Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddeden kararının temyiz incelemesi ve değerleme metodolojisi uyuşmazlığı.
Özet: Davacı idare tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca başlatılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin ardından, idarenin bedelin yüksek olduğu, davalı taşınmaz sahibinin ise eksik değerlendirme yapıldığı iddialarıyla yaptığı istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, her iki tarafın da önceki itirazlarını tekrarlayarak temyiz yoluna başvurduğu bir uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/901 Esas, 2025/1985 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2022/459 Esas, 2023/531 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü 1 19... (eski 934) parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerce tespit edilen metrekare birim fiyatının çok yüksek olduğunu, taşınmazın arazi değerine etki eden objektif faktörler tarla niteliğinde olan taşınmazların değer tespitinde esas alınan yöntemler ile bağdaşmadığını, "alt yapı hizmetlerinden faydalanabilme" kriteri ile %15 objektif değer artışı yapılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın kamulaştırılması için belirlenen metrekare birim fiyatının yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde ekili fındık dışındaki ağaçların raporda hiç değerlendirilmemiş olmasının ve hatalı raporun karara esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, kök rapora dair somut itirazlarının karşılanmadan her gün artış gösteren taşınmaz değerinin bir de düşürülmüş olduğunu, gerçeklikten uzak bir şekilde taşınmazın değerinin 173,33 TL bulunup %150 artışla 433,32 TL bulan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, Türk parasının değeri düşerken taşınmazların değerinin 10 katına çıktığı bugünlerde taşınmaz değerinin kök rapordaki değerinde altına düşürülmüş olmasını kabul etmediklerini, taşınmaz üzerindeki ekili fındık ağaçları ve bunların ekonomik getirileri yok sayılarak yapılan eksik hesabın kabul edilemez olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz bilirkişilerce arazi(fındıklık) olarak değerlendirildiği, parsel sorgu sisteminden yapılan incelemede de arazi vasfında olduğu, taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile %150 objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.