak davalı taraftan tahsilini talep ettiklerini, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile taleplerini 179.773,00TL olarak artırdığı anlaşılmıştır.Davalı vekili
: davacı tarafından, ... plakalı aracın,kaloriferi randımanlı çalışmadığı için oto tamir işi yapan müvekkilinin dükkanına getirildiğini, 2022 ilgili olarak yapılan tespit işleminde "araca sonradan takılan kablonun ince olması veçektiği akımı kaldıramayarak yangına sebep olduğu" tespitinin yapıldığı iddia edilerek zararıntazmini talep edildiği, ancak bu talebin kabulünün mümkün olmadığı; dava dilekçesinde,taraflarınca tespit dosyasında yapılan itirazda "... esasen müdahaleyi kabul etmekle birliktearadan zaman geçmiş olması nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını ifade etmiştir." ifadesine yerverildiğini, bu noktada yanlış anlaşılan bir hususun olduğu, müvekkili tarafından söz konusu araçtabir tamirat işlemi yapıldığı ancak herhangi bir ekstra kablo çekilmesinin söz konusu olmadığını,aracın kendi parçalarının gözden geçirildiği ve tamiri gereken parçaların tamir edilerek takıldığınıherhangi bir ek kablo çekilmesinin söz konusu olmadığını; söz konusu yangının müvekkilinin yaptığıişlemlerden kaynaklanamayacağını, zira elektrik aksamında yapılan bir işlemdeki aksaklığınsonradan bu şekilde bir sorun meydana getirmesinin mümkün olmadığını, bu arızanın tamamenkullanım ve ihmalden kaynaklı bir arıza olduğunu; dava konusu aracın sanayide bilinen, sürücü kursuaracı olan, günlük olarak birden fazla kişi tarafından kullanılan; sektör jargonu ile meşhur bir araçolduğunu müvekkili ve diğer çalışanların da şahit olduğu üzere sürekli başka başka servislerde çeşitliişlemler yapılan bir araç olduğunu, bu haliyle müvekkili tarafından yapılan işlemden sonra başkahangi işlemlere maruz kaldığının muamma olduğunu, müvekkili tarafından yapılan tamirattan sonraaracın bir seneye yakın kullanılması sonrasında söz konusu yangının çıktığını; araca ilişkin olarakyapılan tespitte kablo izolasyonlarının eridiğinden bahsedildiğini, bu işlemin müvekkili tarafındanyapıldığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, izolasyonun plastik malzemeden yapıldığı içinerimesinin yoğun bir koku çıkaracak olduğunu, bu erimenin de bir anda olacak bir şey olmadığını, bunedenle kokunun davacı tarafından fark edilmemesi ve müdahale edilmemesi nedeniyle tümkusurun davacıda olduğunu, konuya ilişkin olarak davacı tarafından tespit yaptırılmışsa da YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 10.02.2010 tarih, 2010/13-26 Esas ve 2010/73 Karar sayılı kararında"Delil tespiti talebinde bulunulabilmesi için öncelikle, henüz açılmamış fakat açılması düşünülenile hiçbir ilgisi bulunmayan bir vakıanın tespiti istenemez. Delil tespiti talebinde bulunulabilmesiiçin hukuki yarar bulunması gerekir. Şimdiden tespit edilmemesi halinde ileride kaybolacağı veyagösterilmesi çok güç olacağı tahmin edilen delillerin önceden tespit edilmesinde hukuki yararvardır. Delil tespiti tek başına dava olmadığından bu talebe üçüncü kişiler müdahale edemez vekarşı dava da açamaz. Kural olarak delil tespiti, karşı taraf da hazır olmak üzere her iki tarafınhuzurunda yapılır. Karşı tarafa tebliğ edilmeyen veya tebliğ edilip itiraz uğrayan delil tespit ve bilirkişi raporu delil olarak kullanılamaz." denildiğini ,Yine Yargıtay 6. HukukDairesi 05.02.2013 tarih, 2012/10304 Esas ve 2013/1625 Karar numaralı kararında "Davalı tarafınyokluğunda yapılan tespit sonrasında alınan ve itiraza uğrayan tespit raporunun hükme esasalınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" hüküm altına alındığını, bu itibarla, söz konusu rapordakialeyhe hususları kabul etmediklerini; davanın niteliği itibariyle tazminat davası olsa da bu talebinmüvekkili tarafından yapılan eser sözleşmesinde var olduğu iddia edilen ayıba dayandırıldığını, sözkonusu ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte ayıbın varlığı halinde dahi bu ayıptankaynaklı hakların kullanılabilmesi için gerekli bazı şartların olduğunu, TBK 474. maddesinde "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözdengeçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." ve gizliayıplar için de ek olarak TBK 477. maddesinde "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi,gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."Denildiği, dava konusu olayda, davacı tarafından varlığı iddia edilen ayıbın en geç itfaiye raporuile öğrenildiği, sonrasında başka tamircilere aracın gösterildiği, tespit raporu alındığı, bunarağmen davacının, müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, müvekkilinin söz konusuayıp iddiasından tespit raporunun tebliği ile haberdar olduğu, bu nedenle de ilgili maddehükümlerinde geçen "... gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır." şartınıngerçekleşmediğini, madde devamında ise bu şartı gerçekleştirmeyenlerin eseri kabul etmişsayılacağının belirtildiğini, davacının davaya konu eseri bu haliyle kabul etmiş sayıldığını beyanlahaksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddedilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince
