Silah Taşıma ve Bulundurma Ruhsatı Başvurusu Reddi ile 6136 Sayılı Kanuna Aykırı Görülen Ateşli Silahlar Yönetmeliği 16/1-(f) Maddesinin İptali Davası.
Özet: Bir vatandaşın silah taşıma ve bulundurma ruhsatı başvurusunun, işlediği suçlardan aldığı ağır para cezaları nedeniyle reddedilmesi üzerine açılan davada, davacı, bu red işlemine dayanak oluşturan yönetmeliğin ilgili bendinin, 6136 sayılı kanunun sadece bir yıldan fazla hapis cezasını ruhsat alımına engel kabul etmesine rağmen, farklı zamanlarda işlenen birden fazla suçtan kaynaklanan ağır para cezalarını da kapsayarak kanunun kapsamını hukuka aykırı şekilde genişlettiğini savunmuş ve iptalini istemiş; Danıştay Tetkik Hakimi de dava konusu yönetmelik maddesinin iptali gerektiği yönünde düşüncesini belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: 2025/3481Karar No
: 2025/5341DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1- ... / ...VEKİLİ
: Huk. ve Mev. Gen. Müd. ...2- ... Valiliği / ...VEKİLİ
: Av. ...İstanbul İl Jandarma Komutanlığı...DAVANIN_KONUSU
: Davacı tarafından, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığının bila tarih işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 ayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, 17/07/2017 tarih ve 2017/10643 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istenilmektedir.DAVACININ_İDDİALARI
: Davacı tarafından, 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 7. fıkrasına göre, yasa koyucunun yalnızca bir yıldan fazla hapis cezasına mahkumiyeti silah ruhsatı alınmasına engel olarak kabul etmesine rağmen, dava konusu Yönetmelik maddesinde bu kapsamın Kanuna aykırı olarak genişletildiği, 1 yıldan az hapis cezasını da kapsayacak şekilde düzenleme getirildiği, Yasalarla getirilmemiş bir sınırlamanın Yönetmelik ile getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.DAVALILARIN_SAVUNMASI
: Davalı idareler tarafından; 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında “silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenleneceği” kuralına, aynı maddenin yedinci fıkrasında ise “ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara, affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemeyeceği” kuralına yer verildiği, anılan Yönetmeliğin 6136 sayılı Kanun’a aykırı olmadığı, Anayasa ve ilgili Kanun’da verilen yetki kapsamında hukuka ve mevzuata uygun bir düzenleme olduğu, davacının, değişik mahkemelerden farklı zamanlarda işlediği toplam 4 adet suçtan dolayı aldığı ağır para cezaları nedeniyle silah ruhsatı talebinin reddine dair işlemde ve bu işlemin kaldırılması isteminin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Danıştay İdari Dava Dairelerinin bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI
: ...DÜŞÜNCESİ
: Davacı tarafından, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istenilmektedir.Davacının silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almasına engel bir durum olup olmadığının bildirilmesi ve varsa engelin kaldırılması talebiyle 14/12/2018 tarihinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına yaptığı başvuru, şahıs hakkındaki (16/e) ret/iptal kararının kaldırılmasının mümkün olmadığından bahisle reddedilmiştir.Bunun üzerine davacı tarafından anılan işlem ve işlemin dayanağı olan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında “silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenleneceği” kuralı, yedinci fıkrasında ise “ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara, affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemeyeceği” kuralı getirilmiştir.Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde"Taksirle veya Basın yoluyla işlenenler hariç değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis veya ağır hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlar, (cezanın değişik zamanlarda işlenmiş olan suçlara ait olması ve kesinleşip adli sicile işlenmiş olması şartı aranacaktır; Aynı mahkeme, aynı tarih ve sayılı kararı içinde aynı zamanda kanunun birden fazla maddesini ihlalden iki veya daha fazla ceza vermiş ise bunlar değerlendirmede tek ceza sayılacaktır)." düzenlemesi yer almaktadır.Dava konusu düzenlemede dayanağı mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.Dava konusu işleme gelince, davacının mahkumiyetleri adli para cezası niteliğinde bulunduğundan davacının silah ruhsatı almaya engel başka bir durumu bulunmadığı taktirde davacıya silah ruhsatı verilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın düzenleyici işlem yönünden reddi gerektiği,bireysel işlem yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 11/10/2023 tarih ve E:2019/1144, K:2023/5469 sayılı dava konusu bireysel işlemin iptaline, dava konusu düzenleyici işlem yönünden davanın reddine dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2025 tarih ve E:2024/1688, K:2025/165 sayılı kararıyla dava konusu bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının onanması, düzenleyici işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
:Dosyanın incelenmesinden; 04/03/1997 tarihli Bahçelievler Kaymakamlık Makamı oluruyla 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca davacıya meskende silah bulundurma ruhsatı verildiği, davacı tarafından 09/02/2007 tarihinde silah bulundurma ruhsatının yenilenmesi talebiyle başvurulduğu, yapılan araştırmada, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna muhalefet suçundan davacı hakkında ağır para cezasına mahkumiyet yolunda verilen 4 farklı karar sebebiyle adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca Büyükçekmece Kaymakamlık Makamının 15/03/2007 tarihli oluru ile başvurusunun reddedildiği, daha sonra davacı tarafından 14/12/2018 tarihli dilekçe ile silah taşıma/bulundurma ruhsatı almasına engel bir durumun bulunup bulunmadığının sorulması ve varsa bu engelin kaldırılmasının istenilmesi üzerine, İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığınca tesis edilen bila tarih dava konusu uygulama işlemiyle, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi (dava konusu işlem tarihi itibariyle (f) bendi) uyarınca bulundurma ruhsatı düzenlenmesi isteminin reddine ilişkin Büyükçekmece Kaymakamlık Makamının 15/03/2007 tarihli olurunun kaldırılmasının mümkün olmadığının bildirilmesi suretiyle başvurusunun reddedildiği, ardından davacı tarafından bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Danıştay Onuncu Dairesinin 11/10/2023 tarih ve E:2019/1144, K:2023/5469 sayılı kararıyla; İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığının bila tarih işleminin iptaline, 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 ayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, 17/07/2017 tarih ve 2017/10643 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Anılan kararın, davacı ve davalı İstanbul Valiliği tarafından temyiz edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2025 tarih ve E:2024/1688, K:2025/165 sayılı kararıyla dava konusu bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.Bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyulmak suretiyle bozulan kısımla sınırlı olarak dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.İNCELEME VE GEREKÇE
:ESAS YÖNÜNDEN
:İlgili Mevzuat
:Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almıştır.6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, "Bu Kanun kapsamına giren silahlar için verilen taşıma ve bulundurma ruhsatları yenileme harcı alınmak şartı ile beş yıl için geçerlidir...(...)Ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususlar yönetmelikte belirlenir." hükmüne; 7. maddesinde,"Ateşli silahları ancak;1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,3.Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,B) Disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da mülga 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere,a) Vali, vali muavini, kaymakam ve bucak müdürlüğünden veya mülki idare amirliği hizmetlerinden,b) Hakim ve Cumhuriyet savcısı ile bu meslekten sayılanlardan,c) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personelden,d) MİT hizmetleri mensuplarından,e) Büyükelçi unvanlarından,f) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların en üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından,g) Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ile merkez ve taşra teşkilatında görevli Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü, Bölge Amiri, Kısım Amiri ve Gümrük Muhafaza Memuru unvanlarından,ğ) Ceza İnfaz Kurumu başkontrolörleri ve kontrolörleri, birinci ve ikinci müdürleri, idare memurları, infaz ve koruma başmemurları ve memurları ile denetimli serbestlik müdür ve müdür yardımcılarından,h) Orman muhafaza memurları ve orman bölge şeflerinden, emekli olanlar.5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar,6. 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularından hâlihazırda görevde bulunanlar ile aynı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesine göre görevleriyle ilişiği kesilenler,7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.(...)Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez. Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve haklarında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez.8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında haklarında tedbir kararı verilenlere tedbir kararı süresince ateşli silahları taşıma ve bulundurma izni verilmez, varsa ruhsat verilmesine ve yenilemesine ilişkin işlemler bekletilir. Bunların ruhsata bağlanmış silahları ise tedbir kararı kalkıncaya kadar genel kolluk kuvvetleri tarafından muhafaza altına alınır." hükümlerine yer verilmiştir.Anılan hükümlere istinaden 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/03/1991 tarih ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında bulunan her türlü ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.Bu Yönetmelik, Kanun kapsamındaki silahlarla ilgili ruhsatların düzenlenmesini, yenilenmesini, gerektiğinde geri alınmasını veya iptalini, bağış, satış veya veraseten intikal yolu ile el değiştirmesini, ruhsata bağlanan silahların kayıt ve tescilini, bıçak ve diğer aletler ile benzerlerinin yapım, kullanım ve naklini, armağan, hatıra ve antika silahların neler olduğunu, silah ve mermi edinilmesini, silahların yurdumuza daimi ya da geçici olarak ithal edilmesini, trap-skeet atış alanı ile tabanca ve tüfek atış poligonu açılmasını ve bunların denetlenmesini, ateşli silahlar için tamir yeri açılmasını, yivli ve yivsiz av ve spor silahları ile aksamlarının ve bunlara ait mermilerinin yurda sokulması esaslarını, bunlarla ilgili izin, kayıt ve tescil işlemlerini kapsar." hükmüne; "Ruhsatlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında, "Taşıma ve bulundurma ruhsatları onay tarihinden itibaren beş yıl için geçerli olup, gerekli şartların varlığı halinde her beş yılda bir yenilenir.... hükmüne; "Bulundurma ruhsatı verilmesi" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Silah ruhsatı alınmasına engel hali bulunmayan, yirmibir yaşını doldurmuş her Türk vatandaşı bulundurmak amacıyla silah satın alabilir." hükmüne; dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesinde,"Aşağıda belirtilen kişilere hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez ve verilmiş ruhsatlar iptal edilir.a) Ateşli silahla işlenen suçlardan mahkum olanlara....f) Taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan mahkum olanlara.