Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkumiyet kararında, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yüklenemeyeceği gerekçesiyle düzeltilerek onama.
Özet: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde Yargıtay, bozma sonrası fiili uyum gösteren mahkemenin ikinci defa mükerrir sanık hakkında yeni yasal düzenlemeler uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararında isabetsizlik görmemiş; ancak lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gerekçesiyle hükmün yargılama giderlerine ilişkin kısmını bozmuş ve bu kısmı düzelterek diğer yönleriyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2025/248 E., 2025/316 K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında bozma kararına uyulması ya da uyulmaması yolunda bir karar verilmemiş ise de, mahkemenin de fiilen bozma ilâmı gereğini yerine getirmek sureti ile karar verdiği ve kararın eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu kabul edilmiş, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 1 adet davetiye gideri 9TL, bilirkişi ücreti 75,00 TL, posta gideri 5,85 TL olmak üzere toplam 89,95 TL' nin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise aleyhe temyiz olmaması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.