Uyuşturucu ticareti suçundan mahkumiyet kararında sanığa son söz hakkı verilmemesi nedeniyle savunma hakkı kısıtlanan hükmün Yargıtayca bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ilk derece mahkemesince mahkumiyetine hükmedilen ve bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanması üzerine temyiz edilen dosyada, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin hükümden önce hazır bulunan sanığa son sözlerini sormayarak Ceza Muhakemesi Kanununun emredici hükmüne aykırı hareket ettiğini ve savunma hakkını kısıtladığını tespit etmiştir; bu hukuka aykırılık nedeniyle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülerek istinaf mahkemesi kararı bozulmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/14393 E.  ,  2026/5722 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2017/268 E., 2017/182 K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Olay yerinde fiziki takip yapılıp yapılamayacağına ilişkin mahkeme tarafından keşif yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi hükmünün tefhim olunduğu 07.12.2016 tarihli oturumda hazır bulunan sanığa son sözleri sorulmadan duruşmanın bitirilip hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesindeki "Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir" emredici hükmüne aykırı hareket edilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının diğer yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.