Yargıtay, hırsızlık suçunda gece vakti uygulamasına dair eksik tartışma sebebiyle yerel mahkemenin mahkumiyet kararını 5237 sayılı kanunun 143. maddesi uyarınca bozdu.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, ilk derece mahkemesinin suçun gece vakti işlendiği kabulüne rağmen bu hususa ilişkin kanıtları kararda denetime elverişli biçimde göstermemesi ve tartışmaması nedeniyle bozulmuştur; zira bu eksiklik, 5237 sayılı Kanunun 143. maddesinin uygulanabilirliği açısından belirleyici olup, temyiz incelemesi sonucunda hem sanık hem de katılan vekilinin itirazları bu yönden haklı bulunarak yeniden değerlendirilmek üzere dosya ilk mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2024/350 E., 2024/339 K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3.maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, müştekinin çalınan eşyalarının yarısından fazlasını müştekiye verilmesini sağladığına, pişmanlık duyup bu sebeple iade ettiğine, suçu işlediğinde hava aydınlık olduğuna, müşteki ile kısmende olsa uzlaşmak istediğine; katılan vekilinin temyiz isteminin ise, olayın geliş şekli düşünüldüğünde en üst sınırdan cezalandırılması gerekirken verilen ceza miktarının düşük olduğuna, sanığın olaydan sonra hiç bir pişmanlık duymayıp, katılana kendi rızasıyla zarar giderimi yapmadığına, bu nedenle uygulanan takdiri ceza indirimin yerinde olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Katılanın konutunda gerçekleşen hırsızlık suçunda, mahkemece suçun gece vaktinde kalan zaman diliminde gerçekleştiğinin kabul edildiği anlaşılmakla; suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında katılana yönelik hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.