: Dava; " Davacıya ait olduğu belirtilen ... plakalı ... tipi 2018 model, 32195403 motor ve ... şase no’lu araçta hatalı olarak yapıldığı ileri sürülen onarımın verdiği iddia edilen şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki zararın olayın meydana geldiği söylenilen 08/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/4 D.İş sayılı dosyasından yapılan 3..200,00 TL lik masraf tutarı ( yargılama gideri olarak) ile birlikte davalıdan tahsili " istemine ilişkin olduğu, Talep, cevap, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/4 D.İş sayılı dosyası, İvedik Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 12/05/2023 tarihli yazı cevabı, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın bila tarihli yazı cevabı, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 12/05/2023 tarihli yazı cevabı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendiğinde; 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu ... plaka sayılı 2018 model BMW 1 1.6 D marka araçta08/01/2023 tarihinde meydana gelen yangın sonucu oluşan hasarın giderilme bedeli08/01/2023 yangın tarihi itibari ile malzeme, işçilik ve KDV dahil 179.773,00 TL olacağı, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2007/12362 sayılı “Esnaf Ve Sanatkâr İle Tacir Ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararına göre, İvedik Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün bahse konu yazı cevabında da anlaşıldığı üzere,davalının 2022 yılında bilanço usulüne göre gelir vergisi beyannamesi verdiğianlaşıldığından, anılan Kararname kapsamıyla bakıldığında TTK hükümlerine göre tacirolabileceği, dava konusu hasarlı araçtaki hasara sebebiyet veren tamirata konu kablonungizli ayıplı olduğunun kabul edilebileceği,görüş ve kanaatinde bulunulduğu ,yukarıda içeriği açılanan 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılmakla; söz konusu rapor doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükmün 4.maddesine "tebligat ve müzekkere gideri, peşin harç, başvuru harcı ve vekalet harcı olmak üzere toplamda 198,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya giderilmesine" karar verildiğini,HMK Madde 323'te yargılama giderleri düzenlendiğini ,buna göre HMK 323/1-a maddesinde başvurma, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayıldığını ,yargılama aşamasında 16/01/2024 tarihinde müddeabihin artırılması amacıyla 3.053,00.- TL harcın taraflarınca yatırıldığını bu harca istinaden davada ıslah yapıldığını ,aynı şekilde HMK Madde 323/1-e'de tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler yargılama giderleri arasında sayıldığını yargılama aşamasında 21/07/2023 tarihinde bilirkişi ücreti olarak 2.600,00.- TL harç taraflarınca yatırıldığını ,verilen kararda söz konusu yargılama giderlerinin unutulduğunu ,. HMK Madde 326 gereği yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağını gerekçeli kararın 4.maddesinde yargılama giderleri yönünden hüküm eksik kurulmuş olduğundan söz konusu karara karşı İstinaf Kanun Yoluna başvuru zorunluluğumuz hasıl olduğunu beyanla yrgılama aşamasında 16/01/2024 tarihinde müddeabihin artırılması amacıyla taraflarınca ödenen 3.053,00.- TL harç tutarı ile; yargılama aşamasında 21/07/2023 tarihinde bilirkişi ücreti olarak taraflarınca yatırılan 2.600,00.- TL nin davalı taraftan alınması yönünde yeniden hüküm kurularak karar verilmesini talep etmişlerdir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece dava konusu araçta müvekkili tarafından yapılan işleme ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığını bildirdikleri tanıkların dinlenmediğini, aracın sürekli farklı farklı işletmelerde tamire maruz kalan bir araç olduğuna dair beyanlarının göz ardı edildiğini,davanın tarafları tacir olup, davacı, davaya konu hasarın müvekkili tarafından yapıldığını iddia etmişse de bu konuda ticari defter incelemesi dahi yapılmadığını oysa basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacı aracında yapılan bu işleme ilişkin fatura alması gerektiğini ve bunu ticari defterine işlemiş olması gerektiğini ,oysa daha önce de arz ettikleri üzere müvekkili tarafından sadece aracın mevcut parçaları gözden geçirilip onarıldığını herhangi bir ekstra kablo çekilmesi kesinlikle söz konusu olmadığını ,yargılamanın başından beri taraflarınca bu şekilde beyanda bulunulmasına ve bu konuda tanıklar bildirilmesine rağmen yerel mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu gerekçeli karar incelendiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tamiratın