Sakaryada yer alan taşınmazların kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve mülkiyet bedelinin tespitine ilişkin davada, bilirkişi raporunun değerleme yöntemleri ve taşınmaz vasfı üzerine yapılan itirazların Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi sonrasında dosyanın temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarenin 2942 sayılı Kanun uyarınca belirli taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı ve mülkiyet kamulaştırması bedelinin tespiti ile tescilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin talebi kabul etmesi üzerine, tarafların istinaf başvurularını inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazların marjinal tarım arazisi vasfında olduğu, meskun mahalde bulunmadığı ve kamulaştırma bedelinin net gelir esasına göre belirlenmesinin 2942 sayılı Kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle tüm başvuruları esastan reddederek ilk derece kararını onaylamıştır.

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2025/1427 Esas, 2025/1828 KararKARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/745 Esas, 2025/237 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve mülkiyet kamulaştırmasına konu yer bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 08... parsel, 1 10... parsel, 1 16... parsel, 1 18... , 4 ve 5, 1 28... parsel, 1 31... parsel, 1 32... ve 2 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve mülkiyet kamulaştırmasına konu yer bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken münavebe sistemine uyulmadığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, münavebede enginarın kullanılmasının yüksek bedel çıkmasına neden olduğunu, uygulanan objektif değer artışı oranının mükerrer artışı sebep olacağını, dava konusu taşınmaza %4,5 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmış iken ayrıca objektif değer artışı uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda fahiş değer azalışı uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarelerinin kıymet takdiri raporu ile bilirkişi raporlarında belirlenen bedel arasında orantısızlık bulunduğunu, irtifak hakkı hesaplamasında belirlenen değer azalışının yüksek olduğunu, taşınmazın üzerindeki yapının yıpranma yapının düşük alındığını, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazların meskun mahalde yer aldıklarını, bilirkişi raporunda taşınmazların arazi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazlara kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların değerine etki eden diğer objektif ölçüler ve oranları olduğundan daha düşük belirlendiğini, yan yana olan ve fiili olarak bir bütün olarak kullanılan taşınmazlara farklı oranlar belirlenerek raporun kendi içerisinde çelişkiye düştüğünü, bilirkişi raporununu usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozma sonrasında yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda her ne kadar 2022/1 dönemi maliyet cetveli kullanılmışsa da yapıların sınıf ve yapı grubu hatalı tespit edilerek yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların uygulama ve nazım imar planı kapsamında kalmadıkları, Sakarya ili Güney Planlama Alt Bölgesi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında kırsal yerleşik alan sınırları dışında kaldıkları, marjinal tarım arazisi oldukları, meskun mahalde bulunmadıkları, 1 18... , 4, 5 parseller, 1 31... parsel, 1 32... , 2 parseller, 1 08... parsel, 1 10... parsellerin yola cepheli olmaları nedeniyle yol hizmetinden yararlandığı, diğer taşınmazların yol hizmetinden yararlanmadığı ve 1 16... parsel ve 1 28... parselin elektrik, telefon, su, çöp toplama hizmetinden yararlandığı, diğer taşınmazların tamamının belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, belediyeye yazılan müzekkere cevabı ile anlaşıldığı, parsel sorgu sistemi üzerinden yapılan incelemede taşınmazların arazi vasfında olduklarının anlaşıldığı, net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce mutat ürün olduğu bildirilen enginarın münavebeye esas alınmasında, kapitalizasyon faizinin %4,5 oranında belirlenmesinde, dava tarihi olan 2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin hükme esas alınmasında, daimi irtifak hattının geçtiği güzergah dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu olan taşınmazlar bakımından takdir edilen objektif değer artırıcı unsur oranının uygun olduğu, dava konusu taşınmazlar için neticeten takdir edilen metrekare birim fiyatının makul olduğu, toplam kamulaştırma irtifak bedelinin 105.232,72 TL olarak, irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde ve dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden kanuna aykırı görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.