Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda alt mahkeme hükmünü, zorunlu müdafi yokluğuyla savunma hakkı kısıtlaması ve TCK 145 maddesinin değerlendirilmemesi nedenleriyle bozdu.
Özet: Bu karar, bir sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yapılan istinaf başvurusunu değerlendirmiş; mala zarar verme suçuna ilişkin temyiz talebini, hükmolunan cezanın miktarı nedeniyle CMK 286/2-a uyarınca temyiz edilemez bulup reddederken, hırsızlık suçu yönünden hükmü iki temel hatadan dolayı bozmuştur: şikayetçinin teknesinde tüketilen yiyecek ve içeceğin değerinin TCK 145 maddesinin tartışılması için tespit edilmemesi ile 5 yılı aşan hapis cezasını gerektiren hırsızlık suçunda zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunmamasının savunma hakkını kısıtlaması nedeniyle CMK 150/3e aykırılık.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2018/2389 E., 2018/2466 K.SUÇLAR
: Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, bozmaSanık ... müdafiinin temyiz isteminin yalnızca hırsızlık suçuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeHükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; nitelikli hırsızlık suçunun koşullarının oluşmadığına, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, sanık ...'nin temyiz isteminin hakkında TCK ve CMK hükümlerinin uygulanması isteğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, sanığın suç işlediğine dair delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık ... yönünden dosya içeriğindeki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1-Şikâyetçinin teknesinde sanık tarafından tüketilen yiyecek ve içeçek malzemenin değerinin tespit edilerek sonucuna göre sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,2- 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ... hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.