müvekkili tarafından yapıldığına dair herhangi bir tespit olmadığını kaldı ki dava konusu raporun, dava öncesinde davacı tarafından yapılan tespit raporu üzerinden yapılan bir incelemeye dayalı olduğunu söz konusu tespitin müvekkilinin yokluğunda yapıldığını ve taraflarınca da itiraz edildiğini yargılama aşamasında ise araçta herhangi bir inceleme yapılmadığını netice olarak araçta yapılan incelemede hazır bulunma ve beyanlarını dile getirme, dolayısıyla savunma haklarının ihlal edildiğini, Mahkemece, dava öncesinde alınan tespit raporu üzerinden hazırlatılan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu bu şekilde alınan raporun olayın niteliğine aykırı olduğunu nitekim tespit raporu araçtaki arızanın neden kaynaklandığına dair bir rapor olup yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu bu tespitin yerinde olduğuna dair bir değerlendirme olduğunu ancak hasara konu tamiratın, ekstra çekilen kablonun, kim tarafından takıldığına dair (bu aracın servis aracı olup sık sık tamirata maruz kaldığı, bu konuda tanıkları olduğu, kablonun müvekkili tarafından çekilmediği beyanlarına rağmen) herhangi bir araştırma yapılmadığını ekstra çekilen kablonun müvekkili tarafından çekildiğini kabul etmemekle birlikte, dava konusu aracın müvekkili tarafından yapılan onarımdan yaklaşık 1 sene sonra arızalandığını oysa elektrik aksamındaki bir arızanı anında yangına sebebiyet verecek olduğunu bu kadar kullanımdan sonra arıza vermesinin esasen bu sorunun müvekkili tarafından yapılan onarımdan kaynaklanmadığını gösterdiğini zaten söz konusu araç sanayide bilinen, sürücü kursu aracı olan, günlük olarak birden fazla kişi tarafından kullanılan; sektör jargonu ile meşhur bir araç olduğunu müvekkili ve diğer çalışanların da şahit olduğu üzere sürekli başka başka servislerde çeşitli işlemler yapılan bir araç olduğunu bu haliyle müvekkili tarafından yapılan işlemden sonra başka hangi işlemlere maruz kaldığının muamma olduğunu tekrar tekrar belirtmek gerekir ki müvekkili tarafından yapılan tamirattan sonra aracın 1 seneye yakın kullanıldığını sonrasında söz konusu yangın çıktığını araca ilişkin olarak yapılan tespitte kablo izolasyonlarının eridiğinden bahsedildiğini bu işlemin müvekkili tarafından yapıldığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, izolasyon plastik malzemeden yapıldığı için erimesi yoğun bir koku çıkaracak olup bu erime de bir anda olacak bir şey olmadığını bu nedenle kokunun davacı tarafından fark edilmemesi ve müdahale edilmemesi de kusurun davacıda olduğunu gösterdiğini, dava, niteliği itibariyle tazminat davası olsa da bu talebin müvekkili tarafından yapılan eser sözleşmesinde var olduğu iddia edilen ayıba dayandırıldığını söz konusu ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte ayıbın varlığı halinde dahi bu ayıptan kaynaklı hakların kullanılabilmesi için gerekli bazı şartlar olduğunu ,TBK 474. maddesinde "İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." ve gizli ayıplar için de ek olarak TBK 477. maddesinde "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." denildiğini dava konusu olayda, davacı tarafından varlığı iddia edilen ayıbın en geç itfaiye raporu ile öğrenildiğini sonrasında başka tamircilere aracın gösterildiğini tespit raporu alındığını buna rağmen davacının, müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını müvekkilinin söz konusu ayıp iddiasından tespit raporunun tebliği ile haberdar olduğunu bu nedenle de ilgili madde hükümlerinde geçen "... gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır." şartı gerçekleşmediğini madde devamında ise bu şartı gerçekleştirmeyenlerin eseri kabul etmiş sayılacağının belirtildiğini görünen o ki davacı davaya konu eseri bu haliyle kabul etmiş sayıldığını , arz ile izah edilen ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/315 Esas ve 2024/185 Karar numaralı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ile davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça yatırılan 179,90TL peşin harç ile birlikte 3.053,0TL ıslah harcı yatırıldığı halde bu hususun hüküm fıkrasında gösterilmemesi bu kapsamda davalıdan tahsili gereken bakiye karar ilam harcı hesabında oluşan maddi hatanın yine Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafça yatırılan ve davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gereken harç ve yargılama giderleri ile mahkemece yargılamada bilirkişi incelemesinde yapılan giderler yönünden hüküm kurulmamış olmasına göre maddi hata mahiyetindeki unutulan bu kısımlarla ilgili mahkemece hüküm kurulabileceğinin tabi bulunmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 12.280,29 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.070,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.210,04 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır