Uyuşturucu madde ticareti suçunda satış yerinin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle TCK 188/4-b maddesinin hatalı uygulanmasından kaynaklanan fazla cezanın Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde esastan reddedilmesinin ardından yapılan temyiz başvurusunda, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti olarak kabul edilmesi yerinde bulunmuş; ancak, uyuşturucu maddenin nerede satışa sunulacağının veya devredileceğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belli olmaması nedeniyle Türk Ceza Kanununun 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve bu maddenin hatalı uygulanmasıyla sanığa fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2026/4021 E.  ,  2026/5630 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2025/2765 E. 2025/2370 K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2025 tarihli ve 2024/324 Esas, 2025/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis cezası ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/2765 Esas, 2025/2370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında suç vasfında hataya düşüldüğü, lehe delillerin değerlendirilmediği, eksik incelemeyle karar verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, kolluk kuvvetlerince sanığın elindeki yüklü miktarda uyuşturucu maddeyi mezarlık ve halı saha mevkiinde kimliği tespit edilemeyen kullanıcı şahıslara satacağı bilgisinin alınması üzerine fiziki takibe başlanıldığı, sanığın elinde beyaz renkli paket ile yaya olarak geldiği, halı sahanın seyirci bölümünün girişinde etrafını kontrol ederken kolluk kuvvetlerince yanına yaklaşıldığı esnada sanığın kaçtığı ve durmaması üzerine kolluk kuvvetlerince havaya tabanca ile uyarı ateşi yapıldığı, buna rağmen durmadığı ve kaçarken elindeki beyaz renkli paketi atarak kaçmaya devam ettiği, sanığın takılıp yere düştüğü sırada bir adet gri renkli hassas terazinin düştüğünün görüldüğü ve akabinde sanığın bu şekilde yakalandığı, sanıktan 1 adet gri renkli hassas terazi, 1 adet cam şeklinde uyuşturucu aparatı, bir miktar kenevir bitkisi ve ... maddesi ele geçirildiği, sanığın ikametinde gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle yapılan aramada ise 1 adet esrar öğütme aparatının ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, istihbari bilgi, kriminal uzmanlık raporu, tutanak tanıkları beyanları, sanıktan ele terazinin ele geçmesi, ele geçen maddenin kullanım sınırının üzerinde olmasına göre sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın bahse konu uyuşturucu maddeyi nerede satışa sunacağı veya devredeceği şüpheye yer bırakmayacak şekilde belli olmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında hükmedilen temel cezanın birden fazla nitelikli hal bulunduğu gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenip 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesi uyarınca da artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.12.2025 tarihli ve 2025/2765 Esas, 2025/2370 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.