(...)Birinci fıkranın (a) bendi ile (c) bendi kapsamına girenlere affa uğramış olsalar bile ateşli silahlar ile mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez. Bu fıkra hükmü suç olmaktan çıkan bir fiil nedeniyle hüküm giymiş olanlar hakkında uygulanmaz. Birinci fıkranın (ı) bendi kapsamına girenlere Kanunun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında belirlenen idari para cezasını ödemeleri kaydıyla tekrar ruhsat verilebilir.(...)Birinci fıkranın (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında kovuşturma yapılan kişiye kovuşturma sonuçlanıncaya kadar, milli güvenliğe tehdit oluşturacak terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle görevden uzaklaştırılan kişiye ise tekrar göreve iade edilinceye kadar silah ruhsatı verilmesine ve yenilenmesine ilişkin işlemler bekletilir ve silah ilgili birimce emanete alınır.Bu maddede belirtilen mahkumiyet, kesinleşmiş mahkumiyettir.Mahkemelerce verilen hapis cezaları, adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi bu maddenin uygulanmasında hapis cezası esas alınır." hükümlerine; "Taşıma veya bulundurma hakkının kaybı" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında, "Taşıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16 ncı maddede belirtilen hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenlerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilmeyeceği gibi mevcut silah ruhsatları iptal edilerek, silahlar zaptedilir...." hükmüne yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Hukuk devleti ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesini gerektirir. Hukuk devletinin gereği olan belirlilik ve hukuki güvenlik ilkesi, idarenin keyfi hareket etmesini engeller. İdare, yasa ile belirlenen takdir yetkisi doğrultusunda ve kanunlara aykırı olmamak suretiyle yapacağı düzenlemelerin kapsam ve sınırlarını açık bir şekilde ortaya koymak suretiyle kanunun uygulanışını sağlamalıdır.Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin davaya konu 16. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "Taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı mahkum olanlara" hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği; 17. maddesinin birinci fıkrasında da, göre de verilmiş ruhsatların iptal edileceği ve silahların zaptedileceği düzenlenmiştir.Anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, kesinlikle ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemeyecekler dışında diğer engel hallerin yönetmelikle düzenlenmesi konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiş ise de, verilen bu yetki çerçevesinde silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin yürürlüğe konulan düzenlemelerde, konuya özgü kurallara yer verilirken Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılması gerekmektedir.Anılan Kanun maddesinde, ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatı almaya engel haller düzenlenirken, ateşli silahlarla işlenen suçlar nedeniyle verilen mahkûmiyet kararları yönünden bir süre aranmazken, taksirli suçlar dışında işlenen suçlar nedeniyle verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların kişilerin silah taşıma veya bulundurma ruhsat almasına engel olabilmesi için bir yıldan fazla süreli olması gerektiği belirtilmiştir.Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının dava konusu (f) bendinde ise, herhangi bir ceza süresi ve hangi suçlar olduğu belirtilmeksizin, hukuk güvenliği ve idarenin kanuniliği ilkelerine aykırı biçimde, taksirle ve basın yoluyla işlenenler hariç tüm suç ve cezaları kapsayacak şekilde düzenleme yapılarak, Kanun'da belirtilen sınırlamanın aşıldığı anlaşıldığından, Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının dava konusu edilen (f) bendinde hukuka uyarlık görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 ayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, 17/07/2017 tarih ve 2017/10643 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin İPTALİNE,2. Dava netice olarak iptal ile sonuçlandığından ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL dava yargılama giderinin 1/2'si olan... TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesi şeklinde ilk kararda kurulan hüküm kesinleştiğinden bu kısım hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, anılan yargılama giderinin kalan 1/2'si olan... TL ile aşağıda dökümü yapılan...TL temyiz yargılama gideri olmak üzere toplam ... TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,3. Davacı aleyhine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücretinin kaldırılmasına, ilk kararda davacı lehine ... TL vekalet ücretine hükmedildiği dikkate alınarak, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 18/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.