2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili uyuşmazlığında, arazi vasfı, değerleme yöntemleri ve bilirkişi raporuna ilişkin itirazların temyizen incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacı idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, hem belirlenen bedelin fahiş olduğunu iddia eden idare vekilinin hem de taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini savunan davalı vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek, taşınmazın arazi vasfında olduğu, net gelir esasına dayalı değer tespitinin kanuna uygun olduğu ve bilirkişi raporunun isabetli bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının onanmasını takiben, idare vekilinin kararı temyiz etmesi sürecini anlatmaktadır.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/907 Esas, 2025/1978 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/428 Esas, 2023/566 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 24... (eski 555) parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce tespit edilen taşınmazın metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, tarla niteliğindeki taşınmazın metrekaresine bu fiyatın biçilmesinin fahiş olduğunu, ürün bedellerinin fahiş, üretim giderlerinin düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faizi oranını kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda tespit edilen taşınmazın arazi değerine etki eden objektif faktörler tarla niteliğinde olan taşınmazların değer tespitinde esas alınan yöntemler ile bağdaşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın coğrafi konumu ve emsal Yargıtay kararları dikkate alınarak söz konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerekirken, arazi vasfında değerlendirilerek hatalı ve hakkaniyetsiz bir kanaate varıldığını, dava konusu taşınmazın idare tarafından "Sanayi İmarlı" olarak onaylanması akabinde "Ön Tahsis Bedeli" olarak 691,00 TL/m² belirlenmesine rağmen, huzurdaki dava sonucunda fahiş bedel farkı olacak şekilde düşük bir bedele hükmedilmesinin hakkaniyetsiz bir sonuç ortaya çıkardığını, dava konusu taşınmaz bakımından çıplak arazi değerine her üç kriter yönünden %20 daha artış yapılarak toplam %240 oranında artış uygulanmasının ve arazi değerinin en az 589 TL/m² birim fiyata ulaşması gerekirken, hatalı ve eksik rapor üzerinden hüküm kurulmasının uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz bilirkişilerce arazi (fındıklık) olarak değerlendirildiği, parsel sorgu sisteminden yapılan incelemede de arazi vasfında olduğu, taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %180 objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.