Danıştay 3. Daire, kanuni temsilcinin kamu alacağı ödeme emrinin tebliğ usulüne itirazla açtığı iptal davasının süre aşımı nedeniyle reddine dair kararı onadı.
Özet: Bir şirketin kamu alacakları nedeniyle kanuni temsilciye düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın, elektronik tebligat yoluyla öğrenme sonrası 15 günlük yasal dava açma süresi geçtikten sonra açılması nedeniyle süre aşımından reddedilmesi üzerine, davacının itiraz ve temyiz başvuruları sonuçsuz kalmış; yüksek mahkeme, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren süre aşımı gerçekleştiği yönündeki kararını usul ve hukuka uygun bularak, temyiz istemini reddetmiş ve önceki kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: 2024/5845Karar No
: 2025/3010TEMYİZ EDEN (DAVACI)
:...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Defterdarlığı/...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı adına, asıl borçlu ... Çatı Kaplamaları Sanayi Anonim Şirketi'nden alınamayan 2017 ila 2019 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Dava konusu ödeme emrinin 27/01/2024 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği olayda, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 günlük yasal dava açma süresi geçtikten sonra 26/02/2024 tarihinde açılan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle dava süre aşımı yönünden reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, öğrenme tarihi itibariyle yasal süresinde dava açıldığının kabulü gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Peşin alındığından bu karar nedeniyle ayrıca karar harcı alınmasına gerek bulunmadığına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.